Sedef Çalarkan
Tüm yazıları SEDEF'İN PEMBE KAFASI Sedef Çalarkan sedefinpembekafasi@gmail.com 09 Ağustos 2017 10:00

Büyükada hala kurtarılmış bölge!

Kendimi bildiğimden beri o kadar çok başkaları için bir şeyler yapmaya çalışıp, öyle büyük hayal kırıklıkları yaşamışım ki… Tam da bu yüzden son zamanlarda kendimle baş başa zaman geçirmekten çok büyük zevk alır hale geldim… Yalnızlığım ile arama hiçbir şeyin girmesini istemiyorum. Nedense böyle daha güvende hissediyorum. Yapmak istediğim şeylere daha iyi odaklanıyorum. Üretkenliğim böyle daha çok artıyor. Kimseye ihtiyacım olmadığını hissetmek egomu okşuyor. Bu dünyada hiçbir şeyin ve hiç kimsenin garantisi yok.

Bunu anlayan şanslı azınlık içerisinde olduğumu hissediyorum. Hayal kırıklıklarım azaldı. Çünkü hiç kimseden bir beklentim kalmadı… Size tavsiyem yalnız kalmaktan korkup çürük dallara tutunmayın. O dallar zaten zamanla kırılır… Bütün bunların farkına varmak beni daha mutlu ve pozitif bir insan yaptı. Biliyorum ki dostlar da o “an” var. Belki yarın hepsi bambaşka yollara gidecek. İşte tam da o “an”ların tadını çıkarmak için dostlarımla bu hafta sonu çocukluk anılarımın olduğu Büyükada’ya gittim…


***


Büyükada Splendid Hotel: Güya Wallpaper’lara çıkmış, adanın en güzel oteli… Kendisini 3-5 marka fazla bildiği için toplumdan üstün zanneden, her fırsatta toplumu küçümseyen dergici kızlarımızın uğrak yeri. Soho House ve Splendid Hotel olmasa yaşayamayacak olan kızlarımız :) Bu hanım kızlarımız Wallpaper, ID- Magazine ve Wear Magazine vs… gibi trend dergilerini takip eder ve kendilerini çok önemli hissederler.


Genel kültürleri de zaten markaların son çıkardığı koleksiyonlardan ötesine gidemez. O kadardır inanın! Çalıştıkları dergiler sayesinde dünyayı gezip kraldan çok kralcılık taslarlar. Küçümserken dayandıkları bir altyapıları da yoktur. Beni en çok üzen yüzlerine yansıyan mutsuzluk ve ne kadar mutsuz olduklarının hala farkına varamamış olmaları…


Kızlar o bulunması çok zor Tom Sachs’ın Nike için tasarladığı ayakkabıyı bulup satın alsanız da mutlu olamazsınız :) Ondan anlayacak erkek yok. Anlayan erkeklerden de size hayır gelmez. Onlar kadınlarla ilgilenmiyor. Bilmişlik taslamaktan mutsuz oluyorsunuz. Yani bu kadar iddialı olsam Splendid Hotel’le yetinmezdim. Otel yenilenmiş güzel detaylar da var ama bu işlerden anlayan birisini mutlu edebilecek servis ve detay maalesef yok. Bu çok üzücü! Bir an düşündüm “Splendid Hotel detaydan anlayan İtalyan veya Fransız’ların elinde olsa nasıl olurdu?” .. Cevap “Muhteşem!” olurdu.

***


Anadolu Klubü: 4. geccenin sonunda Anadolu Klubü’nde Yaman’ın yeri Lavie’ye gittik. Selay’ım ve ben kendimizi sabaha kadar dans ederken bulduk…


İstanbul’da nargileli arap mekanlarından ve eğlenememekten o kadar bunalmışım ki, kendimi “Yaşasın medeniyet!” diye haykırırken buldum. Büyükada hala kurtarılmış bölge. Her din ve dilden insan mutlu, mesut, el ele dans ediyor… Güzel! Görmek istediğimiz tablo budur…


***


Raf Simons-Calvin Klein iş birliği: Çok beğendiğim Belçikalı tasarımcı Raf Simons, inşallah Calvin Klein’ın üzerindeki pası alır. Kampanya çekimlerini çok sevdim.


***

Zamansız Öneriler

Film: Toni Erdmann

Müzik: Muse- Mercy

İkon: Jim Morrison

Kitap: Tarih ve Ütopya- E.M.CIORAN

Seyahat: Colmar-Fransa

Mekan: AMBER-Hong Kong
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz