Fikret Ercan: Bu inanılmaz bir başarı!

“Gecce Mekan Oscarları” bitti bitmesine ama tüm İstanbul Salı geccesi Suada’da gerçekleştirdiğimiz ödül töreniyle yankılanıyor. Telefonum call center gibi çalışıyor; hiç susmuyor. Mesajlar durmuyor. Tebrikler bitmiyor.

Kenan Erçetingöz

Herkeste aynı şaşkınlık, aynı hayret! “Nasıl oluyor tüm bunlar? Nasıl her yıl başka bir şeyler yapmayı başarıyorsunuz? Nasıl her yıl herkesi şoke ediyorsunuz?” sorularının ardı arkası kesilmiyor.

Ve kilit soru da şu; Türkiye’de bu kadar büyük medya grupları varken ve kimse elini taşın altına sokmaktan özenle kaçınırken Gecce, nasıl bu kadar büyük bir organizasyona kalkışabiliyor? Arkanızda bilmediğimiz ve sizi destekleyen bir medya kuruluşu mu var?

Çok gülüyorum bu yorumlara.

Arkamızda Allah’dan başka kimse yok. Ve can dostlarımız var. Sırtımızı dayadık Gecce.com’a 16 yıldır kimselerin yapamadığını büyük bir başarıyla yapıyoruz. Öyle sanıldığı gibi ordu gibi bir ekibim de yok. Hepi topu 15 kişilik bir ekiple, büyük medya gruplarına kafa tutuyoruz.

Evet kabul ediyorum, yaptığımız iş deli işi. Her sene yapmayacağım diyorum ama ben yapmazsam bu misyonu kimse üstlenmiyor. Biri de çıkıp demiyor ki, bu sene de sektörü biz ödüllendirelim, onur konuğumuz siz olun. Onu geçtim yıllardır bu sektöre harcanan emek ortada. Ne Kültür Bakanlığı’ndan, ne Turizm Bakanlığı’ndan, ne de kurumsal derneklerden telefon açıp teşekkür eden bile yok. TURYID Başkanı bile geccemizde yoktu!

Son dönemin en çok yükselen sektörü yeme-içme ve eğlence bildiğiniz üzere. Ve bu sektöre Gecce Medya Grubu’ndan başka emek harcayan yok, gördüğünüz gibi. İstanbul’daki mekanları ödüllendiren, başarılarını taçlandıran, “bravo” diyen, Türkiye’den hak eden mekanları seçip takdir eden, çıtayı yurt dışındaki mekanlara atlatan bir Allah’ın kulu yok.
Hal böyle olunca “yapmayacağım” dememin bir anlamı kalmıyor; çünkü duramıyorum. Allah sizi inandırsın, o kadar yorgunluktan sonra Oscar sonrasında sabah erkenden işe gidip, 2017 yılı için neler yapacağımı not almaya başladım. (Detayları sonra anlatırım)

Çünkü ben işimi seviyorum. Herkes bir misyonla dünyaya gelir. Benim misyonum da bu. İster deli deyin, ister ruh hastası… Ne derseniz deyin ama şunu bilin ki başarı böyle geliyor.

Başarının en güzel yanlarından biri de duayenler tarafından takdir edilmek.

Gecce Mekan Oscarları töreninde özel ödül kategorisinde hak eden mekanlara ödüllerini vermesi için duayen gazetecilerden biri olan Fikret Ercan’ı sahneye davet ettim.


Biliyorsunuz kendisi Hürriyet Gazetesi’nin Yayın Koordinatörü. Fikret abi, öyle bir konuşma yaptı ki; tüm hislerime derman oldu.

“Öncelikle şunu söyleyeyim; sizin yaptığınız iş gerçekten inanılmaz ve çok büyük bir iş. Biz aşağı yukarı 42 yıldır Altın Kelebek Ödülleri’ni yapıyoruz. Arkamızda dev gibi bir Hürriyet Gazetesi, Kelebek Gazetesi var. Neler yaşadığımızı ben biliyorum. Sizin arkanızda, yanınızda hiç kimse yok. İnanılmaz bir başarı. Türkiye’de böyle bir marka yaratmak, böyle bir marka oluşturmak, böyle bir gecce düzenlemek; benim aklım almıyor. Gerçekten haklısın bırakıp kaçılacak bir iş.” dedi Hürriyet Gazetesi Genel Koordinatörü Fikret Ercan.



Ama biz bırakıp kaçmıyoruz. Aksine daha da sahipleniyoruz.

Buradaki doğru mantık şu. Benim ömrüm gazetecilik yaparak geçti. Her kademesinde çalıştım. En dibi de gördüm, en tepeye de çıktım o medya holdinglerinde. Ama sonunda kendi işimi kurdum. Çünkü teknolojinin bu yöne kayacağını, internetin yükselen bir değer olacağını biliyordum. Ama siteyi bir internet sitesi gibi yönetmedim. Her zaman ekibime dedim; “Bir gazete titizliğinde çalışacaksınız. İnternet diye boşlamayacaksınız hiçbir şeyi. Burada herkes New York Times’ı çıkartıyormuş gibi çalışacak. Haberlerin saati şaşmayacak; köşe yazılarının günü geçirilmeyecek. Okuyucu her defasında yeni bir şey görecek bu sayfalarda. Sizin gazeteniz de bu çünkü”

Bu kadar emek ve özveriyle büyüttüm Gecce’yi. 16. yaşına getirdim. Bu kadar çok çalışınca ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlayınca başarı da kendiliğinden geliyor. İşte o zaman arkanızda kimsenin durmasına gerek kalmıyor. Çünkü yoktan var edip yarattığınız markanız, aslanlar gibi dimdik bir kale edasında arkanızda duruveriyor. Ve gücünüzü kendiniz yaratmış oluyorsunuz.

Hep beraber daha nice yıllara inşallah..

Yaşasın internet gazeteciliği..

Yaşasın gecce.com..

Bunlarda ilginizi çekebilir: