Ayşegül Yiğit
Tüm yazıları RÖPORTAJ Ayşegül Yiğit aysegul@gecce.com
08.03.2019 17:22

Bora Gencer: “İki tane şarkı söyleyip, kendilerine sanatçı diyorlar!”

“Elvedasız Şarkılar” projesi ile Barış Manço, Cem Karaca, Kerim tekin gibi sanatçıları anacak olan Bora Gencer, babası İlham Gencer ve güzel şarkıcı Derya Uluğ ile konser öncesi kuliste bir araya geldik. Tüm yararı TEYEV’e bağışlanacak konserde, üç nesil aynı sahnede görmek çok keyifliydi. Geccenin mimarı Bora Gencer’i sosyal sorumluluk projelerinde sık sık gördüğüm için sordum. “Sanatçı olduğunuz için bir sorumluluk mu hissediyorsunuz?” diye. Gencer, bunun insanlıkla alakasını olduğunu söylüyor. Gencer, aynı zamanda sanatçı olmanın kolay olmadığını düşünüyor ve ekliyor: “İki tane şarkı okuyup, piyasaya çıkan herkes sanatçı olduğunu iddia ediyor.”

“Elvedasız Şarkılar” projesi nasıl ortaya çıktı?

Bora Gencer: Ben İstanbul’da trafikten çok rahatsız olan bir insanım ve trafikte çok zamanım gidiyor. O yüzden de her türlü toplu taşıma araçlarını kullanıyorum. Bunlardan farklı bir şey daha yapıyorum. Bir tane motorum var. Motorla dolaştığım bir gün bir billboardta kaybettiğimiz bir sanatçının anma geccesini gördüm. “Neden bireysel yapılıyor? Daha toplu bir şekilde anma gecesi yapılabilir” diye düşündüm. Böylece yola çıkan iş, bugün Zorlu konserine kadar geldi. Bu konserde hem “Elvedasız Şarkılar” diyerek dünyada ve Türkiye’de kaybettiğimiz sanatçıları anarken hem de üç nesli bir araya getirdik. Derya Uluğ, ben ve babam…

Konseri TEYEV yararına yaptığımız için konserin bütün geliri emniyet teşkilatına bağışlanacak. Artı olarak dışarıda satılacak olan albümlerimin gelirleri de HAYTAB’a bağışlanıyor. Yani proje içinde proje oldu ve aynı zamanda da bedensel engelli kardeşlerimizi de davet ettik. Yani bir geccede bir taşla kaç kuş vuruyoruz bilmiyorum.

Nasıl bir gecce bizi bekliyor?

Hem “Elvedasız Şarkılar”dan söyleyeceğim hem de yeni albüm şarkılarından söyleyeceğim. Barış Manço, Cem Karaca, Tanju Okan, Harun Kolçak, Kerim Tekin, Ayten Alpman ve nice sanatçılarımızı anarken bir taraftan da yeni albümün şarkılarını söyleyeceğim ve eski albümlerimden de hatırlatmalar yapacağım. Bu işin içerisinde kayda değer çok fazla konu var.


Bu anma geccesini gelenekselleştirmeyi düşünüyor musunuz?

Bu gecce bize her şeyi gösterecek. Çok başarılı bir gecce olacağına inanıyorum. Bunu gelenekselleştirmek istiyorum. Seneye de yapmayı planlıyoruz. Seneye bu gecce anmadığımız ama aynı zamanda kalbimizde olan başka sanatçıları anacağız. Mesela bu gecce bir Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Müslüm Gürses, Murat Göğebakan, İbrahim Erkal gibi isimler yok. Çünkü gecenin bir süresi var. O yüzden seneye tekrarlamayı istiyoruz. Benim tarzım olmayan şarkıları da başka sanatçı arkadaşlarımız gelip söyleyebilir.

Derya Uluğ’un bu projeye katılımı nasıl gerçekleşti?

B.G: Birkaç kişi düşünmüştük üçüncü nesil olarak. Derya sağ olsun hemen kabul etti. Kerim Tekin’in şarkısını söylemek istediğini söyledi. Bu arada ben Tanju Okan’ın oğlu Tansu’ya ulaşamadım. Harun Kolçak’ın babası Eşref Kolçak’a da ulaşamadım. Ancak ulaştıklarım arasında Barış Manço’nun ailesi, Cem Karaca’nın eşi İlkim Hanım ve Kerim Tekin’in ailesi burada olacak. O yüzden de çok mutluyum. Onların burada olması çok kıymetli benim için.

Derya Hanım 3. Nesil olarak siz sahne alacaksınız, neler söylemek istersiniz?

Derya Uluğ: İlhami Gencer gibi bir üstad var. Aynı şekilde Bora Gencer de var ve yeni nesilden de ben varım. Bu benim için çok güzel tabi ki. Yeni nesli temsilen ben de buradayım.


Anma geccesi olmasının yanı sıra aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesine dahil oldunuz…

D.U: Bugün çok hayırlı bir gün. Bu ülkeye hizmet vermiş insanların aileleri burada. Onların yararına yapılan bir konser zaten. Başta Bora Gençer, İlhami Gençer olmak üzere düzenleyen herkese beni de bu organizasyona dahil ettikleri için teşekkür ediyorum. Rahmetli Kerim Tekin’in “Kar Beyaz” şarkısını seslendireceğim. İnşallah bu gecceden elde edilen gelir ihtiyacı insanlara gider ve bu geccelerin niceleri düzenlenir. Ülkemizde sosyal sorumluluk projeleri çok fazla var. İnşallah daha çok ses getiren gecceler de olur.

Babanızla aynı sahneyi paylaşmak nasıl bir duygu?

B.G: Babamla çok sahne aldık, çok çalıştık. Babamın 70. Sanat yılını yaptım. Ama bu boyutta bir konserde ilk kez birlikte sahnede olacağız.

Bu akşam babamla burada çok değişik bir şey de yapacağız. Daha önce herkesin bildiği yerli ve yabancı şarkıları söylüyorduk. Babamın önerisiyle Godfather’a Türkçe şarkı sözü yazdım. Bu akşam benim yazdığım Türkçe sözlerle Godfather’ı ilk kez okuyacağız.

“BU ÜLKEDE HERKES KENDİNE SANATÇI DİYOR!”

Bu tür sosyal sorumluluk projelerinizde yer almanızın sebebi, sanatçı olarak kendinizi topluma karşı sorumlu hissetmeniz mi?

B: G: Bunun sanatçı olmakla bir alakası yok aslında, insan olmakla alakası var. Bir de sanatçı olmak çok kolay bir şey değil. Bu ülkede herkes kendine sanatçı diyor. Ben 35 yılımı verdiğim halde, bu sözcüğü söylerken çok dikkat ediyorum. Çünkü iki tane şarkı okuyup, piyasaya çıkan herkes sanatçı olduğunu iddia ediyor. Bunu çok tehlikeli buluyorum. Sanatçı olmak için kalıcı bir şeyler bırakmak lazım. Ben de onu yapmaya çalışıyorum. İnşallah bu uğurda daha da güzel şeyler yapacağız.


“Elvedasız Şarkı” dediğimizde sizin aklınıza hangi şarkı geliyor?

B. G: Kerim, benim çok sevdiğim bir kardeşim. Onun ölüm haberini aldığımda Tekirdağ’da bir yerde sahneye çıkmak üzereydim. Kerim Tekin’in “Kar beyaz” şarkısı benim için çok kıymetli. Ondan sonra Cem Karaca, Barış Manço gibi çok değerli ozanlarımız var. Bize harika müzik, mükemmel sözler ve çok güzel anılar bırakan… Barış Manço’nun Japonlara Türk bayrağı sallattığı anları unutmak mümkün değil mesela. Barış Manço’nun bir programından binlerce program çıkar. Hala 7’den 77’ye programının ekmeğini yiyorlar.

İlhami Gencer: Cem Karaca’nın Islak Islak şarkısı geliyor aklıma. Bu arada Cem Karaca’nın Bora’ya bir vasiyeti var.

Nedir o vasiyet?

B. G: Bütün şarkılarımı Bora Gencer okuyabilir diye bir vasiyeti var. Hepsine muvafakatname verdi yani. Bora Gencer, istediği zaman benim istediği şarkımı söyleyebilir diye.

Bugün Cem Karaca, Barış Manço, Kerim tekin gibi sanatçıları anacaksınız. Kendileriyle unutamadığınız bir anınız var mı?

B.G: O kadar çok var ki… Cem ağabeyle ilk karşılaştığımızda “Babanın bende çok emeği var” demişti. Onu hiç unutmuyorum. Rahmetli olduktan sonra ise İlkin Hanım, bana Cem ağabeyin bazı önemli kişilere yazdığı mektupları gösterdi. Cem Karaca’nın ne kadar güzel bir kalemi olduğunu o an anladım. Çok üzmüşler onu ve bazı kişilere, bazı yazılar yazmış. Ama bir takım insanları o kadar kibarca refüze etmiş ki, ben hayret ettim. Bu arada Cem Karaca’nın yeleği, eşi tarafından bana hediye edildi.

Barış ağabeyle ise Garo Mafyan’ın stüdyosunda çok zaman bir araya geldik. Cem ağabey kadar samimiyetimiz olmadı kendisiyle ama çocuklarıyla ve eşi Lale Hanım’la çok iyi anlaşıyoruz.

