Kenan Erçetingöz
Tüm yazıları KENAN ERÇETİNGÖZ kenanercetingoz@gecce.com 30.07.2010 12:41

OSCAR OTOBÜSÜ’NÜN HİKAYESİ!

İstanbul'u hiç turistik otobüsle gezmemiştim. Hele hele otobüsün üst katında sevgili Saba Tümer, Ayşe Özyılmazel ve 25 tane yabancı manken kız olunca bir başka güzel oldu seyahatimiz..

Taksim'den başlayan turumuz, insanların şaşkın bakışları arasında Tarlabaşı, Unkapanı Köprüsü, Eminönü, Galata Köprüsü olarak devam etti.. Dolmabahçe Sarayı, Beşiktaş, İstinye, Boğaz, Bebek, Ortaköy, Dolmabahçe, Nahide, Reina ve Sortie'de son buldu..

Gelin gibi süslenmiş ve giydirilmiş olan mekan oscarları otosübümüzün üstünde ellerinde gecce.com bayrakları olan manken kızlarımız dans ettikçe, yerli-yabancı herkes fotoğraf-video çektiler, alkışladılar ve el salladılar..

Kendimi seçim otobüsünde gibi hissettim.. Hep İstanbul'a Vali, Belediye Başkanı falan olmak istemişimdir. (belki bir daha ki yaşamda olur).. Çift katlı otobüsten İstanbul'a bakmak, gezmek, el sallamak iyi geldi. “Çakma Başkan” gibiydim.. Saba Tümer ve Ayşe Özyılmazel de aynı duyguları yaşadılar..

Baktım yetkililer İstanbul'a sahip çıkmıyor, (tam tersine köstekliyor) ben çıkayım dedim.. Son nefesime kadar da sahip çıkacağım.. Dünya şehri İstanbul'un sessiz-sedasız, içine kapanık, kader mahkumu olmasına müsaade etmeyeceğim..

* * *

Her şey, “Bu sene nasıl bir ödül töreni yapalım ama çok farklı olsun?” sorusuyla başladı..

Herkes ödül töreni yapıyor, bizde 8 yıl yaptık. Hem de İstanbul'un en güzel mekanlarında, en başarılı sanatçılarla, en sosyetik davetlilerle yaptık.

Ama hep aynı 500 kişiye yapılıyor bu tip davetler, kapalı devre oluyor, biz bize eğleniyoruz.

Yine aynı şekilde en güzel mekanlardan birinde yapar geçerdik ödül törenini.. Ama farklı olsun dedik.. İstanbul'a yakışsın istedik.. “İstanbul bunu hak ediyor” dedik..

Ve o zaman çift katlı turistik otobüs ve muhteşem bir şovla tüm İstanbul'u gezip ödülleri hak edenlerin ayağına götürelim fikri ortaya çıktı..

Her zaman şampiyonların bu tip otobüslerle attıkları turlar, şampiyonluklar, başarılar, taraftarla kaynaşma ve başarıların otobüsle yansıtılış şekli beni hep cezbetmiştir.

İnandığım bir şeyi, sonucu ne olursa olsun mutlaka gerçekleştiririm. Bu otobüs fikri ortaya çıkınca “nasıl olacak, nasıl sonuçlanacak?” diye hiç düşünmedim, inandım ve yaptım.. Yaptık..

Sevgili eşim Gül aslında mekan oscarlarının en büyük mimarı ve destekçisi.. Ben her yıl “artık yapmayacağım” dedikçe, “hadi, hadi kalk bakalım, hadi yürü, oscarları yap” diyen kadın.. Tek kılıbıklığım da bu konu herhalde..


Sevgili Olcayto Ahmet Tuğsuz.. 9 yıldır hep yanımızda. Dost-kardeş-arkadaş.. Organizasyonlar konusunda inanılmaz bir tecrübe ve bilgi birikimine sahip.. Zaten törenlerimizden belli değil mi?

Saba Tümer, Saba Tümer.. Çeşme'den tatilini bıraktı geldi, Nur Yerlitaş ona bir günde kıyafet dikti..

Ayşe Özyılmazel, “ağbi bir şey lazım mı?” mesajı attı, “hadi biletini gönderdim, Bodrum'dan gel” dedim ve geldi..

Sevgili dostum Acun Ilıcalı.. “Seninle özel bir şey konuşacağım, akşam Sortie'de buluşalım” dedim, işini gücünü bıraktı ve hiç gelmediği Sortie'ye, “ağbi kötü bir haber mi var?” diye geldi.. Sürprizi görünce şok oldu..


Duayen Beyti ve eşini de yemeğe davet ettik, “ne zamandır görüşemiyoruz” dedik.. Erol Kaynar ağbimize “özel bir mesela var, konuşabilir miyiz” dedik..

Bunlar sürprizin bir parçası.. Daha neler oldu, neler..

Hakan Kural.. Ajansımız.. Otobüs giydirmeler, görseller, bayraklar vs. onun işiydi.

Ve Tabii ki gecce.com ekibi.. Erol, Burak, Dilara, Yasemin, Onur, Cihan, Beril, Deniz, Nuri, Hakan ve Dürdane..

Hepsine binlerce teşekkürler…

* * *

Dünyada eşi benzeri olmayan bir ödül töreni gerçekleştirdik.
Gecce Oscar Otobüsü mekanların önünden geçerken, “bizde ödül aldık mı acaba?” diyen yüz ifadelerini gördüm.. “İnşallah seneye gecce otobüsü bizim mekana da uğrar, bunun için çalışacağız. Gerçekten imrendik ve mekanımızın önünde otobüsün durmasını diledik” diyen mesajları da okudum..

Zaten amaç bu değil mi? Kaliteyi ödüllendirmek veya ödül almak için kaliteyi yükseltmek..

İnanın İstanbul bunu hak ediyor.. “Hadi gel restoran açalım, çok para kazanırız” mantığı yerine, “ben daha iyi nasıl olabilirim, en iyi lezzeti nasıl yakalayabilirim, İstanbul'a nasıl layık olabilirim” mantığını desteklemek için yapıyoruz tüm bu çabaları, yorgunlukları..

Ama güzel yorgunluklar bunlar..

Gecce bitip de eve gidince 6 saat otobüste ayakta gezmekten belimin tutulduğunu hissettim.. Müthiş bir ağrı vardı ama mutluluk, ağrıyı ezdi geçti..

Boğaza baktım, köprülere baktım, kocca İstanbul'a baktım.. Gülüştük.. “Seni seviyorum İstanbul” diye bağırdım.. O da bana göz kırptı..

Bizleri var eden sizlere, tüm okurlarımıza çok teşekkür ediyorum..

Olmazsa olmazlarımız, sponsorlarımız Jack Daniel's, Home Store, Ay Yıldız ve Plan Tours'a çok teşekkür ediyorum..

Ödül alan herkesi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum..

Bu arada, kırılanlar, bozulanlar, çatlayanlar, kıskananlar kusura bakmasın..

“En uzak mesafe ne Afrika'dır, ne Çin, ne Hindistan, ne seyyareler, ne de yıldızlar gecceleri ışıldayan... En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.....“ demiş Can Yücel..

Yaşasın internet magazinciliği..

Yaşasın gecce.com..
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Kenan Erçetingöz

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!