Tuba Büyüküstün Direk Dansı Yaparken Yeni Bir Kas Keşfetti: Adını da Kendisi Koydu!

Başrolünde yer aldığı Sultana filmi için direk dansı eğitimi alan Tuba Büyüküstün vücudunda keşfettiği yeni kasa "hayata tutunma kası" adını verdi.

Tuba Büyüküstün Direk Dansı Yaparken Yeni Bir Kas Keşfetti: Adını da Kendisi Koydu!
MAGAZİN
Yayın Tarihi : 28-09-2026 10:33

Başarılı oyunculuk kariyerinin yanı sıra kendine has tarzı ve hayata bakış açısıyla her daim magazin gündeminin merkezinde yer alan Tuba Büyüküstün yine adından söz ettirecek eğlenceli bir açıklamayla karşımızda. Son dönemde başrolünü üstlendiği ve Prime Video'da izleyiciyle buluşan Sultana filmi için aldığı zorlu direk dansı eğitimiyle dikkat çeken ünlü oyuncu bu süreçte vücudunda yepyeni bir kas keşfettiğini duyurdu.

Sultana İçin Sıkı Bir Eğitimden Geçti

Yönetmenliğini Ali Kemal Güven'in yaptığı, senaryosunu Erdi Işık'ın kaleme aldığı ve bir gece kulübünde çalışan kadınların dünyasını merkeze alan Sultana filminde tecrübeli dansçı Meral karakterine hayat veren Tuba Büyüküstün rolü için büyük bir özveriyle hazırlandı. Derya Pınar Ak, Seray Kaya, Taro Emir Tekin ve Hakan Kurtaş gibi güçlü isimlerle birlikte kamera karşısına geçen ünlü oyuncu, çekimler öncesinde profesyonel direk dansı eğitimi aldı. Film şimdiden dijital platformlarda üst sıralara tırmanırken süreçle ilgili en eğlenceli detay Büyüküstün'ün kendisinden geldi.

"Bileğimin Hemen Altında Yeni Bir Kas Keşfettim"

Gazeteci Birsen Altuntaş'a verdiği röportajda direk dansının bedenine ve fiziksel gücüne kattıklarını anlatan Tuba Büyüküstün antrenmanlar sırasında vücudunda bugüne kadar fark etmediği bambaşka bir kasın belirginleştiğini söyledi. Kası keşfetmekle kalmayıp ona kendi mizacıyla bir isim de takan ünlü oyuncu şu ifadeleri kullandı:

"Direk dansıyla birlikte fiziksel olarak oldukça güçlendik. Kolumda daha önce fark etmediğim bir kasın belirginleştiğini gördüm. Adını da hayata tutunma kası koydum. Sultana için direğe tutunmaya başlarken, yolun sonunda hayata tutunma kasını bulmuş oldum."

Tıbbi literatürde henüz yeri olmasa da Tuba Büyüküstün'ün kendi anatomisine yaptığı bu esprili ve özgün katkı, kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan ve gülümseten magazin konularından biri oldu.