Yeni Atakule ile Ankara’yı şimdi daha çok sevdim..

Uzun süre gitmeyi ertelediğim bir şehirdi, Ankara..

Kenan Erçetingöz

Gittiğim zamanlar fazla bir şey bulamadığımdan dolayı, erteleme sebepleri yarattığım bir şehir..

Benim için tek sebebi vardı, o da dünyalara bedeldi; Anıtkabir..

Şimdi ikinci bir sebebim daha oldu Ankara’ya gitmek için; Yenilenen Atakule..


İnşaat çalışmalarına gittiğim Atakule’nin, açılışına gidememiş, yapılan değişiklikleri görememiştim. Nasıl olduğunu hep merak etmiştim.

Sonunda seçim haftasına denk geldi ve gittim. Siyaset için değil, ülkemizde yapılan güzellikleri görmek için gittim. Yenilikleri görmeden konuşmak istemediğim için gittim. İyi ki de gitmişim.. Beklentilerimin, hayallerimin çok çok üstünde bambaşka, yepyeni, Ankara’ya, ismine yakışan yeni bir Atakule gördüm.

1989’dan günümüze kadar, 7’den 70’e herkes için Ankara’da sosyal hayatın kalbi olan Atakule; Ankaralılar için çocukluk hatırası, gençlik heyecanı, dost meclisi, ilk aşkın unutulmazlığı ve sonsuza kadar ‘evet’i olmuştu..


Modadan eğlenceye, sanattan eğitime, yeni yüzüyle Ankara’ya yepyeni bir soluk getiren Atakule; dünyanın en önemli başkentlerinden biri olan Ankara’nın tüm uluslararası dinamizmini yeniden kazandıracak şekilde geri döndü.

Bildik bir AVM’nin dışına taşmış. Aslında ona AVM demek bile doğru değil. Sadece Modern Atakule demek yeterli..


Sanki bir sanat merkezi.. Sanki sosyal yaşamdan sanata, alışverişten yeme-içmeye kadar tüm ihtiyaçları özenle düşünülerek tasarlanmış bir müze.. Ankara’nın kalbinde ferah, rahat, doğa ile baş başa, güler yüzlü, sempatik, farklı bir Atakule..

Bu yüzden, Sign of the City 2017 En İyi Yerel Merkezli AVM ödülü ile de onurlandırılmış zaten..

Atakule’nin en büyük özelliklerinden içindeki restoranların, mekanların, özellikle sinema salonlarının sadece Atakule’ye özel dizayn edilmiş olması. Türkiye’de başka hiçbir yer bulamayacağınız güzellikte tasarlanmış mekanların Atakule’de olması.

İlk gecce onlardan birinde yemek yedik; Luigi's

Botanik parka bakan manzarasıyla, muhteşem bir dekorasyon yaratılmış. Çok havalı bir mekan.. Türk ve İtalyan şeflerin zarif dokunuşlarıyla harika lezzetler tattık.

Onun dışında botanik park cepheli 6 adet restoran var Atakule’de. Hepsi birbirinden farklı mekanlar..

Ayrıca Nisan sonunda açılacak olan Paragastroteka’yı da çok merak ediyorum..

Kule Dönüyor!


Büyük bir titizlikle yenileme çalışmaları devam eden Atakule’nin kule bölümü ise çok yakında hizmete açmak için onarım çalışmalarına titizlikle devam ediliyor. Kapalı ve açık seyir terasları, 360 derece eşsiz panoramik Ankara manzarası ve sürprizlerle dolu Kule bölümü, Ankara turizmine hareket kazandırmaya hazırlanıyor.

Şehrin Simgesi, Sanatın Merkezi!


Atakule müze gibi dedim ya.. Beni etkileyen ise ortada yer alan atsız olan faytondu. Ve üstünde şu not yazıyordu; Sefamızı, atlara cefa çektirmeden sürelim..

Bayıldım bu mesaja. Duyarlılık için teşekkürler Atakule..


Sanata verdiği destek ile de dikkat çeken Atakule’de, misafirleri son zamanlarda eserleriyle adından sıkça söz ettiren Emre Yusufi’nin The Golden Ride adlı çalışması karşılıyor. Çağdaş sanatın önemli isimlerinden Emilie Gotmann’a ait Teddy Love Heykeli ise Botanik Park’la bütünleşen Atakule’de, küçük birer çocukken yaşadığımız ve unuttuğumuz samimiyeti tekrar hatırlatmak için yetişkinlere göre ölçeklendirilen bir örneğiyle yerini alıyor.

Atakule sanat koleksiyonunda yerini alan bir diğer çalışma; Ertuğrul Ateş’e ait Türkçe Pop Serisi de Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Atakule’den Eğitime Tam Destek


Eğitim odaklı her organizasyonda yer alan Atakule ayrıca TED İzmir Koleji ve Deniz Ticaret Odası iş birliği ile açılan TED Denizcilik Kulübü öğrencileri tarafından denizden toplanan atıklarla yapılan dev balık heykelini de satın alarak, eğitim bursu alan öğrencilere destek olmanın gururunu yaşıyor.

Benzersiz Bir Sinema Deneyimi


Her biri birbirinden farklı konsepte sahip 5 salonu, Dünyanın ilk çift kişilik Skybox locaları, Ankara'da ilk kanepeli ve ayak uzatmaya olanak sağlayan puflarıyla ev konforunda bir sinema deneyimi Atakule Cinemaximum'da sinema keyfine yepyeni bir soluk getiriyor.


Anlatmakla olmaz, Ankara'daysanız veya Ankara’ya yolunuz düşerse bir kahve içmeye gidin derim. O zaman ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

Bir kente simge olan Atakule’yi modern bir şekilde Ankara’ya yeniden kazandıran Tarman Group firmasını, çalışanlarını ve Ceo’su Murat Tarman’ı kutluyorum.

* * *


Ankara’da başka ne yaptık. Tabii ki Atam’ızı, Anıtkabir’i ilk defa gidiyormuşcasına, aynı heyecanla ziyaret ettik. Yer karolarının özellikle aralıklarla döşendiği Aslanlı Yol’da düşmemek için yere bakarak başımız önde girdik Anırkabir’e.. Muhteşem bir duygu, inanılmaz bir heyecan yaşadık yine..

* * *

Gecce için gittiğimiz yer ise Mezaluna’nun Üst Katı adlı mekan.. Hiç duymamıştım, ilk defa gittim. Bizim İstanbul’un eski Şamdan havasında, küçük, kaliteli şık bir kulüp.. Çoğu Ankaralı’nın bile bilmediğini tahmin ettiğim mekanı ben çok sevdim.

* * *

İkinci gecce Ankara’nın olmazsa olmazı Trilye balık restoranındaydık. Balık ustası, lezzet avcısı Süreyya beyin doknuşlarıyla bezenmiş mükellef bir kalkan tava yedik. Trilye Ramazan’dan sonra İstanbul Bebek’teki yerini açıyormuş. Sabırsızlıkla bekliyoruz.

Çok yakında yine görüşmek üzere, vedalaştık Ankara’yla..

Bunlarda ilginizi çekebilir: