Aslı Hünel hayatının en derin en sarsıcı virajlarından birini geçtiğimiz yıl mayıs ayında yaşadı. Başarılı sanatçı uzun süredir amansız bir hastalıkla mücadele eden kıymetli annesi Şükran Hünel’in vefat haberiyle adeta yıkılmıştı. Dört yıl ara ile hem baba hem anne acısını tadan ünlü sunucu aradan geçen tam bir yıla rağmen yüreğindeki sızının dinmediğini kanıtladı. Annesinin ilk ölüm yıl dönümünde kabir ziyareti gerçekleştiren Hünel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla takipçilerini derinden sarstı.
Mezar Başında Duygusal Vasiyet Hatırlatması

Oyuncu ağabeyi Saruhan Hünel ile birlikte annelerini kaybetmenin acısını derinden hisseden Aslı Hünel soluğu erken saatlerde mezarlıkta aldı. Kabrin bakımını kendi elleriyle yapan ünlü isim paylaştığı duygusal videonun altına annesinin hayattayken kendisine fısıldadığı o vasiyet sözlerini ekledi. Şükran Hünel’in zamanında evladına söylediği "Aslı kızım, bu çiçeklerden ekin. Yaz, kış kalır yeşil yeşil. Baharda açar renkli renkli emi yavrum." şeklindeki tembihi aktaran sunucu annesinin bu son arzularını yerine getirmenin buruk mutluluğunu yaşadı.
"Hayattaki Tüm Başarımı Tamamen Sana Borçluym"

Kabir ziyaretinin ardından evine dönen başarılı sanatçı bir hayranının kendisi için hazırladığı anlamlı bir fotoğraf kolajını da sayfasına taşıdı. Annesinin sesine kokusuna duyduğu özlemi her fırsatta dile getiren Hünel bu özel paylaşımın altına şu yürek burkan notu düştü: "Kendi sesinden beni Allah'a emanet eden güzel meleğim... Annem seni kelimelerle tarif edilemeyecek kadar çok seviyorum çok özlüyorum. Yukarıdan beni izlediğini her an hissediyorum. Bu hayattaki tüm başarımı ulaştığım her şeyi tamamen sana borçluyum. Zamanı geldiğinde yine yan yana geleceğiz buna kalpten inanıyorum."
"Meğer İyileştiren Şey İlaçlar Değil, Annemmiş"
Güzel şarkıcı geçtiğimiz günlerde de annesiyle çekilen eski bir fotoğrafını yayınlayarak yalnızlığını gözler önüne sermişti. Annesizliğin insan hayatında açtığı o devasa boşluğu tasvir eden ünlü yıldız "Anne gidince sadece bir insan eksilmez, hayatın içindeki en büyük şifa kaynağın gider. Canın yandığında başını okşayan o merhamet elini kaybedersin. Seni dünyada en çok merak eden aç mısın tok musun diye dertlenen o yürek gider. İnsan o zaman anlar ki meğer bizi iyileştiren şey ilaçlar değilmiş. Annesizlik çok zormuş." sözleriyle modern dünyanın en büyük yalnızlığını özetledi.