Kerim Tekin’le çok anımız var. Vefat etmeden 15 gün öncede bizdeydi. O da benim gibi bir koç burcuydu. Beraber gezdik tozduk, konserlerde çok şarkılar söyledik. Benim için çok değerli bir insandı.

“BEN İLHAMİ GENCER’İN OĞLUYUM. ATTIĞIM ADIMA DİKKAT ETMEM GEREKİYOR!”

Sanat camiasında magazinden uzak bir duruşunuz var…

B.G: “Sanatçı ya da ünlü olmanın, herkese örnek olmak gibi bir mecburiyeti var mı, yok mu?” bu tartışılacak bir konu. Bizim camiamızda olan birçok ünlü kişinin “Ben kimseye örnek olmak mecburiyetinde değilim” diye bir düşüncesi var. Ama ben İlhami Gencer’in oğluyum. Attığım adıma dikkat etmem gerekiyor. Tabi ki melek değilim, benim de hatalarım olmuştur. Ama ben hatalarımı çok gün yüzüne çıkarmadan o dönemleri geçirdim. Zamanında magazinsel çok güzel şeyler yapabilirdim. Elimde çok fazla imkan vardı ama kullanmadım.

Magazin, popülerliğe giden bir yol olarak görülüyor. Neden bu yolu tercih etmediniz?

O şekilde ünlenmek istemedim. Doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım tartışılır. Ama ben İlhami Gencer’in oğlu olarak, doğru yaptığımı düşünüyorum.

Ajda Pekkan, Barış Manço, Cem Karaca, Emel Sayın, Yurdaer Doğulu, Füsun Önal, Kalipso Kralı Metin Ersoy, Ameikalı Eartha Kitt gibi birçok sanatçının keşfeden kişisiniz. Bu isimler arasında sizin için en özel kim?

İ.G: Eartha Kitt, Amerikalı bir zenciydi. İstanbul’da maddi olarak çok zor durumda kalmıştı. Ona “Katibim” şarkısını söyletmiştim. Sonrasında ülkesine döndü ve 1953 yılında çıkardığı şarkı o zaman Amerika’da hit olmuştu.

Ajda Pekkan’ın keşif hikayesinden bahseder misiniz?

İ.G: Kız kardeşi Semiramis aramıştı beni. Ben onu Ajda zannetmiştim. 16-17 yaşındaydı, kendisi aramaya çekinmiş sanıyorum. 1960 yılıydı, Benim o zamanlar Çatı kulübüm vardı. Oraya getirdi. Hemen piyanodan bir ses verdim. Mükemmel bir cevap verdi ve o gecce Çatı kulüpte sahneye çıkardım. Sonrasında İstanbul Radyosu’ndaki programıma da çıkarttım. Ajda, çok vefalıdır. Benim 50. Yıl konserime özel uçakla Ankara’dan gelmişti. Onu hiç unutamıyorum.

Müzik piyasasının şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

B. G: Çok iyi gençler var. Bu ara ciddi bir rap furyası var. Ceza ile başladı ve ardından birçok genç geldi. Onun dışında çok güzel sözler var. Mesela ben Sıla’nın besteciliğine bayılıyorum. Bestecilik önemli ve onun şarkılarının kalıcı olacağını düşünüyorum. “Sıla ilerde neden bir Sezen Aksu olmasın?” Bizim iyi şeyler yapıp geçmişteki şarkıcıları geçmemiz gerekiyor. Bakalım şimdiki şarkılar, bizim 90’lı yıllarda kalıcı olan şarkılar gibi kalıcı olacak mı göreceğiz. Ama iyi besteci ve müzisyenlerin olduğunu düşünüyorum.

Ben caz müzisyeni olduğum için onlardan bir değerlendirme yapacağım. Kerem Görsev, Kaan Yıldız, Ozan Mustluoğlu beğendiğim müzisyenler. Bu arada caz müzisyenleri olarak biz Türkiye’de üvey evlat muamelesi görüyoruz. Bize sahip çıkan kimse yok ve bu her zaman böyle olmuştur. Devletin caz müzisyenlerine yardım etmesi lazım.

İlerleyen dönem için ne gibi projeleriniz var?

Film projem var. Benim kendi fikrim ama onu iyi bir senariste yazdırmam gerekiyor. Türü komedi olacak. Onun dışında yeni albüm çalışmalarına başlayacağım. Bir de bu akşam büyük bir bomba var. “Son Darbe” şarkısına klip çekeceğim. Proje içinde proje dedik ya, bir de o var. Mart ayı, inşallah benim ayım olacak. Yurt dışında konser projelerimiz var aynı zamanda. Yaz da yaklaşıyor, klibin çıkması ile konserler ve turneler olur.

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!