NTV’nin ekran klasiği "Empati" programında Ahmet Mümtaz Taylan’ın konuğu olan usta oyuncu Songül Öden, hayatının bilinmeyen kapılarını araladı. Diyarbakırlı kalabalık bir ailede, babasız büyümenin zorluklarından annesiyle olan sarsıcı bağına kadar her şeyi tüm samimiyetiyle anlatan Öden, izleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkardı.
"Annemin Okuma Yazma Bilmemesinden Çocukça Utandım"
Songül Öden, eğitim hayatına dair daha önce hiç duyulmamış bir anısını gözleri dolarak paylaştı. İlkokula başladığı dönemde, annesi de onunla birlikte okuma yazma kursuna yazılmış:
-
Birlikte Okul Yolu: "Annem akşamüzeri okula gidiyordu. Çocukken bundan utanıyordum, bunu artık itiraf ediyorum. Herkesin annesi biliyordu, benimki bilmiyordu diye annemi içimde yargılamışım."
-
Asıl Suçlu: "Esas utanması gereken annem değil, ona kızların okuyamayacağı fikrini aşılayan ailesiydi."

"Babasız Büyürken Kendimize Yalan Söylüyorduk"
Diyarbakırlı 6 kardeşli bir ailede, babasız büyümenin ilişkilerini nasıl etkilediğini anlatan Öden, hayatta olan ama yanında olmayan bir baba figürünün yarattığı boşluğu şu sözlerle özetledi:
"Babasız büyümek çok zor çünkü rol modelin yok. Çocukken kendimize yalan söylüyorduk; 'Babaya ihtiyacımız yok' diye havalı cümleler kuruyorduk. Bu bir acıyla baş etme biçimiydi. Ama sonra ikili ilişkilerde ne kadar hırpalandığını fark ediyorsun."
"Bir Daha Dünyaya Gelsem Yine Annemi Seçerim"
Annesinin sert ama dürüst bir kadın olduğunu belirten Öden, kızı Sone Larin dünyayla geldikten sonra annesini daha iyi anladığını söyledi. "Annem geleneksel bir kadındı ama bizi dürüst büyüttü. Gücümü o dürüstlükten alıyorum," diyen oyuncu, annesini kendisinden daha başarılı bulduğunu vurguladı.
Aşk Hikayesi: "Eşimi Çarşıdan Aldım!"
İş insanı Arman Bıçakçı ile mutlu bir evliliği olan Songül Öden, tanışma hikayelerini ise esprili bir dille anlattı:
“Eşime ‘seni çarşıdan aldım’ diyorum, Kapalıçarşı’da tanıştık. Ama orada ilk aşk olmadı, benim açımdan olmadı, onun açısından olmuşsa da benim açımdan daha sonra oldu. Çok etkilendim ama ilk görüşte aşk olmadı…”