Cem Ceminay
Tüm yazıları CEM CEMİNAY cemceminay@gecce.com
12.12.2017 12:04

Uçtu uçtu Altın Kelebek uçtu!

44. Altın Kelebek ödülleri Pazar akşamı sahiplerini buldu.

İyi, kötü ne olursa olsun istikrar fakiri canım Türkiyem’de bu kadar uzun süredir aynı organizasyonu düzenleyebilmek büyük bir başarı sayılır.

Sırf bu nedenden dolayı Altın Kelebek ekibini kutlamak gerekir.

Büyük bir kararlılıkla geleneklerini sürdürmeye devam ediyorlar.

Karşılaştıkları zorluklardan ve aldıkları eleştirilerden yılmıyorlar.

Televizyonda canlı yayınlanan ödül törenlerini yapmak kolay değildir.

Hiç beklenmedik anda bir aksilik çıkabilir ve tüm emekleri bir anda sıfırlayabilir.

Sadece biz de değil bu işi çocuk oyuncağı haline getirmiş Amerika’da da durum aynıdır.

Geçtiğimiz yılki Oscar geccesi son anda yaşanan skandal bunun en son kanıtıdır.

Baştan sona kadar düzgün giden töreninin finalinde ‘En İyi Film’ ödülünü takdim etmeye hazırlanan Warren Beatty’nin eline yanlış bilgi kartını tutuşturdular.

Hollywood’un yaşayan en kıdemli aktörünün unutulmaz bir gafa imza atmasına neden oldular.

Beyaz perdenin 80 yaşındaki efsane yıldızı bir an şaşkınlığını yenemedi, kazanan ekip yerine kaybedenleri sahneye davet etti.

Yapılan hata kısa süre içinde anlaşıldı ama iş işten geçti.

89. Akademi Ödül Töreni bu talihsiz olayla Oscar tarihindeki yerini almış oldu.

Bu seneki Altın Kelebek Ödül Töreni’ni hata yapıp geçen yıl düştükleri duruma düşmemek üzere kurgulamışlar.

‘’Hangi durumdu o ?’’ diye merak ediyorsanız Okan Bayülgen’e sorun.

O gecce sunuculuğunu üstlendiği törenden beri ekranla arası bozuldu.

Bodrum’da ’Dada Salon’ adını verdiği bir mekanı işleterek oyalanıyor.

Neyse aldıkları önlemler işe yaradı.

Bu seferki Altın Kelebek Ödül Töreni’ni yaptıklarına pişman olarak kapatmadılar.

Ama dikkatli olmak için gösterdikleri çabalar ekrana huzursuz bir imajla yansıdı.

Magazin dünyasının en renkli ünlüleriyle dolu bir gecce de donuk ve sönük geçti.

Tören öncesi Kırmızı Halı’da sunucu Özge Ulusoy’a Kelebek yazarlarından Cengiz Semercioğlu ve Onur Baştürk eşlik etti.

Üçü birlikte gayet uyumlu bir çalışma sergiledi.

Yanlarına gelen ünlüleri müthiş abartılı bir şekilde sürekli pohpohladılar.

Ben o ünlülerden biri olsam egom ister istemez o kadar şişerdi ki salona girmez derhal evime dönerdim.

Çünkü içerde ne ödül verirlerse versinler Kırmızı Halı’da olduğundan daha fazla kesinlikle onurlandırmazlardı.

Örneğin Kadir Doğulu’nun oyuncu eşi Neslihan Atagül Doğulu’ya önce "çok iyi görünüyorsun’’ dedikten sonra "kıyafetin harikulade’’ diye bir övgü eklediler.

Gecceyi bir şampuan markasının sponsorluğunda düzenlediklerinden dolayı ‘’ışıl ışıl saçlar desen mükemmel’ diye buram buram reklam kokan laflar ettiler.

Kızcağız da ne yapsın çaresiz kaldı, havaya girdi ‘aynen öyle’ diye cevap verdi.

O anda içimden ‘’Tevazu diye bir şey varsa oralara uğramamış olmalı’’ dedim.

Daha sonra yine Neslihan’a gözaltındaki torbaları aldırıp aldırmadığını sordular.

Nereden akıllarına geldiyse ‘’Sakın aldırma. Sana yakışıyor’’ dediler.

