Popüler müzik sahnesinin tanınan isimlerinden Mabel Matiz son projesiyle adli mercilerin radarına girdi. Şarkıcının dijital müzik platformlarında yayımladığı "Ha Leylim" isimli yeni tekli çalışması hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi bir hukuki süreç başlatıldı. Başsavcılığın yürüttüğü incelemenin temelini şarkının sözleri ve klibindeki görsel unsurlar oluşturuyor. Hazırlanan raporda projede yer alan görsel ve işitsel ögelerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinde tanımlanan "müstehcenlik" suçu kapsamında değerlendirildiği kamuoyuna duyuruldu. Savcılık klibin genel yayınına ilişkin yasal çerçeveyi inceleyerek söz konusu projenin sınırları aşıp aşmadığını tespit etmeye çalışıyor. Bu hukuki adım müzik dünyasında ifade özgürlüğü ve otosansür tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Meslektaşı İrem Derici'den Sosyal Medya Üzerinden Destek
Savcılığın soruşturma kararı magazin gündeminde ve sosyal medya platformlarında hızla yayıldı. Sanat camiasından karara yönelik ilk belirgin çıkış ise İrem Derici'den geldi. Popçu soruşturma haberlerinin yayılmasının ardından kişisel sosyal ağları üzerinden bir değerlendirme yaptı. Matiz'in projesine yöneltilen müstehcenlik suçlamasını haksız bulan sanatçı mevcut durumu eleştirmek için kültürel bir referans noktası seçti. Doğrudan hukuki süreci hedef almadan geçmişten günümüze dilden dile dolaşan anonim eserlerin içeriklerine dikkat çekti.
Geleneksel Türkü Sözleriyle Gelen Eleştiri
İrem Derici, Mabel Matiz'e yönelik müstehcenlik soruşturmasındaki tezatlığı vurgulamak amacıyla Anadolu'nun bilinen bir türküsünü örnek gösterdi. Şarkıcı paylaşımında "Halime'yi samanlıkta bastılar, şalvarını gül dalına astılar, gecesini bin beş yüze kestiler diye türkümüz var" sözlerine yer verdi. Bu alıntıyla geleneksel Türk halk müziğinde dahi cinsel çağrışımların ve müstehcen kabul edilebilecek tasvirlerin yıllardır sorunsuzca yer aldığını savundu. Popçu nesillerdir radyolarda çalınan ve toplum tarafından kanıksanan anonim eserlerin taşıdığı temalarla günümüz modern pop müziğindeki sözlere uygulanan yasal yaptırımları karşılaştırdı. Derici'nin bu ironik göndermesi sosyal ağ kullanıcıları arasında yüksek oranda etkileşim aldı ve sanatın sınırlarına yönelik süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.