BERKAY; Keşke 1 TL deseydim!

Ahmet Hakan’ın dünkü yazısını herkes okudu. Ben de katılmadığımı ve olayın tazminat davası olmadığını dünkü yazımda belirtmiştim.

Kenan Erçetingöz

Cevap hakkına saygılı köşe yazarı Ahmet Hakan, Berkay’ın konuyla ilgili açıklamalarına yer vermiş ve bugün şunları yazmış;

* * *

AYLIK gelirini mahkemede bin lira olarak açıklayan Berkay’ı kıyasıya eleştiren bir yazı yazmıştım dün.

Berkay aradı. “Bana haksızlık yapmışsınız” dedi.

Ve şunları söyledi:

Mahkeme salonunda duruşma başlamadan önce zabıt kâtibi, kimlik bilgilerimizi alırken aylık gelirimizi de sordu.

Arda Turan bu soruya gayet lakayt ve biraz da küstah bir şekilde “300 bin Euro asgari yazın” diye cevap verince biraz sinirlendim. Edasına, tavrına, tarzınaydı kızgınlığım.

Asgari ücretin 2 bin lira olduğu bir memlekette aylık kazancın bu tarzda ifade edilmesine tepki olsun diye ben de “Aylık gelirim bin lira yazın” dedim.

Ancak ne yazık ki neye tepki gösterdiğim tam olarak anlaşılmadı.

Keşke “bin lira” yerine “bir lira” deseydim. Belki tepkimi çok daha iyi ifade etmiş olurdum. Ama “bin lira” derken tek bir maksadım vardı: Lakayt ve küstah tavra tepki göstermek.

Benim her şeyim şeffaf... Devlete tek kuruş bile borcum yok... Her türlü denetime açığım. Maliye’ye “Beni inceleyin” diye başvurdum.

Bizde tek taraflı atış olmaz, bir. Cevap hakkına saygı en büyük şiarımızdır, iki. Takdir kamuoyunundur, üç.


* * *


Ahmet Hakan, Berkay’ın açıklamalarını aynen yayınlamış ve olayın gerçeğini ve maksadını kamuoyuna aktarmış. Ama yazısını 3 demiş ve bırakmış.. Dilinin ucuna gelmiş ama yazmamış yani..

Hata yaptın Berkay!

Evet, keşke “Aylık gelirim 1 TL” deseydin..

Ya da mahkeme salonunda Arda Turan’ın lakayıtlığına kızıp, onun düştüğü hataya düşmeseydin!

Bırak, onun “300 bin euro yazın” küstahlığını toplum yargılasaydı. Mahkeme hakimi “kendine gel” deseydi. Sana ne?

Neyse olan olmuş, konuşulanlar konuşulmuş. Kim ne algılamak isterse algılar zaten. Her zaman olduğu gibi olayları, “Berkaycılar-Ardacılar” maçına çevirmek her zaman yaptığımız şey maalesef..

Oysa davanın özü; Bir kadının cinsel tacize uğraması.. Burun kırılması.. Hastaneye silahla gidilmesi.. Ruhsatız olan silahla ateş edilme davası..

Buna da Türk adaleti doğru cevabı verecektir zaten..

Bunlarda ilginizi çekebilir: