ÖLÜMSÜZLÜK PARTİSİ!

Yayın Tarihi : 14-02-2005 15:18
Tsunami faciasında, Phuket adasında olan Ghade Şakir, ölümle burun buruna gelmenin acısını İstanbul'da ölümüne bir parti vererek kutladı. "Ölmedim yaşıyorum, arkadaşlarım sizleri de verdiğim davetlerle yaşatıyorum"dedirtecek "ölümsüzlüğünün partisi"ni geçen hafta Park Şamdan'da verdi. Gecce'de Ghade Şakir elinde tespihi, yüzünde peçesi ile vallahi tam bir Rus Çariçesi gibi olmuş.. Bir dergide yayınlanan davetin fotoğraflarına baktıkça gülmekten kırıldım. Allah razı olsun Ghade Şakir'den. Ölmeyip şu partiyi verdi! Milleti sevindirdi! Kimleri mi sevindirdi? Birincisi partisini verdiği mekanın ortağı Ersoy Çetin beyefendiyi. Çünkü mekanına istediği tüm isimler geldi. Diğer mekanları çatır çatır çatlattı. Dergilerde boy boy fotoğrafı çıktı. Eee bir de Ghade Şakir'in eli açık olduğundan cebine bir ton para koydu Ersoy Çetin'in. Diğer yüzü gülen gecenin organizasyonunu yapan, hani şu A-46 butiğin sahiplerinin yine aynı isimde olan organizasyon şirketi yaptı. Selim Demir ve uzatmalı nişanlısı Tuvana Büyük çınar'ın sahiplerinin olan organizasyon şirketi. Allah için yardımsever olduğundan Ghade Şakir bu iki gencin elinden tutup bu muhteşem gecesinin organizasyonunu yaptırıp çocukların ceplerine bolca bir para koymuş. Aslında bu işi a-46 butiğe ortak olan Can Ataklı'nın eşi Ayşe Ataklı bağlamış. Çünkü Ayşe Hanım, Ghade Şakir'in çok yakın arkadaşı. Yani kendin pişir kendin ye durumları. Vallahi bu parti sayesinde bir çok kişi cebini doldurdu. Ee boşuna denmiyor "Hayırsever Ghade Şakir" diye. Kadının herkese faydası var. Gelelim davetlilere; Tabii Ghade Hanım'ın kızı Dina Topbaş'da görülmeğe değer danslar etmiş o gecce. O etmesinde, kimler dans etsin. Annesi Ghade'nin, ölümsüzlük partisini kutluyor. Davete genelde yaşı büyük isimler katılmış.Ama davetliler hakikaten görülmeğe değer giyinmişler. Asırlık çınar gibi duruyordu her biri dergideki resimlerinde. Kimler mi bu asırlık çınar gibi duranlar? Aslında hepsi bir araya gelince enteresan bir kalabalık oluşturmuşlar. Sanki huzurevinde yaşayan yaşlılar yılbaşı partilerini kutluyor gibiydiler. Efendim Yüksel Behlil, Hayri Akduman, Gülşen Işık, Cefi Kamhi ve eşi, Mukaddes Akça, Sema Çelebi, Belma Simavi, Çiğdem Simavi, Çipe-Muzaffer Demir, Ersoy Çetin, Ayşegül Uzunova, Hasan Mingü, Şeniz-Yusuf Lakay, Harika-Sami Baki, Nükhet Eczacıbaşı, Ekin-Nihan Baran gibi artık yaşlılığa adım atmış kişiler davetin baş konuklarıydı. Ay vallahi, daha ben ne diyeyim. Tamam hayırsever şu Ghade Şakir ve kızı Dina Topbaş ama başkalarının dolduruşuna gelip abuk sabuk olaylara isimlerini karıştırmasalar ve de bir kutlama yapılacaksa bu üç kişinin çıkarı ve hava atması için basın ayağını kullandırmadan gizli kapaklı içlerinde yapsalar daha iyi olur. Onca yardım yap, emek harca ama bir parti ile bunları yık, boz talan et, imajı yerle bir et. Gahde ve Dina Hanım bırakın artık dostlarınız ticari kaygılarını kendileri düşünsünler. Sizleri kullanıp ne dergilere bu şekilde konuk etsinler, ne de ceplerini doldurmaya kalksınlar. Yılda iki-üç kez böylesine bir parti vermek, eğlenmek, dostlarınızı bir araya getirmek tabii ki hakkınız. Ama daha anlamlı ve basit olmadan kendinizi dış dünyadaki insanlara yanlış tanıtmadan verin bu davetlerinizi. İki işletmeci arkadaşınızın oyununa gelmeyin. Onların diğer mekan sahiplerine olan hırslarına siz alet olmayın. Bu davetleri bir yaz ve bir kış veriyorsunuz ama artık bu davetlerin işletmecileri değişsin derim. Basına kapalı yapın davetinizi bakın yakın arkadaşınız Belma Simavi her yıl iki kez davet verir. Hem de ne davet ama basında bir kare bile yer almaz üstelik dış mekanlarda değil, kışın kendi evinde ve yaz aylarında da adasında verir davetini dostlarını toplar iki gün boyunca misafir eder Domuz adasında. Basın ise ancak çok uzaktan teknenin içinden net olmayan kareler verebilir. Davette ne yenen yemekler yazılır, ne dekorasyon, ne de kullanılan antikalar...