Çocuk yaşta müzikle tanışan, lise yıllarında mobilyacı çırağı ve pazarcı olarak çalışan Tolga Sarıtaş’ın hayatı tiyatroyla farklı bir yöne evrildi. Küçük rollerle başladığı oyunculuk serüveni, Şehzade Cihangir ve Ali Mertoğlu karakterleriyle geniş kitlelere ulaşırken Söz dizisiyle Uluslararası Emmy adaylığına kadar uzandı.
Hayatın İçinden Gelen Bir Başlangıç
30 Mayıs 1991'de İstanbul'da dünyaya gelen Tolga Sarıtaş, aslen Sivaslı bir ailenin çocuğu. Halil Akkant Lisesi'nden mezun olan oyuncunun gençlik yılları, yalnızca okul ve oyunculuk hayalleriyle geçmedi. Annesinin onu hayatı daha yakından tanıması için mobilyacıya çırak vermesiyle çalışma hayatıyla erken yaşta tanıştı. Bir dönem pazarcılık da yapan Sarıtaş, farklı işlerde çalışarak genç yaşta sorumluluk aldı.
Müzik Önce Geldi, Tiyatro Sonra
Sarıtaş'ın sanatla ilişkisi ise oyunculuktan önce müzikle başladı. Henüz 8 yaşındayken bağlama çalmaya başlayan oyuncu, ilerleyen yıllarda bas gitar ve bateriye de ilgi duydu. Rock müzikle tanışmasının ardından arkadaşlarıyla Grup Omega'yı kurarak küçük barlarda sahne aldı.
Tiyatro da bu dönemde hayatına girdi. Esenyurt Belediye Tiyatrosu ve Tiyatro Zeytindalı'nda sahne deneyimi kazanan Sarıtaş, oyunculuğu zamanla mesleğe dönüştürdü.
Küçük Rollerden Şehzade Cihangir'e
Kamera karşısındaki ilk deneyimini 2009'da Bahtı Kara filmiyle yaşayan Sarıtaş, ardından Sen de Gitme, Arka Sokaklar, Öyle Bir Geçer Zaman Ki ve 20 Dakika gibi yapımlarda rol aldı.
2013 yılında Muhteşem Yüzyıl dizisinde canlandırdığı Şehzade Cihangir karakteri, kariyerinde dikkat çeken bir dönemeç oldu. Ardından Benim Adım Gültepe ile ekran yolculuğunu sürdüren oyuncu, 2015'te Güneşin Kızları dizisindeki Ali Mertoğlu karakteriyle geniş bir izleyici kitlesinin karşısına çıktı.
Yavuz Karasu ile Emmy Yolculuğu
Sarıtaş'ın kariyerindeki asıl sıçramalardan biri ise 2017'de başlayan Söz dizisi oldu. Üsteğmen Yavuz Karasu karakterini canlandıran oyuncu, performansıyla 46. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde aday gösterildi.
Oyuncunun kariyeri sonrasında Arıza, Baba ve Teşkilat gibi projelerle devam etti. Sinemada ise Kötü Çocuk ve Yolun Açık Olsun yapımlarında rol aldı.
Sarıtaş'ın hikâyesinde dikkat çeken nokta, oyunculuğa tek bir kapıdan girmemesi. Müzikten tiyatroya, küçük rollerden başrollere uzanan yolculuğu bugün onu Türk televizyonunun tanınan oyuncularından biri hâline getirdi.