Şöhret olunca…

Yayın Tarihi : 06-02-2014 15:24
Tabii canım, avantajları var yani ünlü bir star olmanın, hem de fazlasıyla. Öyle bir çok güncel sorunlarla asistanlar, yardımcılar ilgileniyor zaten. Her yerde sevilip sayılıyorsun, sponsorlar kapında yatıyor, mesela Oscar geccesi ve benzer etkinlikler için tasarımcılar sana kıyafetlerini giydirebilmek için sıkı bir rekabete giriyor. Kuyumcular desen aynı. Milyon dolarlık takılarla kırmızı halının üzerinde kraliçeler gibi..ohh miss!! Aslında hiç bir yere doğru dürüst para ödemiyorsun, adını duyan zaten sana sponsor olmak istiyor ya da bir hayranın çıkıp sana kolaylık sağlıyor. Kim almaz böyle hayatı?? Şimdi haksızlık yapmayalım, klişelere girmeyelim hemen. Bu şöhreti kaldırabilen bir çok ünlü de var yani!! Gayet güzel, avantajların tadını çıkartarak ballı ballı yaşıyorlar hayatlarını!! Ama ünlü ve milyoner veya milyarder olmak seni her şeyden korumuyor. Hasta olmuyor musun? Olabiliyorsun. Bunalıma girmiyor musun? Girebiliyorsun. Sorunların olmuyor mu hiç? Oluyor tabii ki. Her zaman bir çok ünlünün üzücü haberlerini alabiliyoruz. Bazen bilerek ya da bilmeyerek o `güzel`hayatlarına rağmen kendilerine zarar verebiliyorlar. Paul Walker ve arkadaşı Roger Rodas mesela, aşırı hız tutkusu yüzünden gencecik yaşta gittiler. Ve en son örnek: Oscar sahibi muhteşem üstü bir oyuncu: Philip Seymour Hoffman. Daha yaşı neydi ki? 46!! Ve üç çocuk babası!! 2 Şubat´ta New York´taki evinde kolunda şırıngayla ölü bulunmuştu ve haberlere göre evinde 70 küsür eroin torbası bulunmuş. Hoffman zaten bağımlılık hastalığını hiç inkar etmemişti ve en son geçen sene kendi inisiyatifiyle bir kliniğe yatıp tedavi olmuştu. Bir ara clean (temiz) kalmayı başarmıştı ama sonunda yine yenik düşmüştü bağımlılığına ve maalesef kurtulamamıştı bu uyuşturucu belasından. Hatta yazılanlar doğruysa öldüğü gün çocukları Cooper Alexander (10), Tallulah (7) ve Willa (5) anneleri Mimi O’Donnell´e beraber babalarını uzun süre evin yakınındaki parkta beklemişler ve Hoffman gelmeyince artık arkadaşları evine bakmışlar ve maalesef üzücü olayın ilk şahitleri olmuşlar. Ünlü oyuncu gerçekten savaştı ve hatta Heath Ledger (onu da 2008´de kaybetmiştik maalesef) gibi isimlere uyuşturucu bagımlılıklarını yenmeleri için yardımcı olmuştu. Bilmiyorum, anlamıyorum ben de. Öyle `Aman paran pulun vardı, daha ne istiyordun be adam`demek çok kolay. Zirvede ve üç çocuk babası bir insan bile bile kendine neder zarar versin ki? Demek ki kontrol edemediği, onu bu duruma zorlayan, belki de unutmak istediği bir şeyler vardı. Hiç kimsenin iç dünyasını bilemiyoruz ki. Bir kaç ay önce sevgilisi Mimi´den de ayrılmıştı. Belki de her şey üst üste gelmişti ve başka insanlar gibi güçlü olamamştı o an. Herkes her an güçlü olamıyor hayatta!! Herkesin bir zayıf anı olabiliyor!! Konu sadece uyuşturucu değil ki. Her normal insan gibi, lüks hayatlarına rağmen Hollywood starları da bunalıma girip kontrolü kaybedebiliyorlar. Madde kullanmasalarda bir şekilde kendilerine zarar verebiliyorlar. Yok mu sankı örnekleri? Mesela eşinden boşanan ve uzun süre bunalıma giren Demi Moore, genç yaşta şöhret olan Britney Spears veya Justin Biber, depresyona giren Catherine Zeta Jones vb... Bu liste uzar da uzar. Depresyonla kalmayıp intihar edenler olmadı mı sanki?? Zor şey bu insan psikolojisi. Çok zor be!!! Görüşmek üzere: https://twitter.com/dnznurr