Şarkılarıyla aşkın farklı hâllerine yıllardır eşlik eden Gökhan Türkmen, bu kez kendi aşk hikâyesinin bilinmeyen taraflarını anlattı. Lisede atılan dostluk tohumlarının, yıllar süren kopukluğun ardından sürpriz bir karşılaşmayla evliliğe uzanan yolculuğu...

Hikâyenin Başlangıcı Bir Lise Sırasında
Gökhan Türkmen’in Sinem Aksoy’la hikâyesi, sanıldığı gibi evliliklerinden hemen önce başlamıyor. Ünlü şarkıcı, Murat Aygen’le Profesyoneller programında yaptığı açıklamada Sinem’i ilk kez lise yıllarında gördüğünü anlattı.
İlk karşılaşmalarında içinde bir kıpırtı hissetse de bunun “ilk görüşte aşk” olmadığını söyleyen Türkmen için asıl dönüm noktası lisenin ikinci yılında aynı sınıfa düşmeleri olmuş. Yan yana oturan ikili kısa sürede yakın arkadaşlığa dönüşen bir ilişki kurmuş.

Lise sıralarında can sıkıntısıyla başlayan o küçük notlaşmalar, zamanla ikilinin hayatından izler taşıyan ortak bir günlüğe evrilmiş. Türkmen’in anlattıklarına göre paylaşımları arttıkça Sinem’e olan hisleri de derinleşmeye başlamış. Ancak aralarındaki bu güçlü bağın zedelenmesinden korktuğu için kalbindekileri uzun süre bir sır olarak saklamayı seçmiş.
“Bir Gün Evlenirsem Sinem Gibi Biriyle Evlenirim”
Türkmen’in o yıllardaki hislerinin ne kadar güçlü olduğunu gösteren ayrıntılardan biri de ablasına söylediği sözler. Şarkıcı, Sinem’i zeki, güzel ve komik biri olarak gördüğünü ve bir gün evlenirse onun gibi bir kadınla evlenmek istediğini söylediğini anlattı.

Ancak lise yıllarının ardından yolları ayrılmış. Başka ilişkiler, farklı hayatlar derken yaklaşık 2-3 yıl boyunca birbirlerinden haber almamışlar.
“Çatı Katı” Klibiyle Gelen Telefon
Yıllar sonra Sinem Aksoy’un Türkmen’in “Çatı Katı” klibini izlemesi, hikâyenin yeniden başlamasına vesile olmuş. Sinem’in şarkıcıyı aramasıyla yıllardır süren sessizlik sona ermiş.

Türkmen, onu bir albüm kutlama yemeğine davet etmiş. O gece ikilinin geçmişi âdeta kaldığı yerden devam etmiş. Sarılmış, uzun uzun konuşmuş ve sabaha kadar ağlamışlar. Gecenin sonunda Türkmen’in ağzından çıkan cümleyse ilişkinin yönünü tamamen değiştirmiş: “Evlenip çocuk yapalım.”
Sinem’in cevabıysa oldukça kısa olmuş: “Tamam.”

Bu konuşmanın üzerinden yalnızca altı ay geçtikten sonra evlenen çift, bugün iki kız çocuklarıyla birlikte hayatlarını sürdürüyor. Türkmen, yıllar sonra bu hikâyeyi anlatırken ilişkileri için “Birbirimiz için yaratıldığımızı düşünüyorum.” diyerek lise sıralarında başlayan hikâyenin neden sona ermediğini de özetlemiş oldu.