SANATÇILARLA DOSTLUK GECCESİ!

Kenan Erçetingöz

Gazetelerde gördünüz.. Orhan Gencebay-Sevim Emre, Ajda Pekkan, Seda Sayan ve Nur Yerlitaş bir Pazar günü bir araya gelip balık yemişler, kahve içmişler.

Güzel bir manzara.. Ünlülerin dost olduklarının gösterilmesi çok güzel bir şey..


Haber doğru ama haberin detayı yok!

Bu yemeği yapanın, bu ünlüleri bir araya getirenin adı yok!

K.E; Ajda nasılsın? Pazar hava güzel olacakmış balık yiyelim mi?
A; Süper olur, Orhan Gencebay-Sevim Emre’yi de çağıralım mı?
K.E; Tabii ya, harika olur.. Peki Seda Sayan?
A; Tamam. O zaman Nur Yerlitaş da gelsin.
K.E; Harika Ajda, ben organize ederim..

Yani K.E. ben oluyorum.. Ve ünlülerin ruh hallerini çok iyi bildiğim için, birbirlerini gerçekten sevenlerin kim olduklarını bildiğim için onları zaman zaman bir araya getirmeye çalışıyorum.


Hayır-dualarını alıp, cennette yerimi ayırtıyorum.. İşin esprisi bir yana, şov dünyası, stüdyo, konser derken öyle bir tempoya giriyorlar ki, buluşmaları, birbirlerini aramaları imkansız hale geliyor..

Buluşunca da ayrılmaları zor oluyor tabi ki.. Ne hikayeler, ne hikayeler.. Aman Allah’ım, sabaha kadar dinleseniz bıkmayacağınız türden hikayeler, kahkahalar, espriler ve tabii ki bol dedi (kodu) yaptık..

Orhan Baba’nın tanımı bu “dedi”.. Konuşulanı konuşmak “dedi”ymiş.. Üstüne konuşmak “kodu” oluyor ve dedi-kodu oluşuyormuş. Bizim yaptığımız ise sadece “dedi” olarak kaldı o gecce yemekte. Kim ne dediyse artık, hepsini konuştuk.


Posedion Balıkçısı’na önce Nur Yerlitaş geldi, ardından Seda Sayan ve Ajda Pekkan, en son Orhan Baba ve Sevim Emre geldi. Malum pazar trafiği, adım adım ilerliyor Bebek..

Süper bir yemekti.. Seda kolestrole çok dikkat etti karides vs. tür şeyler yemedi. Sevgili Ajda ise balığını yerken kendinden geçti. Ajda Pekkan’ın gurmeliğine bayılıyorum zaten.

Ajda’nın hobisi astroloji, Orhan Gencebay’ın özel hobisi ise astro- fizik olunca sohbetin tadına doyulmadı.

35 yıl aynı yastığa baş koyan Orhan Gencebay ile Sevim Emre, yemek boyunca el ele oturarak, sevginin gücünü gösterdi.

“35 yıl nasıl oluyor Baba bu sevgi?” deyince Seda ile Ajda pür dikkat kesildi ama Baba espriyi patlattı; “İçi seni yakar, dışı beni Kenan’cığım”..

Sevim Emre, “demek öyle Orhan” diyerek elini çekti ama Orhan Baba, sarılarak hemen gönlünü aldı.

Orhan Gencebay gibi biriyle sohbet etmek müthiş güzel bir şey.. Yemek yemeden 10 gün kendisini dinleyebilirim. Türklük ve Türkiye tarihi, dünya tarihi ile ilgili öyle güzel şeyler anlatıyor ki, ağzım bir karış açık kaldı.. Bu nasıl bir bilgi birikimidir, bu nasıl bir yüceliktir.


Vicdan ne oluyor? Allahın sesi mi? Yoksa vicdan hakem oluyor azap mı çektiriyor? Ayrıca Orhan Baba, acort ve ahlakı birbirine benzetiyor. Ve bunun gibi inanılmaz konular konuştuk, keyif aldık.

Orhan Gencebay’ın en büyük hayali ise “Gencebay Müzik Akademisi”ni kurmak ve Türk Müziği’ni gençlere anlatmak, aktarmakmış.. “Türk müziği nereden geldi, nereden etkilendi?” gibi sorulara cevap bulmakmış..

Gecce bir dost geccesiydi.. Ama hep söylediğim özel bir şey vardır, “ben limon satmıyorum, gazetecilik yapıyorum” derim. O sebeple bu yazdıklarım sadece içimden gelenlerdir. Fazla detaya gerek yok ama bu camiada bazı sanatçıların dost olduklarını ve gerçekten birbirlerini sevdiklerini biliyorum.

Geccenin sonunda Ajda tutturdu “satsuma içelim, Lucca’ya gidelim” diye.. Orhan Baba “ben almayayım” dedi ama Sevim Abla’nın baskısıyla kendini Lucca’da, “Orhan Baba, Orhan Baba” alkışları arasında buldu.

Etraftan geçenler bizim gruba “uzaylı” gibi bakıyordu. Pazar gecesi Lucca’da Orhan Gencebay-Sevim Emre, Ajda Pekkan, Seda Sayan, Nur Yerlitaş ve Kenan Erçetingöz oturup satsuma içiyorlar.. Şaka mı bu!

Tarihi bir manzara olsa gerek.. Ve zaman zaman, fırsat buldukça yeni dostları da ekleyerek tekrarlamak gerek..
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: