Türk tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının usta ismi, canlandırdığı karakterlerle hafızalarda silinmez izler bırakan Demet Akbağ uzun ve başarılarla dolu kariyerinde yepyeni bir deneyime imza attı. Bugüne kadar pek çok kült sinema filmi ve reyting rekortmeni dizide rol alan Akbağ kariyerinin ilk kısa film projesi olan Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil ile sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Çekimleri tamamlanan ve merakla beklenen bağımsız projenin yönetmen koltuğunda genç yetenek Samet Karaman otururken filmin yapımcılığını ve oyuncu kadrosunu ise sektörün dikkat çeken isimleri oluşturuyor.
Yıldızlarla Dolu Kadro Ve Uluslararası Müzikler Bir Arada

Kısa film kulvarında büyük bir heyecan yaratan Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil güçlü oyuncu kadrosuyla göz dolduruyor. Filmde usta oyuncu Demet Akbağ'a Bihter Dinçel, Fatih Al, Onur Gürçay, Erdem Kaynarca, İbrahim Şahin ve Alp Özbayram gibi başarılı isimler eşlik ediyor.
Senaryosu Bilgesu Kasapoğlu Akçardak'ın kaleminden çıkan ODO Yapım imzalı filmin yapımcılık üstleniminde ise sürpriz isimler dikkat çekiyor. Oyuncu Erdem Kaynarca, Cenk Arda Ekşioğlu ve Ege Akbıyık filmin ana yapımcılığını üstlenirken Doğa Güneykaya, Berat Gülayan ve Merih Ermakastar ise ortak yapımcı olarak projede yer alıyor. Önümüzdeki günlerde ulusal ve uluslararası prestijli film festivallerinde izleyiciyle buluşacak olan projenin özgün müziklerine ise uluslararası alandaki başarılı çalışmalarıyla tanınan usta müzisyen Cenk Erdoğan imza atıyor.
Bir Banka Kartıyla Başlayan Aile İçi Kriz Ve Kara Mizah

İstanbul'un tarihi dokusunu ve komşuluk kültürünü yitirmeye başlayan eski mahallelerinden birinde geçen film yalnız bir yaşam süren Meliha (Demet Akbağ) karakterinin küçük gündelik ritüellerle devam eden sakin hayatına odaklanıyor. Meliha'nın bir gün balkonundan aşağı düşen eşarbını kendisine getiren tanımadığı bir yabancıya teşekkür etmek istemesiyle tüm hikaye bambaşka bir yöne evriliyor. Yabancıya harçlık vermek amacıyla saf bir güvenle banka kartını ve şifresini teslim eden Meliha, farkında olmadan büyük bir kaosa kapı aralıyor.
Meliha'nın çocuklarının tam da o gün annelerine ait değerli bir arsayı satıp parasını söz konusu kartın bağlı olduğu banka hesabına yatırmış olması aile içinde dev bir panik dalgası yaratıyor. Kartın hiç tanımadıkları bir yabancının elinde olduğunu öğrenen kardeşler ilk olarak annelerinin akıl sağlığını ve hafızasını sorgulamaya başlıyor. Ancak bu durum kısa sürede kardeşlerin birbirlerine duyduğu gizli güvensizliği kuşak çatışmalarını ve yıllardır içlerinde biriktirdikleri bastırılmış öfkeleri su yüzüne çıkarıyor. Topyatırılan bu gerilimi etkileyici bir kara mizah diliyle işleyen film "Kime ve neden güveniriz?" sorusunu sınıfsal önyargılar ve aile içi roller üzerinden derinlemesine tartışmaya açıyor.