Neslihan aynı şaşkınlıkla ‘’Hayır babamın da öyleydi aklımın ucundan geçmiyor’’ deyiverdi.

O anda 25 yaşındaki bir kıza gözaltı torbalarını yakıştırdıklarına mı, yoksa o genç kızın annesi yerine babasına benzemeye çalışmasına mı yanayım bilemedim.

Kırmızı Halı sonrasında salona geçildi ve ödül töreni görsel şov eşliğinde Aybüke Pusat’ın muhteşem bale gösterisiyle başladı.

22 yaşındaki Ankaralı yeteneğin performansı hem zarif hem de çok başarılıydı.

Gerçi baleden pek anlamam ama en azından bana öyle geldi.


Daha sonra geccenin sunucuları Ayça Ayşin Turan ve Cem Davran sahnedeki yerlerini aldı.

‘Karagül’ ve ‘Meryem’ dizileriyle büyük bir hayran kitlesi edinen Ayça Ayşin çok güzel ve özellikle ‘gözleri ömre bedel’ türden havalı bir kadın.

Cem Davran da sempatik ve başarılı bir oyuncu ve sunucu.

Ama ikisi yan yana Amerikalı yazar Neil Simon’un ‘The Odd Couple’ oyunundaki Oscar ve Felix gibi birbirlerinden gecce ile gündüz kadar farklı inanılmaz uyumsuz bir ikili olmuşlardı.

Sunumları son derece tutuk, soğuk hatta mekanikti.

Robot gibi ellerindeki kartlarda yazılanları okudular.

Cem Davran’ı herhalde tiyatro deneyimi olduğu için seçtiler.

‘’Bu sağlam adam sunumunda gaf yapmaz’’ diye düşündüler.

Ancak normalde karizmasını konuşturan adaşım bu kez düzgün davranmaya çalışmaktan magazin ödülleri sunucusundan çok, noterden gelmiş bir görevliyi veya devlet dairesinde acayip ciddiyet içinde çalışan mutemetleri andırıyordu.

Hatta onun için ‘Bu gecce için uzaydan yolladılar’ deseler itiraz eden çıkmazdı.


Geccenin yıldızı sevgili Ajda Pekkan’dı.

Sahnede çok iyi performans sergiledi.

Playback yapması dansçıları sayesinde sırıtmadı.

Süperstar ayrıca arkasına bir DJ alarak gösterisini daha da zenginleştirdi.

Dikkatimi çeken nokta hem Ajda hak ettiği alkışı alamamasıydı.

Tıpkı harika bir düet yapan Muazzez Abacı ve Ferman Akgül ikilisi gibi.

Salonu dolduran davetliler sanki oraya lütfen teşrif etmiş ve şov izlemeye değil cezalarını çekmeye gelmiş mapushane mahkumları görüntüsündeydi.

Hiçbir coşku yoktu.

Ben organizasyonun başında olsam ilk reklam arasında hepsini kovar efektlerle devam ederdim.

En azından salondan herkes tarafından duyulan bir ses çıkmasını sağlardım.

Bunlar dut yemiş bülbül gibi yerlerinde oturmaktan başka hiç bir şey yaramadı.

Salondaki oturma düzeni de ödül alacaklara göre dikkatsizce hazırlanmıştı.

‘Survivor’ ile en iyi yarışma ödülünü kazanan ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı oturduğu sıradaki insanların ayaklarına basmamak için cambazlık yaparak sahneye çıkmak zorunda kaldı.


Geccenin en ünlü yıldızlarından Tarkan ‘Beni Çok Sev’ şarkısıyla ödül kazandı.

Megastar tek başına yerinden kıpırdamadan playback olarak şarkısını söyledi.

Abartıda tavan yapan geccede onunkine de tabi ‘unutulmaz performans’ dendi.

Bu arada Tarkan’a ödülünü veren Cem Yılmaz bile geccenin havasına girmişti.

Tutuktu.

Esprileri yerine oturmadı.

Ama hiç fark etmedi.

Onun için de her zamanki gibi ‘gülmekten kırdı geçirdi’ denildi.

Tıpkı ‘En İyi Komedi&Romantik Komedi Dizisi’ ödülünü kazandıklarında peş peşe birbirinden soğuk espriler yapan ‘Güldür Güldür’ ekibi için denildiği gibi.


17 yaşındaki şarkıcı Aleyna da şarkı söyleyen ünlü isimler arasındaydı.

Eğitimine Amerika’da devam ettiğini göstermek için kendisinden başka salonda ve ekran başında kimsenin anlamadığı bir İngilizce parçayla başladı.

Arka planda nedense ‘Aleyna disiplin cezasında’, ‘Demet’ten Aleyna’ya ayar’ ve ‘Valilikten Aleyna’ya İptal’ diye eski haber başlıkları geçiyordu.

Normalde insan bunları olumsuz haberler diye unutturmak ister.

Tilki tam tersi hepsinin referansları olarak duyulmasını arzu ediyor.

Aleyna bir piyano ve klarnet eşliğindeki şovunu son zamanlardaki en popüler parçası ‘Sen Olsan Bari’ ile bitirdi.

Salondaki alkış sesi yine eksikti.

Altın Kelebek ödülleri halkın oylarıyla veriliyor diyorlar ama bence bizdeki tüm benzer etkinliklerde olduğu gibi organizasyonu yapanlar kazananları belirliyor.

Yoksa bu yıl hiç ortalıkta gözükmeyen Sezen Aksu nasıl ‘En İyi Pop Müzik Kadın Şarkıcı’ ödülünü alabilir?
Tüm zamanların deseler anlarım.

Ama bu yıl?

Athena da Gökhan Özoğuz’un ‘O Ses’ yarışması jürisinde kendini göstermesi ve hafızlara kazınmasıyla bence ‘En İyi Pop Müzik Gurubu’ ödülüne layık görüldü.

Altın Kelebek bu yıl sınırlarımızı da aştı.

‘Azerbaycan’ın en parlak yıldızı’ diye yepyeni bir kategori yarattılar ve ödülü 35 yaşındaki Azeri popçu Röya Ayhan’a verdiler.

Yarattıkları bir başka ödül kategorisi ise ‘En İyi Instagrammer/Youtuber’ oldu.

Kazanan 19 yaşındaki Enes Batur’a ödülünü Instagram kraliçesi Şeyma Subaşı takdim etti.

Şeyma son derece doğal ve tatlıydı.

Keşke ödül törenini eşi Acun ile birlikte o sunsaydı.

Çok daha ilginç olurdu.

Bu arada sosyal medyanın gücü de bu yılki törende taçlanmış oldu.

Çektiği oyun videolarıyla 5 milyondan fazla aboneye sahip Enes Batur ‘’Bu ödül hepimizin başarısı, azmi, çalışması MUTLULUĞU. İyi ki varsınız. Ailem’’ diyerek takipçilerine daha sonra bir de bolca paylaşılan bir teşekkür mesajı yolladı.

Altın Kelebek jürisindeki uyanık gazeteciler kimseyi ihmal etmedi.

Kenan İmirzalıoğlu, Tuba Büyüküstün, Erkan Petekkaya, Cansu Dere, Engin Akyürek ve Songül Öden için de bambaşka bir ödül kategorisi yarattı.

Onları da ‘Kendi Mucizesini Yaratanlar’ diye ödüllendirdiler.

Sevgili Erkan oyunculukta olduğu gibi ticarette de çok başarılı bir işadamıdır.

Mestet adında Beykoz’da çok kaliteli bir kasabı, ocakbaşısı ve farklı yatırımları vardır.

Onu anladım da diğer ünlü isimleri herhalde ödülsüz kalmasınlar diye mucize yaratanlar listesinin içine kattılar.

Yoksa Cansu Dere’nin yarattığı bir mucizeden haberi olan varsa söylesin lütfen biz de bilelim.

Neyse bir ödül töreni daha kazasız belasız bitti ya gerisi hiç önemli değil.

Magazin dediğiniz uzun bir maraton.

Artık önümüzdeki törenlere bakacağız.

Hepimize geçmiş olsun.

Uçtu uçtu ne uçtu?

Altın Kelebek uçtu!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!

YORUMLAR

(1 Yorum Yapıldı)

Misafir(ercan ) klarnet değil ney eşlik etti aleyna tilki kardeşimize.

12.12.2017 13:07:55
Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz