Asmalı Konak Gerçeği Ortaya Çıktı! “2 Yıl 22 Yıl Gibiydi”

Goncagül Sunar Mahallenin Muhtarları ve Asmalı Konak dönemini anlatırken set zorbalığından kaçırdığı rollere kadar sektöre dair çok çarpıcı itiraflarda bulundu.

Asmalı Konak Gerçeği Ortaya Çıktı! “2 Yıl 22 Yıl Gibiydi”
MAGAZİN
Yayın Tarihi : 23-06-2026 20:42

Goncagül Sunar’ın hikâyesi aslında biraz tesadüflerle başlamış. Çocukluktan beri müzik ve sanatın içinde olsa da oyunculuk tarafına profesyonel geçişi Şahika Tekant stüdyosuyla oluyor. O dönem hem çok genç hem sektöre yeni biri. Set ortamı ise bugünkü gibi konforlu değil daha çok imkânların sınırlı işin “öğrenerek” yürüdüğü bir dönem. Hatta o günleri anlatırken “otostopla sete gittiğim olurdu” diyerek ne kadar zor şartlarda başladığını hatırlatıyor.

Mahallenin Muhtarları: Sevgiyle Karışık Bir Mesafe

İlk büyük işi olan Mahallenin Muhtarları onun için hem önemli hem biraz çelişkili bir deneyim. Gençlik yıllarında kendisini çok eleştirel gördüğü için projeye tam olarak ısınamadığını bazı sahneleri “fazla basit” bulduğunu söylüyor. Ama yıllar geçtikçe fikri değişmiş. Bugünden bakınca dizinin samimi ve doğal yapısını daha çok takdir ediyor. Yine de o dönem set şartlarının çok ilkel olduğunu kostüm ve makyajın bile neredeyse yok denecek kadar sınırlı olduğunu anlatıyor.

Asmalı Konak ve Kapadokya’nın Ağır Ritmi

Asmalı Konak dönemi ise bambaşka bir tecrübe. Kapadokya’da geçen çekimlerin uzunluğu ve yoğunluğu ona yıllar gibi hissettirmiş. Eğlenceli ve güçlü bir kadroyla çalışsa da set temposunun yıpratıcı olduğunu açıkça söylüyor. Yine de dizinin Türkiye televizyon tarihinde özel bir yere sahip olduğunu kabul ediyor. İlk bölümü izlediklerinde yaşadıkları şaşkınlığı da “biz ne yapmışız” diyerek anlatıyor.

Sektörde Zor Yıllar Görünmeyen Yükler

Sunar bugünkü setlerle geçmişi kıyasladığında ciddi farklar görüyor. Eskiden zorbalığın daha görünmez ama daha sert yaşandığını genç oyuncuların kendini ifade etme şansının çok az olduğunu söylüyor. Sosyal medya olmadığı için yaşananların içeride kaldığını birçok kişinin bu süreçleri içine atarak devam ettiğini de ekliyor. Bugün ise oyuncuların daha özgüvenli olduğunu ama sektörün hâlâ oldukça zorlayıcı olduğunu düşünüyor.

Müzik Pişmanlıklar ve Net Sınırlar

Oyunculuğun yanında müzikle de ilgilenen Sunar kendini aslında bir müzisyen olarak daha özgür hissettiğini söylüyor. Bir yandan üretmeye devam ederken sektörde bazı rolleri reddettiği için pişmanlık duyduğu anlar da var. Hatta reddettiği bir karakterin sonradan çok büyük bir fenomene dönüşmesi onu düşündürmüş. Öte yandan sektörde herkesle çalışamayacağını da net şekilde söylüyor bazı insanlarla yaşadığı olumsuz deneyimler nedeniyle artık daha seçici davranıyor.