Ayşegül Yiğit
Tüm yazıları RÖPORTAJ Ayşegül Yiğit aysegul@gecce.com
31.01.2019 11:12

Berksan: "İşim yürüsün diye hayatıma leke sürmem!"

Sahnede olduğu gibi sahneden indikten sonra da o sıcacık gülümsemesini devam ettirebilen kim var diye düşündüğümde aklıma ilk gelen isimlerden biri Berksan şüphesiz. Kendisiyle son single’ı Sakin’i konuşmak için buluştuk. Kocaman bir gülümseme ve kahkahalarla karşıladı beni. Sürekli enerjik hallerine alışkın olduğumuz Berksan bu sefer “Sakin” olma vakti mi diyor? Aşk hayatından Hande Yener’le olan küslüğüne kadar kendisi hakkında birçok merak edileni belki de en samimi haliyle röportajımızda bulabileceksiniz…

Sakin şarkısının hikayesinden bahseder misiniz?

Sakin aslında bir yıl önce yazılmış bir şarkı. Ama stüdyo zamanlarında, kayıt esnalarında sürekli bir şarkı üzerine başka bir şarkı geliyor. O sırada planlama olarak "Yok Öyle Dünyam" ve "Ben" öne alındı. Sonny Müzik’le iş birliğimiz başladığında ilk şarkımız "Ben"di. Arkasından "Yok Öyle Dünyam" yaz aylarına denk geldi. Biraz daha tansiyonu yüksek bir şarkıydı. Ama onu biraz erken paylaştım galiba, Ben fırtınası o kadar hızlı gidiyordu ki kendi şarkımla yarışamadım. Listelerde kendimi geçemedim. Onun zamanlamasında hep beraber bir hata yaptık. Heyecanlandık çünkü, plak şirketinde de benim stüdyomda da o heyecan vardı. Ama tabi ki hepsi adına geri dönüşler harika olduğu için o destekle arkasından deep sound’larla devam ediyorum. Ve Sakin geldi. Bu dönem farkındalık üzerine şarkılar yazdığımı fark ettim. Farkındalığımı, fark ettim yani.

Çok da soruyorlar katıldığım radyo, televizyon programlarında neden mesaj içerikli şarkılar geliyor diye. Hakikaten sebebini bilmiyorum. Verebileceğim en samimi cevap, bilmiyorum oluyor. Bir şeyler hissediyorum daha öncekiler gibi, onları da hisseden bendim. Yazıyorum ve paylaşıyorum. Direkt mesaj içeren şeyler olmuyor. Bana göre şarkılar zaman makinesi gibi, şimdiden sizi alıp yıllar öncesine götürüp geri getirebiliyor. Anılarımız tekrar yaşatabiliyor. O yüzden kendi bestecilik kariyerim adına çok güçlü bir dönemden geçtiğimi düşünüyorum.

Çizginizdeki bu değişim, hayatınızla ilgili olabilir mi?

Çok samimi cevap vereceğim bütün sorularına. Ben bir şeyleri değiştirmeye çalışmadım hiç. Aslında benim olduğum halim. Ama daha öncesinde Türk pop müziğinin 5-6 yıl öncesine dönüp bakarsak çok da olması gerektiği gibi gitmiyordu işler. Değişik terimler de bulanlar oluyordu ya, bakkal müziği gibi. Şirketlerinde tabi ki talepleri oluyor. Çünkü bu bir iş en nihayetinde ve bu işten ticari beklentisi olan büyük bir kitle var. Sizin de müziğinizi yapmanız, daha iyisini yapmanız, sizin de o çemberin içinde yer almanız gerekiyor. Şimdi ne değişti diye sorarsan, aslında o günkü adamla bugünkü adam aynı adam, hiçbir şey değişmedi. Şu an dinleyicinin müzik kalitesi değişti. Ben de o yüzden şu anda istediğim müziği yapabiliyorum. Değişen bir şey yok aslında ben, beni buldum diyelim.


Sakin dışında yeni bir proje hazırlığı var mı?

Mayıs ayında yeni bir single paylaşacağız. Bestesi ve düzenlemesi Turaç’a ait. Sözlerini yine ben yazdım. Turaç kardeşim biliyorsunuz, Turaç Berkay Özer. Çok güzel bir şarkı geliyor. Önceki gece yine şarkımız üzerine çalışıyorduk stüdyoda. Herkes ayakta dinliyor şarkıyı. Çok heyecanlandırıyor bizi. Uzun zamandır böyle heyecanlar yaşamıyorduk. Hareketli şarkılardan, daha tansiyonu yüksek şarkılardan bahsediyorum. Her single’ın geri dönüşlerinde çok ciddi mutluluklar yaşıyorum ki, bunlar beni teşvik ediyor bana güç veriyor. Ama bu yaz çok ilginç şeyler olacak. Çok heyecanlıyız.

Bu ara kimlerle çalışıyorsunuz. Kimlerden dinleyeceğiz şarkılarınızı?

Yakında Nil Burak yepyeni bir single çıkaracak. Ona iki tane şarkı yazdım. Çok beğeneceğinizi düşünüyorum. Çok farklı kuşaklarız ama bir araya gelmemizin ayrı bir lezzeti oldu. Şu anda Ayşe(Ayşe Hatun Önal) için çalışıyorum. Onun için şarkı yazıyorum. İnşallah beraber bir gol atmak istiyoruz. Aslında golü Ayşe atacak ben şu an pas atmaya çalışıyorum.



"HER ŞEYİMİ ORTADA YAŞAMAK GİBİ BİR ÇABAM YOK!"

Sakin’in tanıtımında “Şimdi sakin olma vakti” diyorsunuz. Berksan sakinliği mi seçiyor artık?

Sakin olma vakti çünkü hayatta adil olan tek şey ne biliyor musunuz? Hepimizin bir gün ölecek olması. O yüzden hayatında geri kalanının tamamında sakin olmanız gerekiyor. Bütün hırslarımızdan bütün egolarımızdan taviz vermemiz gerekiyor. Biz bunları hatırladığımız zaman insan oluyoruz. Sakin olma vakti derken, bundan bahsediyorum. Kendine dönmekten, özünü görmekten ve merhameti seçmekten bahsediyorum.

Müzik dışında neler yapıyorsunuz? Sosyal medya hesabınıza baktığım zaman çok bir ipucu göremedim.

Single yapıyorum, geri kalan zamanda da konserlere gidiyorum. Gidebildiğim kadar çok yere gidiyorum. Göz göze gelebildiğim kadar çok sevenimle bu şarkıları söylemeye çalışıyorum. Onun dışında hayatımda paylaşmayı çok sevdiğim şeyler yok aslına bakarsan, ben biraz perde arkasında yaşamayı seviyorum. Yıllardır bu böyle gitti. Bunun için çok büyük çabalarda sarf etmedim. Çünkü bence insanın her şeyi ortaya dökmesi bir çaba gerektiriyor. Bugün gördüğümüz ne yediğinden tutun ne içtiğine kadar her şeyini paylaşan insanların aslında bunu gösterme çabası var. Yani bir şeyleri saklamak gibi bir çabanız olmaz aslında göstermek çaba gerektirir. O yüzden normal normlarda yaşıyorum. Sahnede starım, işimle ilgili her oluşumun içinde kendimi star olarak hissediyorum. Ama onun dışında insan olmanın da kalitesini kaçırmak istemiyorum.

En son bir mesajla terk edilmiştiniz. Aşk hayatınızda bir gelişme var mı?

Hayatımda denemeler var. Benimki aslında denemeden çok yanılma oluyor galiba. Hayatımda yanılmalar var diyelim. Bunun için uğraşıyorum gerçekten. Ben birini delice sevmeyi gerçekten istiyorum. O hissi, o hazzı yaşamak istiyorum. Ama ne yapalım hayat herkese her şeyi bir tepside sunmuyor. Benim hayatımda çok güzel şeyler oluyor, evet. Sağ tarafta sol tarafta güzel şeyler olurken bazen insanın önünde arkasında başka hareketler oluyor. Hepsini topladığınız zaman mükemmel bir hayatınız olamaz.

Geçmişe dönüp baktığımda, hayatımda ciddi derecede aşk yaşadığım dönemlere baktığım zaman, o zamanlarda da işimin çok gerçekten yıkılmış ve yerlerde olduğunu görüyorum. Yani ikisinin arasında bir denge kuramadığımın farkındayım. İşim iyi gitsin diye de aşktan kaçtığım yok. Çünkü aşk kaçılacak bir şey değil. Henüz aşık olacağım, beni alıp deliye döndürecek bir kadın karşıma çıkmadı. Zaten çıkarsa da belli olur, çünkü ben çok aptal bir aşık oluyorum.


"SEVMEDEN DE ÇOCUK YAPMAK İÇİN EVLENEBİLİRİM"

Evlenmek için delice sevmeyi mi bekliyorsunuz?

Baya uzun zamandır bekliyorum ama gelmezse sevmeden de çocuk yapmak için evlenebilirim.

Bu camianın içerisindesiniz ama ünlü bir isimle hiç aşk haberiniz çıkmadı. Özellikle mi uzak duruyorsunuz?

Uzak durduğum bir şey değil. Arzu etsem çok görürdünüz. Bunu yapanlar var ama ben hayatımda kadınların üzerine basarak, onları bir madde gibi kullanarak yaşayabilecek bir insan değilim. Evime öyle dönemem ben. Sadece bir şeyler yazılsın, çizilsin diye kimseyi incitmek istemedim hayatım boyunca. Benim basının bildiği bir kız arkadaşım oldu. Onla da yıllarca el ele, göz göze kameraların karşısında durdum. Çünkü gerçekti.

Biraz da yeteneksiz insanların bunlardan beslendiğini düşünüyorum. Yeteneği kendine yetmeyen insanların, basınla olan ilişkisini çok daha sıcak tuttuğunu düşünüyorum.

Çok şükür benim bu toplum nezdinde yüzümü kızartacak hiçbir şey yok. Ama olması mı iyi olmaması mı iyi onu da bilmiyorum. Ne kadar dejenereysen o kadar baş üstündesin bu da bana çok tezat geliyor. Özellikle biz kendimize muhafazakar bir toplum diyoruz ya. Bunun içindeyken çok karmaşalar yaşıyorum aslına bakarsan. Bu toplumda, aile yapısında kabul göremeyecek şeyler yaşayan insanların, hemen akabinde çok büyük konser salonlarıyla anlaşma yaptığını görmek gerçekten bana çok ilginç geliyor. Tabi ki bu iş böyle devam ediyorsa böyle devam etsin. Ama ben bu çarkın içinde olamam. Ben bile bile göz göre göre, işim yürüsün diye hayatıma lekeler süremem. Bunun sonrası var, dönüşü var. Bırakın herkesi, kimin ne dediğini insanın kendiyle baş başa kaldığı hesaplaştığı anlar var. Ben kendime hesap veremedikten sonra, kendime inanmadıktan sonra hiçbir şeyin önemi yok.


"BEN ARKADAŞLIKLARIMI İHTİYAÇLARIMA GÖRE KURMAM!"

Bir dönem Hande Yener’le küsmenize sebep olarak Demet Akalın gösterilmişti. Bu iddialar doğru muydu?

Benim hayatımda hiç kimse ile küslüğüme bir başkası sebep olamaz. Bu bence karaktersizlik örneğidir.

Sebep neydi?

Hatırlamıyorum bile. Ama hayatımda da küs olduğum hiçbir arkadaşım yok onu söyleyebilirim. Çünkü ben arkadaşlıklarımı ihtiyaçlarıma göre kurmam. İhtiyaçlarım için arkadaşlıklar edinmiyorum. O yüzden de küs olduğum kimse yok. Dolayısıyla bu sorunun muhatabı bile değilim. Benim küs olduğum bir arkadaş yok ortada.

Hande Yener’e bir taş mıydı bu?

Taş değil, öyle bir amacım yok. Öyle bir amacım olsaydı, taş değil kaya atmam gerekirdi.

Malum bir barış rüzgarı var size doğru da eser mi bu rüzgar?

Güzel şeyler yaşandı ve mazide kaldı. Çok büyük kinlerle, nefretlerle hayatımı sürdüren birisi değilim. Ama kendimi iyi hissettiğim, bana kendimi iyi hissettiren ve sevgisinden şüphe duymadığım insanlarla bir arada olmaktan daha çok keyif alıyorum. Şu an ben çok mutluyum. Gerçek arkadaşlarımla çok iyi zaman geçiriyorum. O yüzden ne negatif ne de pozitif hiçbir hissim yok.

YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!