Gürkan Boztepe
Tüm yazıları MARKA DOKTORU Gürkan Boztepe gurkanboztepe@gecce.com
29.08.2017 17:11

Kurban bayramına karşı olanlar

Yaşım 8 bilemedin 10 ;babam eve minik bir kuzu getirirdi. Anneannem ve annem onu balkona bağlardı. Yanında 2 de koç olurdu.

Bayram sabahı aşağıda Bedihe hanım komşunun evinin yanındaki toprak boşlukta ağabeyim Metehan Boztepe sanırsın ki gladiator olmuş Koçları ,kasap ile birlikte kesmeye çalışmakta.

Aradan bir saat geçmiş benim kuzu nerede? o da leğende ….

Annem diyor ki şu leğendekileri üst komuya,şu leğen şu fakire,Metehan Boztepe sanki Dünyaları ben yarattım edasında katliam yapmış.Bir de kasap…

Babam bu işlere hiç bulaşmazdı sadece ana sponsor.

E benim kuzu ve koçlarla olan duygusal bağım ne oldu şimdi.

Kuzu kardeş nerde?kalbimizde kalbimizde…

Her bayram bu seneryo tekrarlanırdı.

İslamiyette Kurban kesme konusunu eleştirmiyorum bana gelmez diyorum.

Aynı gün akşam Kavurmalarını yapan arkadaşlarım var. Sanki sanırsın adam Nusret oldu başımıza. Halbuki sanayici…Ama her yıl bazı arkadaşlar bu anı bekliyor.İçinde Kavurma uzmanı yatıyor.

Neyse Allah Kabul etsin kesenleri, hepinize iyi bayramlar dilerim..


Gelelim bu ara gündem başlıklarına

*Vatan Şaşmaz olayına şaştım kaldım. Herkes olayın bir yönünden bakıyor ama kadın delikanlıymış diyeni duymadım. Sevmiş vurmuş geçmiş. Hep erkekler mi yapacak. Ya toprağınsın ya benim. Artık ilişkilerde dengeler değişmeye başlamış. Ben deli olarak veya hastalık olarak görmüyorum. (sadece savaşma seviş diyorum)


*Bu aralar; Ankara’nın gastronomi mekanlarını öğrenmeye başladım,Ekonomi bakanlığı ve Turizm Bakanlığına gide gele yarı Ankaralı oldum. Son gittiğimde keşfettiğim önemli mekanlardan biri de Siyah Beyaz. Burası Tuncer Kurtiz, Nejat İşler, Rıza Sönmez’in Siyah Beyaz filmi ardından Faruk Sade tarafından kurulmuş. Dükkan aslında Tunalı Hilmi köşesinde bir villa. Ben Canlı müzik olmasından(bizim dönemimiz)ve dekoru gelenler derken beğendim. Gerçi düğün nişan çıkışı fırfırlı elbiselerle gelenler de oluyor ama mekan bence başarılı.Özellikle sadece orada içilebilen özel kokteylleri mevcut. (Araba Kullancam, Arkadaşımı bekliyorum,Boş oturmayın,Biraz sonra,Daha sonra bunlardan birkaçı)


Bu hafta önemli olaylardan biri de TUROB (Türkiye Otelciler Birliği’nin )The Marmara otelindeki öğle yemeğine katılmam oldu.Bu yemekte özellike Protokole oturmadım.Bakalım arka masalarda ne dedikodular dönüyor diye…

Ego’su bol olanlar hemen en ön masada yerini aldı. Umrumda değil… Hayat o kadar kısa ki egolardan sıyrılalım diye okumadığım kitap marka danışmanlığı yapmadığım ünlü kişisel gelişim uzmanı kalmadı,hala aynı yerde olmamak lazım, aşmak lazım …

Neyse bu yemekte özellikle Timur Bayındır ve The Marmara oteli mükemmel ev sahipliği yaptı.Özellikle Beyoğlu Belediye başkanımız uzun ama etkili bir konuşma ile yemeğe değer kattı.Burada gizli kahraman otele yeni transfer olan Serpil Karagenç dostum.


Kendisi İzmir’den beri izliyorum.Swissotel yiyecek içecek müdürlüğünden,Wyhandam Levent Yiyecek içecek müdürlüğünden Amerika ya kadar olan kariyer yolculuğunda tam tekrar Amerika’ya gidecekken kendini the marmara otelinde buldu.Otele çok değer katacağına eminim.Başarılı olacağına eminim.

Bu dostlarımdan bir tanesi de Çırağan’da Neslihan.Evet Neslihan’ı sektörde tanımayan yoktur.Neslihan Şen.Yedi düvelle barışık herkesi sever herkes de onu sever. Aydın İzmir’den çıkıp bir başarı hikayesi yaratmış olan Neslihan;Çırağanı Çırağan yapan ana değerlerdendir.Kendisi ben ayrıldım şu otele geçtim dese herkes peşinden gelir. Çırağan olduğu için değil her gazeteci Neslihan olduğu için Çırağan’a destek verir.Turizmin zor döneminde ne yaratıcı etkinliklere imza atmıştır Neslihan… Yolun açık olsun.Sektör senin gibi akıllı güzel kızlarla büyüyecek.

İstanbul’u nedensiz yere en son ne zaman gezdiniz?

Ben nerdeyse her hafta geziyorum.Sponsorum ise İstanbul kent kart.20 TL lik doldurdum mu?İstanbul benim emrimde.Metro üzeri vapur derken aylak aylak İstanbul’u ve martıları keşfediyorum.Millet diyor ki kardeşim senin başka işin gücün yok mu? Yok.Bir de yemek tadımlamak.Sonra aynı millet diyor ki asistana ihtiyacın varsa ben geleyim.Zor.Önce erkekleri eleyelim.Güzel kızlar arasından zeki kültürlü bilgili ve çok gezerken ve tadımlama yaparken memnun olacaklar arasından seçim yapabilirim.


Neyse şaka bir yana ben hep tek çalışırım, Çünkü ne yapacağımı ben bile bilmem.Geçenlerde Kız Kulesi önünde bir mekan beni çağırdı.Toplantı sonrası kendimi kız kulesinde buldum. Karşıya geçip orada tek başıma yemek yedim.
Bu kadar turist yanılmış olamaz dedim.


Bir baktım tüm arkadaşlarım o sırada eşek gibi çalışıyor.Ben de orada çalışıyorum.Kolay mı sanıyorsunuz orada yemek tadımlamak. Kolay mı her açıdan fotoğraf çekebilmek. Kolay mı …


Neyse İstanbul Kültür Turizm İl Müdürü ile Saffet Emre Tonguç’un sloganı aynı:İstanbul’da yaşamayın,İstanbul’u yaşayın.

E peki ben de bunu yapıyorum …


Bu arada Her hafta sonu da Rehberler odası eski başkanı Şerif Yenen kardeşimin davetlisi olarak çok değerli turlarına katılıyorum.Şerif mükemmel diksiyonu ve genel kültürü ile her hafta gönlümü fethediyor.

Kendisi rehber olmasının yanısıra çok değerli bir insan.İnsan kelimesinin altını çiziyorum,bu aralar zor bulunan bir özellik haline geldi.Dünya siyasetinden tutun da kapalıçarşının içindeki restoranlara kadar konuşabileceğiniz yürüyen kültür abidesi.Bana sorarsanız hiçbir turu kaçırılmamalı.Ben Balat ayvansaray turu,Çatılar ve kapalıçarşı turu ve en son da Sedat Bornovali ile Boğaz turu…

Hepsinde ayrı güzel duygular yaşadım.Balat’da babamın mezun olduğu Vefa Lisesi’ni gördüm,balat da Agora Meyhanesinde oturdum,Vefa Bozasından leblebiye kadar tadımladım.Kapalıçarşıda hiç kimsenin görmediği sadece James Bond filmleri için açtıkları özel dehlizlerde İstanbul’un güzelliklerini keşfettim.Boğaz Yalılar Turunda Sedat Bornovalı ile hem protest hem de bilgi dolu İstanbul’un eksilmeyen incisi Boğazı hep bir elden ne kadar bozmaya çalıştıklarını ama direndiğinin farkına tekrar tekrar vardım.


Bunları yaşarken çok değerli tur müşteriler hep yanımda idi.Mesela Ressam Füsun ablam.Onu tek geçerim.Bizim turdan bir önceki icraatı İtalya köyünde Boçelli konserine gitmek.Şimdi O nun yanında rehberlik yapmak da kolay değil.Füsun ablam herşeyi biliyor ve karışıyor.Hem de doğru söylediğinden çıta hep yüksek olmak zorunda.Biz kendisi ile güzel bir freakasn yakaladık.Eski insanların kalitesi maalesef kolay bulunmuyor.

Varsa yoksa piyasa hareketleri içinde olan bir gençlik türedi.Derinlik yok farkındalık yok sadece anlık zevkler var.Bu konuda herkes kendini yetiştirmeye çalışmalı diyorum.Yetiştirenler de kimseyi aşağılamamalı diyorum.Hiçbir zaman geç değildir.Farkındalık şart.

Şimdi size ;kimsenin farkına varmadığı Önemli bir iş adamından bahsetmek istiyorum.Rıza Kadılar.Kendisi Çin’de zaten tanınmakta.Ülkemizde de değerli girişimcilikler yapmış ama artık yurtdışında yaşama kararı almış.(Veya sadece eşi ve çocuklarını yollayıp burada beraber takılacağız).

Böyle değerli bir üst düzey yönetici ve girişimci ile benim geç tanışma için sevdiğimiz bir dostumuzun tekne alması gerekiyormuş.

Cenk (Ayata)kardeşim spor tekne alınca ben Ömer (ve Rıza güneşin batışını izleyelim bahanesi ile kaptan eşliğinde İstanbul’un yıpratıcı trafiğinden sıyrılıp adalara doğru açıldık.
Yolda Rıza kardeşimin zeki ve sosyal sorumluluk projeleri ile yaptıklarını dinledikçe gözlerim açıldı.Ben de kendimi Ülkeye değer katıyorum sanıyordum.Meğer Rıza neler yapıyormuş.Mesela Çin üzerine Yılın en iyi kitabını yazmış.Üzerine işadamları için Çin –Türk Araştırma merkezini kurmuş.(ÇİTAM)

Detay için (http://chinainstituteturkey.com/index.php) şimdi böyle vizyonlu adamlar var olduğunu görünce hatta Elios’da Güneşi batırmak için Pinot Grigio Blush ve ardından teknede Talisker ile olan yolculuğumuz Heybeliada da kalamar eşiliğinde devam etti.Rıza kardeşimin bu Çin konusundaki değerli girişimleri arkasında büyük isimler olsa da her zaman ana sponsor kendisi olmuş.Hatta yazdığı kitabı da oylama konusunda desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti.Ben diyorum ki beni seviyorsanız Rıza’nın hem kitabına hem de Çin işleri oluşumuna destek verin.

Gelelim trend mekanlara;
İstanbul’da Reina olmadıktan sonra boşluğunu dolduran mekan ise Ruby.Ortaköyde piyasa yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan.Sahibi Ali Ünal,Efendi bir işletmeci.Gitmeyenler için tavsiye ederim.Yanında Feriye varken yemeğe gitmedim ama gece tekne ile gelip kızlara hava atmak isteyen yüzeysel sonradan görme zenginler için iskelesi mevcut.Hala bunlardan etkilenen kızlar var…Hem müzik sesi yüksek olduğundan konuşurken kızlara yaklaşmak zorunda kalıyorsun.Ne dediğinin önemi yok teknenin büyüklüğü ve kredi kartının limiti önemli.

Bu hafta .Sinemalara gittim ama beğendiğim çok iyi film hala yok.(Belalı Tanık hariç)
Cüneyt Arkın formatında ilerleyen filmlerden biri;Sarışın Bomba (Charlize Theron vurdulu kırdılı filmlere yakışmıyor.Ama çekimler güzel senaryo saçma)

Kara Kule fena değil,Hizmetçi senaryo değişik ama ağır işliyor.Sülün Osman’ın filmini yapsalar daha eğlenceli olur.Belalı Tanık bence en iyi film eğlenceli hem de Amsterdam’ı görmeyenler için çok özel sahneler var.Oyuncu kadrosu çok başarılı(Samuel Jackson,Ryan Reynolds;Selma Hayek,Gary Oldman) ,Model filmi hoş kız güzel ama senaryo Anadolu’dan İstanbul’a gelen sonra Pavyona düşen kızın hikayesi gibi olmuş.Güzel işlenmiş bir senaryo.Hayatın acı gerçeği…

Benden bu haftalık bu kadar gidip kredi kartına 4 taksitte kurban keseyim…

Herkese iyi bayramlar…
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Kurban bayramı

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz