Havaalanı baskınından ders çıkartmamışız!

Biz çok entresan bir milletiz. Olay olmadan önce hiçbir önlem almayız ama olay olduktan sonra da ders çıkartmayız!

Kenan Erçetingöz

Atatürk havaalanı'ndaki 45 kişinin yaşamını yitirdiği, kalaşnikoflar, canlı bombalar ile yapılan feci saldırıdan bahsediyorum.

Türkiye'nin gözbebeği İstanbul'un uluslararası havaalanında oldu bu olay ama..

Bayram nedeniyle tatil için gittiğimiz AtatÜrk havaalan'ında ben CIP salon kontuara gelene kadar bir tek polis görmedim. Oysa saldırının yasaklanmadan önce seyrettiğim korkunç görüntüleri gözlerimin önünden gitmiyordu. Sürekli etrafıma bakıyor, ister istemez canlı bomba şüphelisi arıyordum. Tabi ki kendimizi güvende hissettirecek tam donanımlı, heybetli polisler de.. Ama yoktu.. Sanki o kalaşnikoflu, canlı bombalı saldırı hiç yaşanmamış gibiydi.

Her zamankinden daha çabuk güvenlik aramasından da geçip salonda oturduk. Orada karşılaştığım çocuklu bir kadın arkadaşım beni görünce aynen şöyle dedi: "kızımla beraber çok tedirgindim, seni görünce bir güven geldi"...

İşte bizi, ailemizi, çoluk, çocuğumuzu güvende hissettirecek bir şeyler lazım. Neymiş sivil polis çokmuş. Tamam onlar olsun, istihbarat yapsın, baksın ama elinde büyük silahlar olan, tam donanımlı heybetli polisler de ortalarda dolaşsın.. Bu bizlere güven verirken, önceden keşif yapan hainlere de korku verir!

Böyle korkunç ve kalleşçe yapılan bir saldırıdan sonra, yine yapılmayacağının garantisini kim verebilir? Bu rahatlık nedir?

Artık bir terör ülkesi olduğumuz gerçeğini kabul ederek ve ciddi önlemler alarak yaşamalıyız.


CIP salon büyüdü

Atatürk havaalanı CIP salon yetersizdi. Business yolcu, salonda ayakta beklemek zorunda kalıyordu. Defalarca yazdım, THY yetkililerini defalarca uyardım ve sonunda CIP salon 40 kişilik kapasite ile biraz daha büyütüldü. Yeni yapılan masa düzenli bölüm hiç yoktan iyidir misali gibi olmuş. En azından dünya para verdiğin buisiness uçuş için ayakta beklemek zorunda kalmıyorsun!


Birde dikkat ettim, engelli vatandaşlar ve yaşlılar için giriş bölümünde koltuk ayrılmamış. Dünyada her yerde en ön sıraların ayrıldığı engelli insanlar bizim ülkemizde nerede yer bulursa oraya oturuyor!

Business yolcuyu uçağa taşıyan TGS bu işi hala tam beceremiyor ve otobüse ayakta yolcu dolduruyor! Business yolcu uçağa ayakta gönderilmezzzzz. Sanki otobüs terminali gibi bir uygulama var o bölümde!

TK 2524 İstanbul-Bodrum 21.10 Boing 737-800 tipi uçak 155 yolcusuyla hazırdı ama uçak içinde 20 dakika bekledikten sonra taksiye başladı ve 21.50'de kalktı.

Şu beklemeler sırasında kaptanların bir açıklama yapmamasından nefret ediyorum. Arka tarafta, bir kutunun içinde, ne olduğunu bilmeden oturan 155 insan evladı var. Bir konuş değil mi Fuat kaptan? Bir şeyler söyle.. Bizi koyun sürüsü gibi görme, bilgilendiriver..

THY, Euro 2016 resmi sponsoru ama İtalya-Almanya gibi önemli bir maç skorunu bile anons etmiyor kaptan Fuat! Alman yolcu da, hostese soruyor maç ne oldu diye? Cevap alamayınca da küfrediyor!

Milyon dolarlara sponsor olup göz boyayacağına, yolcunu küçücük bilgilerle mutlu edebilirsin aslında THY..

Yemek servisi sırasında ön tuvaleti kullandırtmayan hostesi iten adama kafa atmak geldi içimden, zor tuttum kendimi. Kabin amiri Özge Aktaş olduğunu öğrendiğim hostesin yüz ifadesi çok kötüydü ama sakin ve olgun davrandı.

Bu hareketi dünyanın hiçbir havayolunda yapamazsın.. Ama bizim yolcu maalesef bir tuhaf. Uçuş kurallarından haberi yok!


Yemekte iftar tabağı, kus kuslu köfte ve fırın sütlaç vardı. Do&Co'nun Lezzet ve sunumu mükemmel ama menüyü ben yapsaydım, köftenin yanına kus kus değil, penne veya kelebek makarna koyardım. Çünkü uçakta kus kus, ufacık bir sallantıda üstüne başına dökülen bir yiyecek..

Bundan böyle "Uçuş Dedektifi" olup, her türlü detayı yazacağım. Sizlerde başınızdan geçen ilginç uçuş deneyimlerinizi benimle paylaşabilirsiniz.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: