Belki profesyonel bulmayabilirsiniz, ama bu hafta gelmedi işte içimden!!
Onun yerine daha farklı konulara değinmek istiyorum. Bir çok yerli ünlü internetten açıklamalar yaptılar ama ne yazık ki bu arada `Şu konseri, şu programı iptal ettim`demeyi de ihmal etmediler.
Bunu da demeseler kime ne sanki? Üzüntüden kıvranırken bize ne iptal olmuş programlardan??
Bir sosyal paylaşım sitesinde takip ettiğim bir arkadaşım çok güzel bir şeye parmak bastı. Sadece konser iptal etmek yeterli değil dedi, bakın Anjelina`ya, taa ABD`lerden geldi yardım için, madem öyle, siz de gidin askerlere moral vermeye dedi.
Ne haklı buldum bu arkadaşımı!!
Yok yok, bu sefer bir bambaşka oldum, dedim ya, içimden eğlenceli birşeyler yazmak hiç mi hiç gelmedi bu hafta!!
Burdan şehitlerimize rahmet ve ailelerine sabır diliyorum.…Bunu inşallah bir daha yazmak zorunda kalmam!!!
* * *
Neyse,, ufak bir konuya değineyim bari. Madem magazin okumak için tıkladınız yazımı, ufacık bir yorum yapayım.
Inanamıyorum yahuu, yine bir amerikan dizisini alıp yerli versiyona çevirmişler. Bu sefer dünya´nın en başarılı dizilerinden birini, `Desperate Housewives`ı alıp `Umutsuz Ev Kadınları`yapmışlar.
Bu yerli versiyonlara ne gerek var anlamadım. Isteyen orijinalini izler zaten.
Hayır zaten bu kadar iyi yürüyen ve oturmuş bir işi alıp kendi ülkende tekrar edersen dizinin orijinalini bilenler çoğu zaman hayalkırıklığına uğrayacaklar, mesela benim gibi!!
Bari birebir aynısını yapmasalar. Hani tamam, bizim de `Umutsuz Ev Kadınlarımız`olsun, ama hikayeleri biraz farklı olsun. Kadınların zaten binlerce hikayeleri vardır. Farklı bir şeyler de yapılabilirdi yani.
Şimdi benim o diziyi izlerken gözlerim hep Eva, Teri ve diğerlerini arayacak!!
Bu arada, hadi yerli versiyonu yaptık madem, Songül Öden`i fiziki benzerlikten dolayı orijinalde Eva Longoria`nın oynadığı rolde oynatırdım!!
Ama yine de ciddi olarak soruyorum bu soruyu: Neden artık daha yaratıcı olamıyoruz? TV`de zaplarken bir çok şeyi birbirine benzetir oldum.
Bu kadar güzel bir ülkede yaşarken daha yaratıcı olmamız gerekmez mi?
Bizim onlardan neyimiz eksik?
Bence bir İstanbul bir New York City veya Los Angeles`ten bin kat daha güzel. Ya da bir Bodrum`u veya bir Antalya`yı bir Miami`ye 1000 kat tercih ederim.
New York City ve Miami`yi çok severim, rüya gibiler, o ayrı. Ama bizimkiler daha da güzel bence!!
Hal böyleyken daha güzel işler çıkarmamız gerekmez mi tekrarları ve taklitleri oynamak yerine?
Bence beyinleri resetlemek ve yenilikler düşünmek zamanı artık!!
Haftaya daha güzel haberlerle görüşmek ümidiyle….