HOŞ GELDİN SEVGİLİ SEDA SAYAN..

GÜL'CE GÜNDEM

Sevgili Seda Sayan ekranlara muhteşem bir programla geri göndü. Bu sabah televizyonda Seda Sayan'ın yeni programı “Sabah'ın Seda'sını” izlerken 'ohhh be dedim eski Seda'ya yeniden kavuştuk.' Şen şakrak içimize sular serpen karamsarlıkları götüren içimize mutluluk veren bir program olmuş ellerinize sağlık sevgili Seda Sayan ve ekib;i hoş geldiniz tekrar ekranlara ve gönüllerimize…

Seda Sayan'ın ilk program konukları Mehmet Ali Erbil ve Fatih Ürek'ti.. Programa sürpriz konuk olarak katılan Ajda Pekkan ve Seda Sayan inanılmaz güzel sohbetler edip ekran karşısındaki sevenlerine çok çok güzel sevgi ve dostluk adına mesajlar verdiler. Bu arada sevgili Fatih Ürek'e neler olmuş yahu eski Fatih gitmiş yeni Fatih gelmiş o suratı ne güzel olmuş öyle ama duyduğum Fatih Ürek'in yüz estetiğini ünlü estetik doktoru Serdar Eren yapmış. Vallahi süper olmuş bayıldım Fatih Ürek'in son haline.

Gelelim Seda Sayan'ın programındaki bombalara.. 1. bomba Ajda Pekkan'ın göbek şovuydu.. Vallahi seyrederken ağzım bir karış açık kaldı. Değme oryantallere taş çıkartan bir dans show yaptı Ajda Pekkan. 2. bomba ise programın spontane konuğu olan ünlü modacı Nur Yerlitaş'ın şarkı söylemesi oldu. Orhan Gencebay'ın meşhur şarkısı “Severek ayrılalım” isimli şarkıyı bir okudu ki Allah Allah dedim. O an yanımda olsaydı Nur Yerlitaş o tombik yanaklarını mıncıklamadan bırakmazdım doğrusu, zaten sevgili Ajda Pekkan ve Seda Sayan Nur şarkıyı okurken mest oldular doğrusu..

 İşte Nur Yerlitaş yorumuyla 'Severek Ayrılalım'..

Nur Yerlitaş iyidir hem de çok iyi; sözünün, lafının eri bir kadındır. Onun için bu muhteşem üçlüyü Seda, Nur ve Ajda yani, Allah ayırmasın derim. Biliyorsunuz ki düşmanlık ve hasetlik yapacak insanlar kaynıyor ortalarda hele bugünkü Seda Sayan'ın programında bu üçlü samimiyeti görenler dedikodu kazanlarını bu üçlüyü ayırmak için kaynatmaya başlamışlardır bile. Ama bu üçlünün bu tür olaylara bu saatten sonra prim vermeyeceğini de bilirim ama yinede ayaklarını denk alsınlar derim…

Seda Sayan'ın gerek makyajını gerek saçını ve kıyafetini çok çok beğendim hele renk seçimi şahaneydi doğrusu.. Tek beğenmediğim ayakkabıları oldu doğrusu.. O ne kötü bir ayakkabıydı öyle.. Seda Sayan'ın incecik bileklerini kalas gibi göstermiş asla bir daha o modelde bir ayakkabı tercih etmemeli, anlayacağınız ayakkabı hariç kadın kadın kokuyordu Seda Sayan. Ajda Pekkan'ın kıyafetine ise bayıldım; bu kadar yalın bu kadar sade ve şık sportif olunur tepeden tırnağa bravo diyorum Ajda Pekkan sana.. Tam sabah programına nasıl gidileceğini gösterdin yine herkese.

Nur Yerlitaş'ın kıyafetine gelince giymiş siyahları atmış leopar trençkot'u üstüne bitirmiş işi ee kolay olunmuyor designer tabii ki.. Mehmet Ali Erbil ise gri takım elbisesinin içine giydiği uçuk pembe gömleği ile çok zarif ve şıktı. Fatih Ürek ise baştan sona simsiyah giyinmişti nedense; anlamadım matemde midir nedir, attırsaydı şöyle bahar aylarına yakışır turkuazlar, portakallar daha şık olurdu bence ama yine de tepeden tırnağa o da çok hoştu anlayacağınız.

Sabahı'ın Seda'sı da, Seda'nın konukları da, Seda da hoştu; nice nice güzel programlara seninle Seda Sayan…

PERA OTEL VE LİMAN RESTAURANT…

Geçtiğimiz hafta ortası işlerimden dolayı iki günlüğüne İzmir'de olmam gerekiyordu. Tabii ben hafta sonuyla birleştirip iki günü de kendime ayırdım. İzmir'de iki günde işlerimi hallettikten sonra soluğu Urla'da aldım. Urla'nın İskele'sinde geçtiğimiz kış başı kapılarını açan Pera Otel'e demir attım tam iki gün boyunca nefis liman manzarasına nazır keyifli bir tatil geçirdim. Pera Otel deniz ve doğa ile iç içe geçmiş denize sıfır onumuyla inanılmaz güzel bir butik otel.. Toplam 22 odası bulunan Pera Otel'in tüm odalarından Urla'nın meşhur Karantina Adası'ndan diğer adalar ve marina görünüyor.


Otelin sahibi sevgili Zekeriya Bey'in zevkiyle döşenmiş olan tüm odalar gerçekten görülmeye ve kalınmaya değer birer sanat eseri sanki. Manzaralı banyoları ise gerçekten keyfe değer. Odaların her biri Urla'nın meşhur eski evlerinden çıkma parçalarla döşenmiş her biri tarih kokuyor ve insan odanın içinde onlara dokunmaya kıyamıyor doğrusu. Pera Otel'in iskele kısmında açılan balık restoranı Liman ise gerçekten gidilmeye ve enfes mezelerle denizden yeni çıkmış balıkları yemeğe değer bir yer doğrusu, bir kere restoran o kadar şık ve aynı zamanda salaş duruyor ki iki keyfi sizlere aynı anda yaşatıyor. Benim Liman Restaurant'ta yemek yediğim akşam hem otel hem de restoran müşterileri arasında eski Beşiktaşlı futbolu Feyyaz ve arkadaşları vardı.. Sabah köşe yazarı Haşmet Babaoğlu bir grup arkadaşıyla ayrı bir masada oturuyordu, anlayacağınız Pera Otel ve Liman Restaurant şimdiden lezzet sever ve gezginler için bir numaralı yer olmayı başarmış..

Bizim o gecce Liman Restaurant'a davet ettiğimiz yaklaşık 15 kişilik grubun hepsi tüm meze ve balıklardan memnun kalmış bir şekilde ayrıldı. Eğer yolunuz düşer de giderseniz mutlaka ahtapot ızgara yemenizi tavsiye ediyorum ben uzun zamandır böylesine lezzetli ahtapot ızgara yememiştim doğrusu, diğer mezelerden Ege otlarını saymıyorum sizler de gidin ve yaklaşık 10 çeşit Ege otunu enfes Ege zeytinyağına ekmeğinizi bana bana midenize indirim derim.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: