Nevra Serezli konuk olduğu televizyon programında geçmişine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Saba Tümer’in ekran klasiği programında samimi bir sohbet gerçekleştiren usta sanatçı çocukluk yıllarından kariyer adımlarına evliliğinden finansal alışkanlıklarına kadar hayatının bilinmeyen yönlerini ilk kez bu kadar net paylaştı. Özellikle Bebek sahilindeki lüks çocukluk anılarının arkasındaki saklı gerçekler ekran başındaki izleyicileri şaşkına çevirdi.
"Tam Bir Şahane Züğürtler Hayatı Yaşıyorduk"
Çocukluk döneminde ailesiyle birlikte İstanbul’un en gözde semtlerinden Bebek’te denize sıfır tarihi bir yalıda ikamet ettiğini belirten Nevra Serezli bu parıltılı tablonun arkasındaki maddi zorlukları açık yüreklilikle anlattı. Yalının aile büyüklerinden miras kaldığını ifade eden usta isim "Yalının her katında akrabalarımız vardı, muazzam bir mekandı. Çocukken o yalının önünden denize girerdim. Ancak dışarıdan görünen o zenginliğin aksine içeride büyük bir geçim sıkıntısı hakimiyeti vardı." sözleriyle dikkat çekti. Babasının parayı çok zor kazandığını aktaran Serezli evdeki antika eşyaları asla satmadıklarını, koleji ödeyecek parayı bulmakta dahi zorlandıklarını dile getirdi.
"Eşim Metin Serezli Zorlamasa Asla Kabul Etmezdim"

Usta oyuncu Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu fenomen yapımlarından biri "Sihirli Annem" dizisiyle ilgili de çarpıcı bir itirafta bulundu. Projenin senaryosu ilk önüne geldiğinde Dudu Peri rolüne son derece mesafeli yaklaştığını itiraf etti. Serezli "Benim sanatsal öngörülerim normalde çok kuvvetlidir. Bir işin tutup tutmayacağını hemen anlarım fakat sadece bu projede büyük bir yanılgı yaşadım. Çocuk işi olduğunu düşünerek rolü başta küçümsedim burun kıvırdım." dedi. Kendisini bu efsane role merhum eşi Metin Serezli'nin ikna ettiğini belirten ünlü sanatçı "Metin 'Ne güzel eğlenirsin' diyerek beni yüreklendirdi. Beş altı bölüm sonra yayından kalkacağını düşünerek kabul ettiğim o işin ekmeğini bugün hala yiyorum." açıklamasını yaptı.
"Gelecek Korkusu Yüzünden Yastık Altı Birikimim Vardır"

Geçmişte yaşadığı o varlık içindeki yokluk günlerinin sonraki karakter yapısını ve harcama alışkanlıklarını şekillendirdiğini vurguladı ve finansal disiplininden ödün vermediğini anlattı. Hayatı boyunca tutumlu bir insan olduğunu sonradan gelen şöhret ve parayla birlikte hiçbir zaman görgüsüzlük yapmadığını savundu. Har vurup harman savuran insanlardan olmadığını ekleyen usta oyuncu "Gelecekte parasız kalma veya ansızın hastalanma korkusu her zaman içimde oldu. Bu sebeple çok kazandığım dönemlerde bile deliler gibi para harcamadım yastık altı güvencemi daima korudum." ifadeleriyle günümüz sanat dünyasına da önemli bir mesaj gönderdi.