Kenan Erçetingöz
Tüm yazıları KENAN ERÇETİNGÖZ kenanercetingoz@gecce.com 22.04.2019 15:45

Urla’nın değişen yüzü; Ayşe Hanım Konağı

Bir İzmirli olarak, uzun süredir fark edilmeyen, hiçbir yatırım yapılmayan doğa harikası Urla’daki gelişim beni çok heyecanlandırdı ve mutlu etti.

Daha önce İzmir-Çeşme arasındaki Urla’ya gittiğim zaman ne kalacak iyi bir otel bulabilirdim ne de yöresel lezzetlerin birleştiği bir restoran vardı!

Aslında Urla, şarabı ile daha çok fazla öne çıkmalıydı. Can Ortabaş ve Bülent Akgerman ateşlediği bağcılık ve şarapçılık inanılmaz derecede iyi ama fanus içinde yaşıyorlar! Halkla ilişkiler o kadar zayıf ki, Urla’ya gitseniz böyle bir başarı var mı yok mu anlamazsınız! Çünkü o güzelim bağları gezmek için sizi yönlendirecek kimse bulamazsınız! Patronlar bu konuda çok havadalar ve maalesef başarılarını kendi kendilerine yaşıyorlar!

Antik Klazomenai kentinde başlayan zeytinyağı üretimi, belki Edremit ve Ayvalık bölgesi kadar tanınmış değil ama daha yolun başında yakaladığı şöhret, Körfez ile rekabet edecek düzeyde. Avrupa ve Amerika’da en ünlü şarküterilerin en özel köşelerinde Urla’nın organik yağlarını görmek mümkün.

Urla Belediyesi’nin büyük çabaları ile Uluslararası boyuta taşınan Enginar Festivali sayesinde, bölgenin enginarı dillere destan hale geldi. Ama o da eski tadında ve güzelliğinde yapılmıyor!

Urla’da restoranlar da salaş ve kendini yenilemiyorlar! En iyisi denilen Yengeç’in havasından geçilmiyor! Müşteriye kötü muameleden başka bir şey yok! Yengeç’e iki kez gittim, ikisinde de masadan kalktım gittim. Önce samimiyet, sonra lezzet severim.

İzmir’in havasından mı suyundan mıdır bilinmez ama mekan sahipleri maalesef hala İstanbul ezikliği yaşıyorlar!
Oysa, o güzelim coğrafyada yetişen organik ürünler artık mutfakların baş tacı. Mesela Urla’nın en yenisi Od Urla asla ithal malzeme kullanmıyor, bölge tarlalarında ne varsa onlardan inanılmaz lezzetler yaratıyor. Od Urla sayesinde belki Urla ve Çeşme’de “Burnu havada mekancılık” biraz olsun değişecek diye düşünüyorum.


Bu değişimi başlatan mekanlardan birisi de Ayşe Hanım Konağı olmuş. Bence Urla’nın değişen yüzünün, sempatikliğin, mütevazılığın, güler yüzün, servisin en iyi verildiği otel-restoran olmuş Ayşe Hanım Konağı. Gerçek Urla gibi, gerçek Urlalı gibi olmuş.

Benim gibi doğru eleştiriyi seven, eleştirmek için sineğin yağını çıkaran biri bile Ayşe Hanım Konağı’nda hata bulamadı!


Sezer ve Doğan Dermenci kardeşlerin 2 yılı geçen çabaları ile yapılan otel bana göre tesis fakiri olan Urla-Çeşmealtı’nda harika bir tesis olmuş. Yani o tesisi komple Toskana’ya taşısanız, 10 numara iş yapar, övgüden geçilmezdi.


Dış kapısından içeri girdiğiniz anda cennete girmiş gibi hissediyorsunuz. Gözü tırmalayacak, rahatsızlık verecek hiçbir detay yok.. Tam tersine insana huzur ve bambaşka bir enerji veren bir otel olmuş.


5 dönüm arazi üzerine planlanmış 10 adet birbirinden farklı odası olan bir konak. Ayrıca bahçede özel bağımsız bölümde yer alan bir de jakuzili, şömineli Sultan Odası var.



Ben Sultan odasında kaldım. Gecceleri şömine başında Urla şaraplarıyla sohbet ettim, sabahları ise kuş sesleriyle uyandım, zeytin ağaçlarıyla birlikte armut, incir, ayva, elma, mandalina ve limon ağaçları arasında kahvaltı yaptım. Hem de ne kahvaltı, ne kahvaltı. Gün bitmesin istedim.


Mini hayvanat bahçesinde, Urla ve Ateş Böceği isimli yarış atlarıyla keyiflendim. Altuni ve sarıbaşlı sülün, Karolin, mandarin ördekleri, mavi yumurtlayan Urla tavukları, özel Ankara tavşanları ve siyah omuzlu tavus kuşu ile günüme neşe kattım.

Sezer-Doğan Dermenci kardeşler, kendilerini dünyaya getirdikleri annelerinin ismini vermişler konağa; Ayşe Hanım Konağı..


Gerçi kaldığımda Ayşe Hanımı tanıyamadım ama çocuklarını ve başardıklarını gördükten sonra nasıl bir anne olduğunu anladım. Tebrik ediyorum.

Yolunuz Urla’ya düşmeyebilir, Çeşme-Alaçatı daha popüler ama benden size bir dost tavsiyesi; En azından bir gün Urla-Çeşmealtı’nda Ayşe Hanım Konağı’nda konaklayın. Belki bir daha Çeşme-Alaçatı’ya gitmezsiniz.

KENAN ERÇETİNGÖZ'ÜN URLA'DAN PAYLAŞTIĞI HİKAYELERİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!