İyi özellikleri seviyor, kötü olanları ise sevmiyoruz, neden?

Nasıl daha iyi biri olabilirim? Nasıl kendimi geliştirebilirim? Kötü özelliklerimi nasıl yok edebilirim?... Hepimiz içimizde iyi nitelikler geliştirme çabasındayız. Bu, insanoğlu için doğal bir olgudur. Ama neden içimizde böylesi bir istek taşıyoruz?

Yaşam Bilimi

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi, Tanrı’yla aramızdaki ilişki çok yakındır.

Tanrı; lütuf, merhamet, doğruluk, dürüstlük, adalet gibi sayamayacağım kadar tüm iyi özelliklerin kaynağıdır ve bizler, tüm erdemlerin kaynağı, Tanrı’nın küçücük birer parçasıyız. Bu nedenledir ki, bizler doğal olarak iyi özelliklere doğru güçlü bir çekim duyarız.

Kusurlar, haksızlıklar, kötü özellikler ise hiç kimse tarafından sevilmez, sevilemez...

- “Hangi dünyada yaşıyorsunuz?” “Hiç kimse kusurları sevmiyor mu?” ...

Bu ve benzeri soruların zihninizde dolaştığını biliyorum. Kali yuga (çağ, asır) olarak adlandırılan ikiyüzlülük çağındayız. İnsanlar soyma, dolandırma çabasında birbirleriyle adeta yarışıyorlar.

- “Bir yandan dünyada olup biten kötülükleri söyluyor, diğer yandan hiç kimsenin kusurları sevmediğini söylüyorsunuz.”

İnsanların yalan söyledikleri gerçeğini inkar etmiyorum, ama eğer yalan söyleyen birine yalan söylerseniz, o bundan hoşlanır mı? Şöyle karşılık verir;

- “Bana yalan söyledin?”
- “Ama, sen kendin, günde, en az on kez yalan söylüyorsun.”
- “Söylüyor olabilirim; ama SEN, bana yalan söylememelisin.”

Yani yalan söyleyebiliriz ama, birinin BİZE yalan söylemesini istemeyiz. Bu “hırsızlar arasındaki dürüstlük” gibidir. Hırsızlardan biri, çete başına yalan söylerse, çete başı şöyle diyecektir; “Sen, bana yalan mı söyledin?” O, tüm hırsızların kendisine karşı dürüst davranmalarını bekler.

Bu örnekte olduğu gibi, doğal olarak diğerlerinin dürüstlük, adalet çizgisi içerisinde davranış sergilemelerini bekleriz. Ve kişi ne kadar kötü biri olursa olsun, eğer başkası, ona karşı kötü davranırsa, bundan asla hoşlanmayacaktır.

Neden mi? Çünkü;
Bizler mükemmel olan Tanrı’nın birer parçasıyız. Ve doğası gereği her bir parça, bütünüyle bir olmak ister. İyi nitelikleri seviyor ve kötüleri sevmiyor olmamızın, dahası zayıfların tarafını tutuyor; merhametli, şefkatli vb. olmamızın arkasında yatan gerçek neden işte budur...
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: