Nermin Yurtoğlu
Tüm yazıları KENTLER VE TRENDLER Nermin Yurtoğlu nerminyurtoglu@gecce.com
04.12.2018 15:22

“I AmSterdam”

Seyahat etmeyi benim kadar seven yakın bir dostum bana ‘gençken, uzun yolculuklara dayanabilecek gücün varken,uzak ülkelere gitmelisin,avrupa şehirleri yakın,yaşlandığında da avrupayı gezebilirsin’ demişti haklı olabilir diye düşündüm ta ki Amsterdam’ı görünceye kadar..


Amsterdam, gençlik dönemlerinde mecarayı eğlenmeyi, gerçekten özgür olmayı hissetmek için gidilmesi görülmesi gereken bir şehir. İlerleyen yaşlarda da gidilebilir tabiki örneğin sanat,tasarım ve güzel peynir tadımları için.

Çok renkli, ilginç, eğlenceli ,hoşgörülü ve sanat dolu bir şehir Amsterdam.

Hollanda’nın ekonomi,kültür,sanat ve eğlence'nin merkezi olan baskenti . 17. yüzyıldan kalma binaların korunduğu,kanalların çepeçevre sarmaladığı,bisikletli insanları,sanat müzeleri, modern yaşamı,kozmopolit halkı ile güzel bir dünya kenti.


Aynı zamanda çok ilginç bir metropol. Pek çok genç insan dünya'nın çoğu ülkesindeki yasakları tatmak için Amsterdam ziyaret ederken - ve belki de Red Light District i -Van Gogh Müzesi dünya çapında sanat ve PC'ye Rijksmuseumn ile sanat ve kültürle iç içe bir şehir olduğunuda hemen farkettiren.Başta mimari olmak üzere tam bir tasarım cenneti bu haliyle Hollanda'nında çağdaş sanatta da gurur kaynağı olan bir şehir Amsterdam.

Şehri baştan sona kanal turlarıyla veya bisikletle dolaşırken cağdaşlığı, yaratıcılığı, tutucu olmayan gelenekselliği,düzeni ,sanatı rahatlıkla gözlemleyebiliyorsunuz.


Aynı zamanda dünyanın en lezzetli peynirlerini cok özel soslarıyla tadımlayabiliyor.


Çiçek pazarından MFÖ nün kulaklarını çınlatarak ‘sarı laleler’ alabiliyorsunuz.


Amsterdam'ı kısa bir sure icin ziyaret etseniz bile görmeniz gereken başlıca özelliklerini sıralayalım;

*Amsterdam'ın kanalları - 150 ye aşkın köprünün bulunduğu bu kanallarıyla kent kuzeyin Venedik’i olarak tanımlanıyor Işıklandırmalarla birlikle köpru ve evlerin aydınlatmalarını görebilmeniz için akşam saatlerinde bu turu almanızı öneriyorum.image1.jpeg


* Dam Meydanı - Tüm avrupa şehirlerinde olduğu gibi bu meydanda Amsterdam’ın kalbi.Heykelleri saati klasik tarzda ön cephesiyle görülmeye değer.



• Van Gogh Müzesi dünyanın en zengin Vincent van Gogh koleksiyonunun yanısıra 19.yy sanatçılarının eserleri sergileniyor.


• Rijksmuseum Gümüş, porselen, bebek evleri, seramik, Asya’dan gelme heykeller, Osmanlı İmparatorluğu zamanında hediye edilmiş tablolar, takı, silah, 17. ve 18. Yüzyıl Hollanda’sına dair pek çok belge ve eşya burada sergilenmekte.



• Anne Frank Evi -Kanal kenarinda bulunan evlerden birindeki gizli ilave bolumde 2 yahudi aile ikinci dunta savasinda 2 yil boyunca nazilerden bu bolumlerde kalarak saklanabilmişlerdir. Sonrasinda ise tutuklanıp toplama kampına götürülmüsler. 2 yıl boyunca yasadıklarını anlattıkları orjinal günlüklerinden yaşama mücadelerini okuyabilirsiniz.


*Çiçek Pazarı - Binlerce tohum;laleleri görünce biz neden yapamadıık serzenisinde bulunuyorsunuz.Oldukça ucuz standların sahiplerinin coğu türk.


• Asırlık Albert Cuypmarkt pazarı

• Red Light District - Bir cadde düşünün; pencerelerde kadınlar dans şovları yapıyor, günün neredeyse 24 saati açık kabareler ve striptiz club’ları var. fotoğraf çekmemek sartiyla bu bolgeyi gezebilirsiniz..

* Openbare Bibliotheek Avrupa’nın en büyük halk kütüphanesi ünvanına sahip bu binanın tepesinde internette işi olanların beyaz kanepelere kurulduğu, Amsterdam’a tepeden bakan bir de café var.


*Foam Kanal kenarında eski bir evde kurulmuş olan FOAM, fotoğraf sevenlerin müzesi. Özellikle reklam ve moda fotoğrafına ilgisi olanların görmesi şart.

*Heineken Brewery Hollanda’nın dünya çapında tanınan birası, 1988’de fabrikasyonu durdurduğu binasını bugün biranın yolculuğunu anlatan, içerisinde 4D animasyonların olduğu bir tür müzeye dönüştürmüş durumda.

Ne zaman Amsterdam'a Gitmelisiniz?

Önerim, Ekim'e Mayıs ayları. Amsterdam Temmuz ve Ağustos aylarında oldukça kalabalık olabiliyor. Amsterdam ziyaret etmek için diğer uygun zaman lale sezonu: şehir Mart ayı gibi erken bir çiçek patlamaları yaşayor ve bu Mayıs ayı ortasına kadar devam ediyorHemen hemen her sezon yağmur yağabilen bir ülkede olduğunuzu da unutmayın derim.

Nerede Konaklamalısınız?

Hotel Arena

Arena’nın mottosu minimalist, modern ve şık. Burada kalmaktaysanız muhteşem manzarası sayesinde lokallerin uğrak yeri olan ToDrink kahvesinde, akşam ToDine lokantasında, gece ise ToNight barında sık sık reklamcı ve koleksiyonerlerle karşılaşacaksınız.

http://www.hotelarena.nl/

Lloyd Hotel

Eski bir gençlik hapishanesinin yeniden restore edilmesiyle yaratılan otel, Atelier van Lieshout ve Marcel Wanders gibi yeni dönemde parlayan Flaman tasarımcıların işlerini de sergiliyor.

http://www.lloydhotel.com/

The College Hotel

Burası otelcilik okulu öğrencileri tarafından işletilen bir işyeri. The College Restaurant’da flaman yemeklerinin lezzetine varabilir, otelin barında Amsterdamlı yerli halkla kaynaşabilirsiniz.

http://www.thecollegehotel.com/

Eğer daha geniş ve karşılaştırmalı bir listeye bakmak isterseniz

http://www.amsterdamby.com/ sitesine bakmanizda fayda var

Nereden Alışveriş Yapmalısınız?

Amsterdam kutu gibi binalar ve çikolatadan yapılmış gibi duran evlerinin yanı sıra, farklı seçenekleriyle alışveriş için ideal.

Şehrin en yoğun alışveriş caddesi Kalverstraat, tasarım butiklerin olduğu De Negen Straatjes ve biraz daha alternatif seçenekler sunan Utrechtsraat yürüyüş rotalarınızda olması gereken duraklar.


Eğer vintage alışveriş seviyorsanız, Laura Dols (Wolvenstraat 6&7) ve Episode (Waterlooplein) en temiz, kaliteli malları uygun fiyatlara bulabileceğiniz dükkanlar.Yolunuzun mutlaka Overtoom 31 numaradaki eşya, kanape, çanta tasarım dükkanı Friday Next’ten geçmesi şart.

Amsterdam'da Gecce Hayatı

Gerçek bir Amsterdamlı gibi yemek sonrası barlar arasında dolaşmak isterseniz sizin mahalleniz De Pijp olacak. Eerste Van der Helststraat, Ferdinand Boisstraat, Daniel Stalperstraat sokakları boyunca Flamingo, Het Paardje, Café de Pijp gibi pek çok kahve, 23:00’den sonra sizi bir kokteyl içmeye bekliyor. Bardan bara gezmek dışında club ve dans ortamlarını sevenler için de çok renkli bir şehir Amsterdam.


Lux

Gece çıkmadan bir şeyler içmek isterseniz, mekanınız: Lux. Buradan sıkılırsanız hemen yanındaki Kamer ve Weber de, iş ve yemek sonrası içkilerini yudumlayan insanlarla kaynıyor olacak.

http://www.hotelweber.nl/

Paradiso

Magnetic Fields, Girls Like Us, Crocodiles. Berlin, Londra, Paris sahnelerinden dub, funk, house, dans müzikleri. Dikkat: Paradiso’ya giren sabah 5’ten önce çıkamıyor.

http://www.paradiso.nl

Melkweg

Can Bonomo’nun da Eurovision turnesi kapsamında konser vermiş olduğu mekanda aynı zamanda tiyatro ve sinema gösterimleri de yapılıyor.

http://www.melkweg.nl

Studio 80

Techo- House statüsünde Avrupa'nın en iyi yerlerinden biri olarak kabul edilen bu club, gece yarısından sonra hareketlenmeye başlıyor.

http://www.studio-80.nl/

Club 8

Üst katında club, orta katında bilardo masaları, girişte genç sanatçıların işlerinin asılı olduğu bir galeri. Bu çok katlı mekanda özellikle üniversite öğrencileri takılıyor.

http://www.club-8.nl/

OT301

Konserlerin, sergilerin gerçekleştiği; film gösterimleri, haftalık yoga dersleri, workshop ve partilerin yapıldığı, duvarları graffitilerle kaplı alternatif bir kültür merkezi olan OT301, adını adresinden alıyor. Radikal ve aktivist bir sanat topluluğunun hayata geçirdiği bir proje.

http://ot301.nl/


Haftaya hayallerimizin götürdüğü farklı bir kentte görüşmek üzere..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Nermin Yurtoğlu

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!