Filmlerimden ve Güldür Güldür adlı programdan tanıdığım başarılı sanatçı kimliği ile dikkat çeken Toygan Avanoğlu’nu 'Hatıram Yeter' adlı tek kişilik müzikli gösterisinde keyif ile izledim.

Dada Salon Kabaret’ de gala geccesinde izlediğim Avanoğlu hepimize o gecce gerçekten sürpriz yaptı.
Evet, taklit yönünü çok iyi biliyordum ama muhteşem diyecebileceğim bir ses ve oldukça iyi bir repertuar ile sahne aldı sevilen sanatçı.
Yaptığı konuşmalarda "Ya psikoloğa anlatacaktım ya da size..." diyerek başından geçen hikayeleri, babasının sevdiği en güzel şarkıları söylerek taçlandırdı o gecce...
Ayvanoğlu ilk etapta Hatıram Yeter ile bu hafta 14 Şubat’ta BKM’de, 26 Şubat’ta yine Dada Salon Kabaret’te.
“Hatıram Yeter”, Toygan Avanoğlu’nun kendi hayat hikâyesindeki travmatik olaylardan yola çıkarak oluşturulan, stand-up komedi ile müzikli anlatıyı birleştiren özgün bir sahne projesi olarak hazırlanmış. Gösteri, psikoterapi seansı estetiğiyle kurgulanmış bir konser atmosferinde geçer; sahnenin merkezinde bir josephine koltuk, fonda canlı orkestra ve önde seyirciyle birebir temas halinde olan o ekranda hep gülen adam Toygan Avanoğlu var.
Aslında sanatçının çocukluk yıllarından itibaren babasıyla ilişkisini, aile içi dinamikleri, maruz kaldığı otorite biçimlerini; gençlik dönemindeki özgüven sorunlarını, başarısızlıklarını, sakarlık ve talihsizliklerle örülü aşk ve iş hayatını mizahi bir dille ele alıyor, yer yer interaktif bir durum da sözkonusu, ‘Hatıram Yeter ‘ izleyiciyi de içine alan bir “grup terapisi” deneyimine dönüşüyor.

“Hatıram Yeter”, travma, aile, aidiyet, erkeklik halleri, başarısızlık korkusu ve yalnızlık gibi temaları odağına alırken; bireyin geçmişiyle hesaplaşma sürecini mizah aracılığıyla dönüştürmeyi amaçlarken, Toygan Avanoğlu, sahnede hem kendi hikâyesiyle yüzleşmekte hem de izleyiciyi kendi kişisel tarihine bakmaya davet ediyor seyirciyi.
Gösteri, güçlü sahne enerjisi, yüksek seyirci etkileşimi, samimi anlatı dili ve müzikal yapısıyla geniş bir yetişkin izleyici kitlesine hitap eden, uzun soluklu bir repertuvar projesi niteliğinde.
İstanbul Modern’de Tasarım Diyalogları!
17 Şubat’ta İstanbul Modern’de başlayacak Tasarım Diyalogları, bir yıl boyunca 10 farklı temada gerçekleştirilecek. MasterClass ve WorkShop programlarıyla tasarım alanında disiplinler arası bir diyalog ortamı sağlayacak olan program, tasarım öğrencileri, yeni mezunlar ve genç profesyonelleri uluslararası tasarımcılarla bir araya getirmeye hazırlanıyor.
Tasarım Diyalogları, daha iyi bir yaşam yaratma pratiğinden ilham alarak insan ile çevresi arasındaki ilişkiyi odağına alıyor. Program, sürdürülebilirlik, teknoloji, kültür ve üretim süreçlerini tasarım perspektifiyle yeniden yorumlamayı amaçlıyor.
Volvo sporsonluğunda gerçekleşecek etkinlik sürecinde evrensel “iyi tasarım” kavramından hareketle sürdürülebilirliğin malzeme, üretim ve tüketim döngülerinin ötesindeki kültürel ve sosyal boyutları ele alınacak. Tasarımcının değişen rolü, yaratıcılık süreçleri ve markalaşmadaki gücü, dijitalleşmenin tasarım ve zanaat üzerindeki etkileri, tasarımın tarihsel, ekonomik ve politik boyutları incelenerek tasarım ve sanatın kesiştiği disiplinlerarası çalışmalar yorumlanacak. Alanında etkili isimler deneyimlerini paylaşacak ve tasarım düşüncesinin geleceğe yönelik etkileri değerlendirilecek.
MasterClass seminerleri, tasarım profesyonellerinin yanı sıra tasarımla ilgilenen herkese ücretsiz olarak açık olacak ve toplamda 1500 katılımcıyı ağırlayacak. WorkShop’lar, özellikle üniversitelerin tasarım bölümlerinde lisans veya yüksek lisans eğitimi alan veya 2020–2026 yılları arasında mezun olmuş genç profesyonellere yönelik gerçekleştirilecek. Her bir WorkShop’a başvuran ilk 20 kişi kabul edilecek ve toplam 200 kişi programda yer alacak. WorkShop’ları tamamlayan katılımcılara İstanbul Modern Tasarım Diyalogları Dijital Katılım Belgesi verilecek.
Toplam 10 farklı tema, hem teorik hem de uygulamalı yaklaşımlarla katılımcılara farklı perspektifler sunacak. Programın temaları şöyle sıralanıyor:
Ta Zanaat ve İyi Tasarım. sarım ve İnsan, Sanat Olarak Mimari, Dijital Yaklaşımlar, Nesnelerin Doğası, Sürdürülebilir Tasarım, Tasarım Şimdi, Tasarımın İfadesi, Mirasın İnşası, Gelecek Zanaat ve İyi Tasarım.
İlk MasterClass, 17 Şubat’ta, zanaat ve teknolojiyi doğal malzemelerle birleştiren ve Wallpaper*, Edida ile Maison&Objet tarafından defalarca yılın tasarımcısı seçilen Sebastian Herkner’in katılımıyla gerçekleşecek. “İnsan ve Tasarım” temalı etkinlikte Herkner, Türkiye tasarım ekosistemiyle buluşarak güncel projelerini paylaşacak.
İlk WorkShop ise 25–26 Şubat’ta, Red Dot ödüllü tasarımcı Şule Koç yönetiminde düzenlenecek ve genç tasarımcılar aynı tema üzerinden kendi projelerini geliştirecek. Program boyunca Nevzat Sayın, Ebru Kurbak, Justin McGuirk, Jane Withers, Gaye Çevikel gibi isimler MasterClass’larda; Mesut Öztürk, Hakan Sorar, Ahmet Rüstem Ekici, Yeşim Eröktem, Pınar Akkurt, SO? Mimarlık ve Fikriyat, Uniqka ve Mevce Çıracı gibi tasarımcılar WorkShop’larda yer alacak.
Programın genç profesyonellere ve öğrencilere duyurulması amacıyla 40 üniversite ve 10 sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yapılacak
Özgü Namal Berlinale’de!
Çekimleri geçtiğimiz yıl Berlin ve Hamburg’da gerçekleştirilen İlker Çatak’ın yönettiği “Sarı Zarflar-Gelbe Briefe” bu hafta 76.’ncı Berlin Film Festivalinde görücüye çıkıyor.
Berlinale’de dünya prömiyerini yapacak ve ana yarışmaya seçilen filmlerin oyuncuları arasında, “En İyi Oyuncu Performansı” dalında aday gösterilen Özgü Namal, güçlü rakipleri ile Gümüş Ayı için yarışacak.

12 – 22 Şubat tarihlerinde Berlin’de gerçekleştirilecek festivale dünyaca ünlü aktörler damgasını vuracak gibi.
Ana yarışmaya katılan filmlerin aktörleri ile Gümüş Ayı için yarışacak olan Özgü Namal’ın İstanbul’dan Berlin’e uzanan sinema yolculuğundaki kadın rakipleri arasında; Oscar, Bafta, Volpi Kupası ve Cesar gibi pek çok ödülün sahibi Julette Binoche, iki Altın Küre sahibi Amy Adams ve Bafta, Altın Küre, Cesar ile Oscar’a aday gösterilen, Gümüş Ayı sahibi Sandra Hüller yer alıyor.

Jüri başkanlığını dünyaca ünlü Alman yönetmen Wim Wenders’ın yapacağı festivalin ana yarışma bölümünde bu yıl toplam 22 film izleyiciyle buluşuyor. Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstespen’in senaryosunu yazdığı “Sarı Zarflar”ın da yarışma seçkisinde yer aldığı festivalde, Kornel Mundruczo, Emin Alper, Angela Schanelec, Karim Ainouz, Warwick Thornton, Anthony Chen ve Hanna Bergholm gibi uluslararası sinema çevrelerinin yakından takip ettiği yönetmenlerin filmleri de yer almış.

Özgü Namal, Tansu Biçer ve yönetmen İlker Çatak Berlin’de olacaklar.
Film 13 Şubat – 14 Şubat- 15 Şubat – 20 Şubat ve 22 Şubat’ta Berlina’de seyirci ile buluşacak.
Bir ailenin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki yol ayrımına odaklanışı var hikayede, Ankara’nın tanınan sanatçı çifti Derya ve Aziz’in hayatı, yeni oyunlarının prömiyerinin ardından değişim, ani olarak işlerini ve evlerini kaybeden çift, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere İstanbul’a yerleşmek zorunda kalışı anlatılıyor Sarı Zarflar’da.
Filmde Özgü Namal ve Tansu Biçer’in yanı sıra Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Ömer Filikçi, Emine Meyrem ve İpek Seyalıoğlu rol alıyor.

Sanat yönetmenliğini Zazie Knepper’ın, kostüm tasarımını Christian Röhrs’ün yaptığı film,“Öğretmenler Odası” ekibinden görüntü yönetmeni Judith Kaufmann, kurgucu Gesa Jäger ve besteci Marvin Miller’i yeniden bir araya getirmiş.
Görsel dünyasıyla da dikkat çeken filmde İlker Çatak, alışılagelmişin dışında bir prodüksiyon tercihine imza atarak, filmin Ankara sahneleri Hamburg’da, İstanbul sahneleri ise Berlin’de kurulan setlerde ve seçilen özel lokasyonlarda çekilerek her iki şehrin atmosferi Almanya’da yeniden yaratmaya çalışmış.
Almanya, Fransa ve Türkiye ortak yapımı olan filmin yapımcılığını Ingo Fliess (if... Productions); ortak yapımcılığını Carole Scotta, Caroline Benjo, Eliott Khayat (Haut et Court), Nadir Öperli ve Enis Köstepen (Liman Film) üstlenmiş.
Karkamış’ın Kadim Mirası, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde!
Gaziantep’te bulunan Karkamış Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan yeni buluntuları , “Fırat Kıyısında Hititlerin Karkamış’ı: Yeni Keşifler ve Yeni Katkılar” sergisi 02 Şubat’ta Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde açıldı.

26 Mart’a kadar haftanın her günü açık olacak sergide Karkamış Antik Kenti’nden günümüze ulaşan toplam 57 eser ilk kez izleyiciyle buluşuyor.
Hitit kültürünün egemen olduğu MÖ 1300 – 700 yılları arasına tarihlenen eserler dönemin sanatsal üretimini, inanç dünyasını ve siyasal yapısını gözler önüne seriyor.
Sergi kapsamında, SANKO Holding’in desteğiyle konservasyon çalışmaları tamamlanan toplam 9 ortostat da ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
Sergide; mühürler, kabartmalar, yazıtlar ve mimari unsurlar aracılığıyla Karkamış’ın Hitit dünyasındaki merkezi rolü ele alınmış.
9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali !
24–29 Nisan 2026 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilecek Izmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivalinde geri sayım başladı.

Festivalin başvuruları; uzun metraj, kısa film, belgesel, animasyon ve deneysel kategorilerinde kabul ediliyor. Bu yıl programa ilk kez eklenen “Feminist Bakış Açısı” kategorisi ise festivalin kapsayıcı yaklaşımını genişleterek, erkek yönetmenlerin de başvurusuna açık bir alan sunuyor. Şimdiye kadar 5 kıtadan 80 ülkeden toplam 620 film başvurusu aldı. Başvurular 15 Şubat 2026 tarihinde sona erecek.
Bu yıl “Vicdanın Kadrajında” temasıyla düzenlenecek olan festival, kadın yönetmenlerin adalet, etik ve toplumsal sorumluluk ekseninde ürettikleri filmleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. Festival, sinemayı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda hakikatin ve vicdanın izini süren bir bakış olarak ele alıyor.
"Deli Misin Sen?" Prömiyer Yaptı!
"Deli Misin Sen?" Kerem Atabeyoğlu’nun yazıp yönettiği iki perdelik komedi ve gizemin iç içe olduğu bir oyun.

Almila Uluer ve Kerem Atabeyoğlu ‘nun başarılı performansları yanında Tiyatro İstanbul’dan tanıdığımız Emin Hamarat’ın dış ses katıldığı oyun prömiyerinde epey alkış aldı.
Serkan Kavurt ‘un başarılı dekor tasarımı yanında oyununa ayrı bir renk katan Efe Bahadır imzalı müzikleri ayrı bir güzel olmuş.
Kahkaha ve gerilimin birleştiği ‘Deli Misin Sen ? eski bir avukat olan Zeynep ile evine girdiği Cem’in hikayesi aslında oyun ilerledikçe başka boyutlara giren konu dış sesin varlığı daha da gelişiyor. Kara mizah ön planda olduğu ‘Deli misin Sen ?’ de günümüzün vazgeçilmezi yapay zeka’da ele alınmış.
Oyunu izlerken 90 lı yılların kalitesinde hiç eskimeyecek bir yapım ile karşı karşıya geliyorsunuz adeta başarılı ikili daha önceki "Günebakan Cam Kırıkları" oyunları gibi muhteşem bir oyun ile sahnedeler. Oyunda yalanla gerçek ve dahi içiiçe .
Trump Sahne’de prömiyerinde Suna Keskin, Göksel Kortay, Deniz Gökçer, Zeliha Berksoy, Meral Orhonsay, Gaffur Uzuner, Halit Ergenç, Burak Deniz, İnci Türkay, Alina Boz, Umut Evirgen gözüme takılan sanat dünyasının birkaç ismi oldu.
‘Deli Misin Sen?’ 9 Şubat Baba Sahnesi, 10-11 Şubat Ankara Tatbikat Sahnesi, 20 Şubat Kadıköy Eğitim Sahnesi, 25 Şubat Fişekhane’de…..
