Cumhurbaşkanı Adayı Doğukan Polat!

Caner Ural
Caner Ural
Yayın Tarihi : 30-04-2026 11:36

Cumhurbaşkanı Adayı Doğukan Polat!

 

Caner Ural

Caner Ural

Yayın Tarihi : 27-04-2026 12:59

5660 OKUNMA

Başarılı tiyatro ve sinema sanatçısı Doğukan Polat, Sertaç Sayın’ın yazıp yönettiği tek kişilik oyun ‘Bozkır’ ile 07 Mayıs’ta prömiyer yapıyor.

Müzik danışmalığını Cem Erdost’un yaptığı oyun, bireyin toplum baskısı ve iktidar arzusuyla dönüşümünü anlatıyor. Ve bu oyun ile sahnede o gizemli duruşu ile yeni bir kimliğe can verecek Doğukan Polat.

Yapımcılığını Mehmet Küçükgünaydın’ın yaptığı Standartsyapım’ın ‘Bozkır ‘ adlı oyununda  Payidar Muhtar, ailesinin yıllardır sürdürdüğü gücü devam ettiremeyen bir adamdır. Kaybettiği iktidarı geri kazanmak için Cumhurbaşkanı aday adayı olmaya karar verir. Ancak bu yolculuk, onun aslında kim olduğunu sorgulamasına neden olur.

Oyun 07 Mayıs’ta Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sahne açtıktan sonra 08 Mayıs Sakarya, 12 Mayıs Akatlar Kültür Merkezi, 13 Mayıs Bakırköy Hop Sahne, 14 Mayıs Das Das, 16 Mayıs Kartal Sahne, 18 Mayıs Claphall, 21 Mayıs  Kocaeli,  02 Haziran Sahne Dragos,  07 Haziran Bursa,  09 Haziran İzmir,  10 Haziran Manisa, 12 Haziran Ankara, 13 Haziran Şişli Tiyatrosu, 21 Haziran Kadıköy Eğitim Merkezi'nde sahnelenecek.

 

 

Hayalleri Gerçek Oldu!

Yıllardır adını başarıları ile  duyduğum yakın zamanda tanıştığım çok özel biri Suat  Kavukluoğlu, bilgisi sakinliği kibarlığı duruşu  ile  güven verenlerden, Ekşi Sözlük onun için şarkı sözü yazarı, tv muhabiri, müzik eleştirmeni, klip yönetmeni ve felsefeci olarak tanımlıyor, şimdilerde  Kavukluoğlu bunlara yazar kimliğini de  ekledi.

Pandemi evveli geleneksel olarak gerçekleştirdiğim partilerimden  şimdi tarih olan Caddebostan Fosil de dj kabininde 90 lar  konseptinde seçkin seçkisiyle geceme neşe katmıştı Kavukluoğlu.

Gazeteci ve editör Suat Kavukluoğlu, kültür-sanat dünyasındaki yıllara yayılan başarılarını “Gece Gündüz”, “Söz ve Müzik” ve “B Yüzü Şarkıları” adlı  programlarla kanıtlarken ilk romanı “Son Güzel İstanbul” için yazdığı şarkılarını geçtiğimiz hafta  yapay zeka desteğiyle dinleyiciyle buluşturdu.

Henüz okurla buluşmamış bir romanın içinden doğan şarkılar, ilk kez bir projenin çıkış noktası oldu. “Son Güzel İstanbul”un soundtrack albümü yayınlandığı ilk günden dikkat  çekmeye başladı.

Albümde yer alan “Fotoğraf”, “Benim İçin Bana Gel” ve “Sonsuz Denizlerde”, sadece birer şarkı değil; yakında yayımlanacak romanın karakterlerine, duygularına ve hikâyesine açılan ipuçları sunuyor.

Sözleri Suat Kavukluoğlu tarafından yazılan şarkılar, Türkiye’de Ajda Pekkan, MFÖ, Murathan Mungan ve Nükhet Duru gibi önemli isimlerle yaptığı çalışmalarıyla tanınan Türk asıllı Amerikalı müzisyen Fuad imzası taşıyor.

Pandemi döneminde yazılıp bestelenen şarkılar, bir orkestrasyon sürecinin ardından hayata geçirilmiş.  Projede, düzenlemelere son dokunuşlar ve vokal kayıtları yapay zeka desteğiyle yapılarak, geleneksel müzik üretimi ile yeni teknolojiler bir araya getirilmiş.

“Son Güzel İstanbul”, genç bir gazeteci ile arkadaşlarının, bir döneme iz bırakan şarkıcı Alev’le yollarının kesişmesini ve müzikle örülü bir yolculuğu anlatıyor. Albümde yer alan şarkılar, bu hikâyenin duygusal omurgasını oluşturuyor. Dinleyici, bugün bu şarkılarla tanışıyor.

“Son Güzel İstanbul” sadece bir albüm ya da roman değil; adım adım açılan bir hikâye deneyimi.

 

 

Sura İskenderli’den Akustik Şarkılar!

Genç neslin dikkat başarılı isimlerinden  Sura İskenderli’nin dört şarkıdan oluşan akustik serisi müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Akustik serisinin lansman parçası “Seni Düşünüyorum”, 17 Nisan Cuma günü YouTube ve tüm dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.

Sura İskenderli, sözleri Mahmure Kinez’e, bestesi Sinan Özen’e ait olan “Seni Düşünüyorum”a, orijinal duygusuna sadık kalarak kendi özgün yorumu ve vokal rengiyle yeniden hayat veriyor.

Seride yer alan diğer şarkılar ise şimdilik sürpriz.

Sura İskenderli, akustik serinin devamında ise, bugüne kadar yorumladığı kült eserleri kapsayan özel bir konser turnesiyle, şarkılarını dinleyicileriyle birlikte canlı olarak seslendirmeyi planlıyor.

 

 

Adını Sen Koy kitapçılarda!
40 dilde  yaklaşık 70 milyon okuyucuya  ulaşan  yazar Jodi Picoult’un  yeni romanı Adını Sen Koy kitapçılarda yerini almaya hazırlanıyor. Goodreads Okur Ödülleri finalisti olan Adını Sen Koy, kadınların görünürlük mücadelesini iki farklı zaman diliminde çarpıcı bir kurgu ile bir araya getiriyor.

April Yayınlarından çıkan Adını Sen Koy hırs, cesaret, arzu ve görünür olma mücadelesi üzerinden ilerleyen; Kız Kardeşim için, Cam Çocuk, 19 Dakika, Küçük Muazzam Şeyler gibi romanlarıyla milyonlara ulaşan Picoult'nun edebi dehasını yansıtan yılın en iyi romanlarından biri.

 

 

 

30 Nisan Caz Gününde ‘Beş Konser, Tek Akşam'

Unesco tarafından ilan edilen ve her yıl tüm dünyada 30 Nisan’da kutlanan Uluslararası Caz Günü için geri sayım başladı.

İstanbul da caz severler  “Beş Konser, Tek Akşam” sloganı ile  şehrin en renkli konserleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

Blind’da Shabaka, Nardis Jazz Club’ta Bulut Gülen Quartet, Salon İKSV’de Makaya McCraven, Zorlu PSM %100 Studio’da Jazzanova ft.Wayne Snow, Bova’da ise AMG, performanslarıyla dinleyicilere özel bir akşam yaşatacak.

Shabaka

Müzisyen, besteci ve prodüktör Shabaka Hutchings, çağdaş İngiliz caz sahnesinin en etkili isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sons of Kemet ve The Comet Is Coming gibi projelerdeki çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan sanatçı, son dönemde “Shabaka” adıyla sürdürdüğü üretimlerinde caz ile elektronik ve spiritüel gelenekler arasında gidip gelen akışkan pratiğiyle caz ve deneysel müziğin global algısını yeniden şekillendiriyor. Blind sahnesinde gerçekleşecek konserinde dinleyicileri güçlü doğaçlamalar ve ritmik derinliklerle meditatif bir yolculuğa çıkaracak.
 

Bulut Gülen Quartet “Chase The Sun”

Her biri kendi alanlarının en iyilerinden oluşan quartet; piyanoda Kürşad Deniz, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Berke Özgümüş ve trombonda Bulut Gülen'den oluşuyor. Lirik ve melodik ifadesi güçlü besteleri dinamik ritmik yapıyla güçlendiren ekip, Nardis Jazz Club’ta tamamıyla yeni ve daha önce sanatçının yayınlamadığı bir projeyi seslendiriyor. Daha önce yayınladığı iki albümle müziğini ortaya koyan sanatçının bu yeni albüm projesi; artık olgunluk döneminin başlangıcında ve kariyeri için mihenk taşı niteliği taşıyor.

 

Makaya McCraven

ABD’li davulcu, besteci ve prodüktör Makaya McCraven, caz, hip-hop ve elektronik müzik unsurlarını bir araya getiren yenilikçi yaklaşımıyla tanınıyor. “In The Moment” ve “Universal Beings” albümleriyle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, canlı performans kayıtlarını stüdyo prodüksiyon teknikleriyle yeniden kurgulamasıyla “beat scientist” olarak anılıyor. McCraven, Salon İKSV sahnesinde dinleyicilerle buluşacak.
 

Jazzanova (Live) ft. Wayne Snow

Berlin merkezli kolektif Jazzanova, caz, soul ve elektronik müziği bir araya getiren prodüksiyonları ve canlı performanslarıyla uluslararası alanda tanınıyor. Konserde sahne alacak vokalist Wayne Snow ise neo-soul ve alternatif R&B etkilerini caz estetiğiyle harmanlayan tarzıyla biliniyor. Jazzanova (Live) ft. Wayne Snow performansı, Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek.
 

AMG

Paris çıkışlı genç caz topluluğu AMG, modern cazın güncel yorumlarını groove temelli yapılarla birleştiren enerjik performanslarıyla dikkat çekiyor. Kolektif, çağdaş cazın doğaçlama geleneğini elektronik ve funk etkileriyle zenginleştiriyor. AMG, Bova sahnesinde dinleyicilerle buluşacak.

 

 

 

26. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali  için geri sayım başladı!

Benim için özel bir yeri olan 2011 yılından beri danışmanlığını yaptığım Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali bu yıl 26.nci defa Avrupa’daki en köklü Türk film festivallerinden biri olarak 12-19 Haziran 2026 tarihleri arasında Frankfurt’ta gerçekleşecek.

Festivalde yarışacak filmlerin seçkisini yapacak ön jüride bu yıl, Uzun Metraj dalında Yönetmen Ümran Safter, Sinema Yazarı ve Eleştirmen Murat Tolga Şen ve Oyuncu Senan Kara, Kısa Film dalında Yönetmen Gizem İbak, Sinema Eleştirmeni ve Çocuk Kitapları Yazarı Banu Bozdemir, Akademisyen Dr. Gülizar Öztürk Şahin, Belgesel dalında Yönetmen Ozan Turgut, Oyuncu Nurten İnan ve Akademisyen Dr. Murat Çetinkaya yer alıyor.

Festival Başkanlığını Hüseyin Sıtkı’nın Türkiye Koordinatörlüğünü Serap Gedik’in yaptığı festival, yalnızca beyazperdede değil, farklı şehirlerde ve mekânlarda kültürlerarası bağları güçlendirecek çok sayıda etkinlikle izleyicilere ulaşacak.

Festivalin 2026 yılı mottosu “Kültürlerin Ortak Dili: Sinema” olarak belirlenirken, program kapsamında güncel ve evrensel konulara odaklanan etkinlikler de yer alacak. Bu çerçevede, “Savaş ve Ekonomik Krizin Sinemaya Etkileri” ile DFF Frankfurt Film Müzesi ile birlikte yürütülen “Göçmen Filmleri Arşivi” projesi kapsamında “Sinema Diliyle Göç” panelleri gerçekleştirilecek.

Festival bu yıl da yalnızca Frankfurt’la sınırlı kalmayacak. Wiesbaden, Offenbach, Langen, Dietzenbach, Rodgau, Rödermark, Ober-Ramstadt, Ginsheim-Gustavsburg, Hofheim, Mühlheimgibi pek çok şehirde düzenlenecek gösterimlerle Türk sineması geniş bir coğrafyada izleyiciyle buluşacak. Ayrıca, açık hava sinemalarında, liselerde ve cezaevlerinde düzenlenecek özel gösterimler, huzurevi buluşmaları ve kültürel atölyelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan projeler hayata geçirilecek.

Mayıs ayı ortasında  yapılacak basın açıklaması ile festivalin Onur Ödülleri, finalist filmleri ve ana jürileri açıklanırken Alman Jürinin belirlediği Altın Elmalar 18 Haziran Perşembe akşamı Frankfurt’ta  sahiplerini bulacak.

  • Etiketler