SÜBYANCILIKLA SUÇLANAN REJİSÖR!

Yayın Tarihi : 15-10-2009 12:40
Hollywood bu aralar ünlü rejisör Roman Polanski için ayaklandı. Bu skandalı henüz duymayanlar için kısaca anlatayım: Ünlü rejisör tam 32 yıl önce 13 yaşında bir kız çocuğu ile cinsel ilişkiye girdiği için, Amerikan mahkemesi tarafından yargılanmıştı, ancak kendisine verilen cezadan kaçmak amacıyla Fransa’ya yerleşmişti. Hatta bu sevişme olayı ünlü aktör Jack Nicholson’un evinde gerçekleşmişti. Bu sene Zürih Film Festivaline katılmak üzere 26 Eylülde İsviçre’ye giden Polanski, oradaki havaalanında polisler tarafından tutuklanmıştı. Hala hapis yatan Oscar sahibinin serbest bırakılması için Penelope Cruz, Tilda Swinton ve rejisör Martin Scorsese gibi ünlüler imza kampanyası başlattılar. Normal şartlarda Polanskı’nin işlediği suç zaman aşımına uğraması gerekirdi, fakat ünlü rejisör zamanında önce İngiltere ve sonra Fransa’ya kaçtığı için, Amerikan yasalarına göre bu uygulamadan yararlanamıyor. Kaliforniya eyaletinin valisi, eski oyuncu Arnold Schwarzenegger’de Polanski’nin eserlerini takdir ettiğini ancak buna rağmen kendisine ayrıcalık tanımayacağını açıkladı. Ne diyelim artık, kimse mükemmel değil ve herkesin bir kusuru var. Sen istediğin kadar ünlü ve başarılı ol, cebinde Oscar ödülün olsun yinede tuhaf zevklerinin kurbanı olabiliyorsun. 32 sene önce işlediğin bir suçun bile yıllar sonra seni geri bulabiliyor ve sen bedelini ödemek zorunda kalıyorsun. O zamanlar 13 yaşında olan mağdur kız şimdilerde 43 yaşında bir kadın. Polanski’yi çoktan affettiğini ve hiçbir şekilde şikayetçi olmadığını açıklamasına rağmen, ABD’li yargı sistemi için bunun hiç bir ifadesi yok. Hukuk uzmanlarına göre Roman Polanski 16 aya kadar hapis yatabilirmiş. Bence içerideki zamanını en iyi şekilde değerlendiriyordur. Nasıl Deniz Seki bol bol beste yapıp kıtabı için notlar aldıysa, Roman Bey’ de yeni bir film projesi üzerinde çalışıyordur. * * * HERKEZ POPOMU ELLEMEK ISTIYOR Jennifer Lopez’ den sonra Hollywood’un yeni kalça kraliçesi belli oldu: Kim Kardashian. Bu durumdan fazlasıyla gurur duyan Kim’in yinede ufak bir şikâyeti var: Herkes kalçalarına dokunmak istiyormuş. ‘Herkes popomla ilgileniyor, fotoğrafçılar bile beni arkamdan çekmeyi tercih ediyorlar’ diyen Kim, bazen genç kızların gelip kendisinden kalçalarına bir kez olsun dokunabilmek için izin istediklerini anlattı. Bu durumu garipseyen Kim, bir gazeteye ‘Herkesin bir popsu var, neden özellikle benimkiyle ilgileniyorlar anlamadım’ açıklamasını yaptı. Baba tarafının Ermeni olduğunu ve ermeni kadınların genelde yuvarlak hatlı olduğunu iddia eden Kardashian, güzel kalçalarını babasına borçlu olduğunu anlattı. Ne diyelim, bazı ünlüler güzel ses veya oyunculuk yetenekleriyle olay olurken, bazıları da ancak kalçalarıyla gündem yaratabiliyorlar… *** NAOMİ’YE IRKCILIK YAPANLAR KİM? Naomi Campbell, şüphesiz dünyanın en başarılı top modellerinden biri, geçtiğimiz günlerde çok ilginç bir açıklama yapmış: Naomi’ ye göre moda dünyasında siyahî mankenlere çok sayıda ırkçılık yapanlar varmış. Şimdiye kadar hep en başarılı ve en çok iş teklifi alan mankenler arasında gösterilen Naomi, bu aralar istediği yoğunlukta çalışamıyormuş. Artık beyaz tenli ve Avrupai tipli mankenlerin tercih edildiğini öne süren Campbell ‘Bu sene hiçbir büyük reklam kampanyasında siyahî veya eksotik tipli bir model göremedim! ‘ dedi ve ekonomik krizden sonra ünlü markaların hiçbir risk altına girmek istemedikleri için siyahî mankenleri dışladıklarını iddia etti. Moda endüstrisini ırkçılıkla suçlayan Naomi, bu duruma bir örnek verdi: Naomi 1988 senesinde Vogue’ a kapak kızı olarak bir ilke imza atmıştı, çünkü daha önce hiçbir siyahî manken bu dergiye kapak kızı olamamıştı. 