Hürrem ve Meryem

Yayın Tarihi : 27-08-2013 18:07
Meryem sen ne güzel bir kadınsın!! Peri masalından mı çıktın? Hem içi hem dışı ayrı bir güzel!! Bu nasıl bir profesyonellik, nasıl sıfır ego, bir milyon doğallık ve mütevazilik böyle? Başkaları 2 dakika bir müzik videosunda falan çıkınca bile havalarından geçilmezken, sen kos koca Hürrem Sultan ol, herkes sana bayılsın, saçını başını her şeyini taklıt etsinler ve sen bunun farkında bile olma!! Şan şöhret Meryem´i o derecede değiştirememiş ki, hala kendi kendine tereddütler etmiş,çok yanlızdım, en azından beni beğenen biri vardı ve cinsel anlamda beni daha çok beğenmesi için kilo verdim gibi şeyler demiş!! Ne gerek vardı be Meryem, ne gerek!! Aynada o güzeller güzeli, herkesin hasta olduğu, bayıldığı kadını göremedin mi yoksa?? Düşünün yahuu, son senelerin en güzel, en gözde starlarından biri bunu diyor!! Neden mi? Çünkü o hala kendi kalmayı başardı, setten çıkınca ben Hürrem´im havalarına girmedi, hala o Berlin´li mütevazi ve doğal kadındı!! Platonik aşkın her kimse, senin onu beğendiğı öğrendiğinde koşa koşa gelmezmiydi senin gibi harika bir kadına?? Ben de Meryem gibi doğma büyüme Almanya´lıyım ve evet, orda kadınlar sabah akşam kuaförde değiller, hatta bazıları Meryem´in de anlattığı gibi saçlarını kendileri kesip boyuyorlar. Estetik operasyon pek yaygın değil normal insanlar arasında. Doğallık en ön sırada!! Kimse aaaa, sütyenin askısı göründü deyip bunu haber de yapmaz orda, çünkü bu çok doğal bir görüntü. Orda başka değerler daha önemli. Kadın erkek ilişkileri de farklı tabii ki. Yani bir erkek bir kadına kolay kolay öyle `Seni böyle beğenmiyorum, şöyle olsan daha iyi´ demez, diyemez, çünkü o anda kadın da `Git öyle birini bul o zaman, ben buyum` der!! Tabii Türkiye´de de var öyle kadınlar, iyi ki varlar zaten!! Meryem Türkiye´ye gelince tam bir kültür şoku yaşadı bence. Bazı kadınlar, erkekler ve onlarin birbirleriyle ilişkileri alıştığından gördüğünden çok farklıydi, ama yanlız kalmamak adına denedi o dünyada mutlu olmayı. Denedi ama baktı ki bu aslında o Berlin´li Meryem değildi artık. Hürrem ve yaşadığı yeni tecrübeler onu çok yormuştu ve yıpratmıştı!! Zaten sürekli `Ben Meryem´i özlüyorum´diyordu hep. Ama `Harem ne ki, ben dünyayı yöneticem` diyen Hürrem´in egosu setten sonra orda kalıyordu. Meryem yine bütün doğallığıyla bir taraftan iş stresi, yepyeni bir ortam ve bir ilişki içinde buldu kendini. Bir de otel hayatı. Hiç bir zaman sıcak ev ortamını yaratamadı kendine ve haliyle Berlin´ deki evini, ailesini ve dostlarını özledi!! Ben nasılsa Hürrem´im, dünya benim demiyordu yani!! Ve düşünün, başka birisi olsaydı belki gerçektende 10 kere kürtaj yaptırırdı, `Aman işim süper, kaybedemem` diye!! Ama Meryem bebeğini seçti, kıyamadı ona!! Meryem, seni seviyoruz. Yoluna devam et ve bizi kalbinde hisset...