İzmir’de kendi kliniğinde hayatını kaybeden Op. Dr. Özlem Gültekin Çelik’in ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Olayın ardından ortaya atılan iddialar tartışılırken, geçmişte mahkeme kararıyla yapılan Adli Tıp incelemesine ait önemli bir belge de gündeme geldi.
Belge, özellikle Erhan Çelik’in boşanma sürecindeki eşinin madde kullandığı yönündeki iddiaları açısından dikkat çekiyor.
Adli Tıp Raporunda Ne Çıktı?
Erhan Çelik, daha önce verdiği şikâyet dilekçesinde Özlem Gültekin Çelik’in yasa dışı yollarla anestezik ve bazı reçeteli ilaçlar kullandığını öne sürmüştü. Çelik, bu konuda geçmişte eşinin tedavisi için çaba gösterdiğini ve maddelerin temin edilmesine yardımcı olduğunu iddia ettiği kişilerin isimlerini de savcılığa sunduğunu belirtmişti.
Ancak soruşturma sırasında ortaya çıkan Adli Tıp raporu, bu iddialar açısından farklı bir tablo ortaya koydu. 2026 yılında mahkeme kararıyla alınan kan, kıl, idrar ve tırnak örnekleri detaylı şekilde incelendi.
Rapora göre örneklerde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadı. İncelemede yalnızca doktorun tedavisi kapsamında kullanılan etken maddelerin bulunduğu belirtildi.
Dosyada Takipsizlik Kararı Verilmiş
Adli Tıp incelemesinin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6 Temmuz 2026’da söz konusu dosyayla ilgili takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı.
Bu belge, Özlem Gültekin Çelik’in ölümüne ilişkin soruşturmanın seyri açısından dikkat çekse de geçmişteki bu adli sürecin ölüm olayıyla doğrudan bağlantılı olduğu anlamına gelmiyor.
Gözler Nihai Otopsi Raporunda
Çelik ailesi ile Erhan Çelik’in avukatları da ortak bir açıklama yaparak geçmişteki hukuki süreçlerin ölüm olayıyla karıştırılmaması gerektiğini belirtti.
Özlem Gültekin Çelik’in 14 Ağustos 2026’daki ölümünün kesin nedeni ise henüz netleşmiş değil. Ölümün ardındaki soru işaretlerinin, devam eden toksikolojik incelemeler ve hazırlanacak nihai otopsi raporuyla açıklığa kavuşması bekleniyor.