[resim=20150909resim-115003IR][/resim]
İlk durağım Atiye Sokak’ın en keyifli adreslerinden biri olan Hardal oldu. Sabah kahvemi, sıcak çöreklerimi Hardal’ın sahibi Uğur Karabayır’la yedim. Atiye’nin havasını soludum, geleni geçeni izledim. O kadar keyifli bir ortam var ki Hardal’da tüm gün orada vakit geçirse insan sıkılmaz. Çünkü çok neşeli bir dekorasyonu var. Doğal olarak o sıcak renklerin yansıttığı neşe, sizin bünyeye de dahil oluveriyor hemen. E menü son derece geniş ve lezzetli. Neredeyse yok, yok! Personel ilgili ve güler yüzlü. Tüm bunlara bir De Uğur Karabayır’ın sohbeti eklenince sabah mahmurluğu diye bir şey kalmıyor. Güne nerede nasıl başladığın önemlidir derler ya, Hardal’da başlayan gün çok enerjik ve neşeli geçiyor; geçti de!
[resim=20150909resim-115020WV][/resim]
Nişantaşı’ndaki ikinci durağım, açılışından sonra ikinci kez gittiğim ve tadı damağımda kalan yemeklerini tekrar denemek istediğim Spago’ydu. Daha önce akşam gittiğim mekanın bu kez öğlen havasını solumak istedim. Eylül ayına yakışır bir mekan. Ambiyansı, manzarası, gelen konukları ve menüsüyle şık mekanlar arasındaki yerini kısa sürede aldı. Eylül ve Ekim ayında gitmenizi mutlaka tavsiye ederim. İstanbul’un kalbur üstü, sosyetik bayanlarının şu sıralar öğle yemeklerinde tercih ettiği tek mekan burası.
Nişantaşı öğle yemeğinden sonra kısa bir toplantı yapıp akşam soluğu Karaköy’de aldım. Biraz sokaklarından dolaştıktan sonra akşam yemeği tercihimi Karaköy’ün şu aralar en popüler duraklarından biri olan Rudolf’tan yana kullandım.
[resim=20150921resimHD-172617YX][/resim]
Karaköy'ün yeni oteli 10 Karaköy'de, A Morgans Original’in içerisinde konumlanan Rudolf, Akdeniz ve dünya mutfağından lezzetlere yer veriyor. Rudolf'u, "duyguların hayat bulduğu, ruhunuzun yenilendiği, günün tamamında her öğüne tat ve duygu katmaya kendini adamış bir mekan" olarak tanımlayan başarılı şef Rudolf Van Nunen, mutfak serüvenine böylece kendi restoran konseptinde devam ediyor.
Türk damak tadına uygun lezzetler gerçekten tam da denenmelik. Rudolf sadece bir restoran değil, aynı zamanda son derece de eğlenceli. Yemekten sonra eğlenceye burada devam etmek isteyenler Sky Terrace’de buluşabilir.
[resim=20150909resim-115145IS][/resim]
Hazır Karaköy demişken, üç gün önce gittiğim bir diğer favorimi de söylemeden geçemeyeceğim. Tarzı, havası, lezzetleri ve ambiyansıyla Akın Balık, en sevdiğim balıkçılardan biri olarak hayatıma girdi. Denizin kenarında, ağaçların altında çay bardağında rakı içmenin keyfine gerçekten doyum olmuyor. Mezeler değişik ve başarılı. Gelen müşteri kitlesi çok iyi. Alışageldiğimiz balıkçılardan bir hayli farklı. Eğer aradığınız şey şıklıksa Akın Balık’ı sevmeyebilirsiniz. Çünkü burada salaşlık ön planda. Fonda sizi rahatsız etmeyen bir müzik, karşınızda deniz, önünüzde nefis lezzetler ve masada yükselen dost sesleriyse aradığınız Akın Balık tam da sizlik! Mekanın sahibi Akın Timur, her gelen müşterisiyle yakından ilgilendiği için mekanın atmosferini daha da güzelleştiriyor. Genelde işletmecilerle muhatap olmaya alıştığımız için direkt mekan sahibiyle muhatap olmak daha da keyifli bir iz bırakıyor mekandan ayrılırken.
Haftaya Eylül ayının en keyiflileriyle devam ediyor olacağız.