Ebru Şallı hayatının en büyük trajedisini yaşadığı günden bu yana yüreğindeki sızıyla devam etmeyi öğrendi. Lenfoma hastalığı nedeniyle henüz 9 yaşındayken toprağa verdiği oğlu Pars Tan’ın vefatının ardından derin bir keder döneminden geçti. Yaşadığı bu devasa yıkıma rağmen hayata tutunmayı başaran ünlü isim kendisiyle aynı kaderi paylaşan ve evlat acısıyla kavrulan diğer annelere umut ışığı olmak adına sessizliğini bozdu.
"Kalbim, Ponçiğim 1 Yıl Daha Sensiz Geçti"

Oğlunu kaybetmesinin üzerinden tam 6 yıl geçen acılı anne sosyal medya hesabı üzerinden duygusal bir anma paylaşımı yaptı. Pars ile birlikte çekilen eski neşeli fotoğraflarını takipçilerinin beğenisine sunan Ebru Şallı fotoğrafın altına eklediği notla okuyanları gözyaşlarına boğdu. Kelimelerin kıyafetsiz kaldığı o paylaşımda ünlü model, "Kalbim, Ponçiğim 1 yıl daha sensiz geçti… Ben her an seninleyim canım oğlum hep. Çok özlüyorum, çok, tarifi yok. Bugün tek dileğim bu gece onu rüyamda görmek. Lütfen çocuklar ölmesin artık, çok ama çok üzgünüm" sözlerine yer verdi. Şallı'nın bu feryadına Demet Şener, Pınar Altuğ ve Güzide Duran gibi yakın dostlarından anında destek mesajları yağdı.
"Göz Önünde Biri Olarak İyi Örnek Olmalıyım"

Seren Fosforoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği Keçi İnadı isimli YouTube programına misafir olan Ebru Şallı yayında evlat kaybı konusunu masaya yatırdı. Bir insanın bu dünyada deneyimleyebileceği en ağır imtihanın evlat acısı olduğunu dile getiren ünlü sunucu topluma karşı büyük bir sorumluluk hissettiğini belirtti. Şallı "Bu dünyada bu korkunç acıyı tecrübe eden tek anne baba bizler değiliz. Fakat ben göz önünde olan, tanınan bir figürüm. Bu sebepten dolayı aynı acıyla kavrulan diğer annelere her şeye rağmen dik durarak iyi örnek teşkil etmek zorundayım." şeklinde konuştu.
"Eşinize, İşinize Sarılın; Hayattan Kopmayın"

Kederli ailelerin kendilerini tamamen koyu bir karanlığa bırakmamaları gerektiğinin altını çizen başarılı manken hayata tutunma motivasyonunu ailesinden aldığını söyledi. Kendisinin de bir evlat olduğunu ve geride kalan aile üyelerini üzmeye hakkı bulunmadığını ifade eden Şallı sözlerini şu değerli tavsiyelerle noktaladı: "Acıyı sonuna kadar yaşadım, son nefesime kadar da içimde taşımaya devam edeceğim. Benzer durumdaki anneler bana mesaj attığında onlara hep şunu söylüyorum; işinize, eşinize, sevdiklerinize sıkı sıkı sarılın. Çalışın, oyalanın, sürekli üretin. Asla hayattan kopmayın. Ben oğlumla ruhen her an iletişimdeyim. O hep benimle ve bu gerçek hiç değişmeyecek."