2007 yılına kadar bu başarıyı 8 kere tekrarlayabilen Naomi, Kate Moss’un ise aynı moda dergisine beyaz olduğu için en az 24 kez kapak kızı olduğunu öne sürdü. Bunun sebebi ise Naomi’ ye göre Kate’ in Avrupai ve açık tenli olmasıymış. Ve şimdiki moda dünyasına bakılırsa durumlar gerçektende değişmiş gibi görünüyor. Uluslar arası podyumlara bakıldığında, siyahî mankenlerin gerçektende azınlıklıkta olduğu izlenebiliyor. Modacıların çoğu sarışın ve açık tenli kadınlarla çalışmayı tercih ediyorlar, çünkü mankenlerin tipi ne kadar göze batarsa, o kadar üzerindeki kıyafeti gölgelerler korkusu oluşuyor. ‘Amerika’nın başbakanı bile artık siyahî, ama ben hala siyah tenli bir kadın olarak bu piyasada bir istisna gibi duruyorum ve kendimi ispatlamak için diğerlerinden daha çok çalışmak zorunda kalıyorum’ diye dert yanan Naomi’ ye bu konuda 100 % katılmıyorum. Artık 39 yaşına gelen ve ortalama manken yaşını çoktan aşan Naomi’nin eskiye göre daha az teklif almasını gayet normal karşılıyorum. Senelerce zirvede kalan manken, her zaman top model muamelesi gördü ve birçok meslektaşlarına göre gayet yüksek paralar kazandı. Kim bilir, Naomi belkide bir türlü yaşlandığını ve artık daha genç mankenlerin tercih edildiğini kabullenemiyor ve bu yüzden ırkçılık iddiasını ortaya atıyor! Çok merak ediyorum daha kaç yaşına kadar mankenliğe devam etmeyi düşünüyor. Moda dünyasında 39 yaş bir manken için çoktan emeklilik yaşı demektir. *** GİZLİ OTEL BULUŞMASI Angelina sinirden çıldıracak Dedikodulara göre Brad Pitt eski eşi Jennifer Aniston’le gizlice New Yorker Essex House Otel’in bir suit odasında buluşmuş. Bu aralar Angelina Jolie ile ilişkisinin üzerinde kara bulutlar dolaşan Brad, bakalım hayat arkadaşının gönlünü bu kez nasıl alacak. Ve dahası da var: Brad’in Jennifer ile buluşma nedeni meğer Angelina ile olan problemlerini anlatmak ve eski eşiyle dertleşmekmiş. Ne tuhaf değil mi? Brad şimdi eski eşi Jennifer’e zamanında uğruna yuvalarını yıktığı kadını şikâyet ediyor! İlahi adalet bu olsa gerek! Brad, Angelina ile ‘Mrs and Mrs. Smith’ filminin çekimleri sırasında tanışmıştı ve Jennifer ile evli olduğu halde Jolie’ye görür görmez âşık olmuştu. Kısa bir süre sonra, yani 2005 senesinde Jennifer ve Brad boşanacaklarını açıklamışlardı. Bu gizli buluşmaya Jennifer ilk zamanlar sıcak bakmamış ve Brad annesi Jane’ den Jennifer’i ikna etmesi için yardım istemiş. Aniston’un eski kaynanasıyla hala iyi bir ilişkisi varmış ve Brad’le boşandığı halde Jane Hanım’la diyalogunu kesmemiş. Ama Angelina Jolie’nin tersine Jennifer Brad ile çocuklarının annesi olan Angelina’ın arasına girmek istemediğini söylemiş ve ona aile babası olarak taşıdığı sorunluluklarını hatırlatmış. Ne de olsa Brad hala Angelina ve 6 çocuklarıyla (Pax, Maddox, Zaharah, Shiloh, Vivienne ve Knox) Fransa’da bulunan Chateau Miraval’ da yaşıyormuş. Gerçi en son dedikodulara göre Brad ayrı bir eve taşınmış bile. Vallahi bravo Jennifer’e: Başka bir kadın olsaydı, yuvasının bozulmasına neden olan kadından intikam almak için Brad’i iyice doldururdu ve hazır kriz yaşanmışken Angelina’dan ayrılmasını sağlardı. Bu arada bu Angelina- Brad olayı yılan hikâyesine döndü. Her gün ayrıldılar ayrılacaklar dedikodularıyla yatıp kalkar olduk artık!! Nedense her dedikodunun ardından Jolie- Pitt evine bir çocuk daha giriyor. Bu gidişte kendi futbol takımlarını kuracaklar. Evet, gördüğünüz gibi bu dedikodular bitmez..Haftaya yeni bol bol malzeme bulma ümidiyle kendinize iyi bakın diyorum… Bu arada mailleriniz icin çok teşekkür ederim...Fikirlerinizi ve eleştirilerinizi beklemeye devam ediyorum....