Cem Ceminay
Tüm yazıları CEM CEMİNAY cemceminay@gecce.com
23.12.2017 11:07

Memlekete marka olmayan ünlü kalmadı!

İş dünyasının önemli etkinliklerinden Marka Konferansı ülkemizde son 18 yıldır yapılıyor.

Pazarlama dünyasındaki yeniliklerin yanı sıra markaların geleceği konusundaki yapılandırmaların değerlendirildiği iki günlük seminerlere hem yabancı hem de Türk konuşmacılar katılıyor.

Yabancıları geçiyorum.

Markalaşma konusunda bilgisi ve deneyimi olan isimlerdir diye düşünüyorum.

Bu yılki ünlü Türk konuşmacıları sıralıyorum.

Ahmet Hakan, Burcu Esmersoy, Kenan Doğulu, Ozan Güven, Serenay Sarıkaya ve Tuba Ünsal ve Mirgün Cabas.

Daha çok var ama bunlar aralarında en tanınmış olan isimler.

Ahmet Hakan ile başlayalım.

Kendisi iyi bir köşe yazarı ve vasat bir televizyoncudur.

Gazete yazıları okunuyor, ekranda sunduğu haber bülteni ve moderatörlüğünü yaptığı tartışma programı izleniyor olabilir.

Ancak bu Ahmet Hakan’ı bir marka yapmaz.

Markalaşma konusunda kendisine toplumla paylaşacağı bir bilgi kazandırmaz.

Gelelim Burcu Esmersoy’a.

Burcu çok güzel, hoş, havalı, bakımlı, başarılı ve kalın sesli bir sunucu.

Televizyonda yarışmalarda ve reklamlarda sürekli boy gösteriyor.

Aşkları ve ilişkileriyle magazincilerin gözdeleri arasında yer alıyor.

Bir şekilde daima isminden söz ettirip gündeme gelmeyi başarıyor.

Durduk yerde ortada fol yok yumurta yokken kendinden haber yaptırıyor.

Ama bu özellikleri, yetenekleri ve popüler olması onu bir marka yapmıyor.

Markalaşma Konferansı’nda da kürsüye çıkıp bir konuşmacı olmasına yetmiyor.

Markalaşma konusunda konferans verecek bir noktada olması için Burcu’nun işini gücünü bırakıp doğru dürüst eğitim görmesi gerekir.

Aldığı turizm işletmeciliği eğitimi buna yeterli değildir.

Kenan Doğulu ise sevilen ve başarılı bir popçudur.

Sesi, şarkıları ve özellikle sahne performansı çok iyidir.

Kenan ülkemizin en çok aranan sanatçılarından biridir.

Yaz, kış her fırsatta ve her türlü mekanda konser verir.

29 Ekim ve yılbaşı geccelerini asla boş geçmez.

Konserler ve ekstralarla Türkiye’de cebini doldurur.

Sonra da kazandıklarını boşta kaldıkça kaçıp yaşadığı Los Angeles’ta doya doya harcar.

Kenan ayrıca ünlü oyuncu Beren Saat ile evlidir.

Malibu’da Hollywood yıldızları gibi bir düğünle dünya evine girmişlerdir.

Ancak tüm bunlar Kenan Doğulu’yu markalaşma konusunda uzman yapmaz.

Marka Konferansı’ndaki konuşmacılar arasında olmasını normalde sağlamaz.

O da diğerleri gibi ünlü olsun sesimiz duyulsun kategorisinden davet edilmiştir.

Sırada oyuncu Ozan Güven var.

Ozan oyunculuğundan ziyade ünlüler ünlüsü Cem Yılmaz ile olan Siyam İkizi gibi birbirlerine yapışık arkadaşlığıyla dikkat çeker.

Cem Yılmaz nerdeyse o da orda hazır ve nazırdır.

Arada bir ‘Fi’ gibi dizilerde rol alıp bağımsız takılıyormuş gibi yapar.

Ancak Cem’in yanından ayırmadığı kafadar kanka imajından bir türlü sıyrılamaz.

Bu özelliği de onu markalaşma konusunda bilgi ve deneyim sahibi yapmaz.

Konferansa katılmasının tek esprisi Cem’in de her yıl orda boy göstermesidir.

Ozan’ın aslında markalaşma ile ilgili konuşmasına da hiç gerek yoktur.

Ünlü komedyenle birlikte olan anılarını anlatması kesinlikle çok daha ilginç bir sohbet konusu olur.

Serenay Sarıkaya ise tescilli güzellerimizdendir.

Kendisi 2010 Miss Turkey yarışması ikincisidir.

Aynı yıl aynı yarışmanın birincisi Gizem Memiç’i popülarite açısından geçmiştir.

Gizem ancak Survivor yarışmasında kendini gösterebilmiştir.

Oysa Serenay oynadığı dizilerde ve reklamlarda çok büyük başarı elde etmiştir.

Avrupai fiziği bulunduğu her ortamda dikkatleri üstüne çekmesine yetmiştir.

Şu aralar yakışıklı oyuncu Kerem Bursin ile olan ilişkisini sürdüren 26 yaşındaki havalı güzel Antalya Saime Salih Konca Lisesi mezunudur.

Son bir yıldır haftanın 3 günü YGS’ye özel dersler alarak hazırlanan ünlü yıldız bu sınava işlerinin yoğunluğundan dolayı girememiştir.

Bu nedenden dolayı da kısıtlı altyapısı markalaşma konusunda bilgi vermesi için yeteri değildir.

Güzellik dalında olabilir, magazinsel açıdan olabilir ama markalaşma onu aşar!

Tuba Ünsal ve Mirgün Cabas ikilisinin de salonu dolduranlara aktarabilecekleri markalaşma bilgisi kısıtlıdır.

Birbirlerine yakışan son derece uyumlu bir çift olabilirler.

Modern ve çağdaş yaşayan ideal bir karı koca da olabilirler.

Mirgün ayrıca başarılı, deneyimli bir gazeteci ve yayıncıdır.

Hatta bu konferansla ilgili üçüncü kitabını çıkartmaktadır.

Tuba da kendini geliştirmiş bir oyuncudur.

Ancak ikisi de birer marka değildir.

Marka Konferansı’nda konuşmacı olarak yer almak için illa da kendi başına ünlü bir marka olmak elbette şart değil.

Ama bu konuda gereken eğitimi almış veya deneyimi bizzat yaşamış olmak şart.

Örneğin ükemizde Ajda Pekkan bir markadır.

O markaya Süperstar derler.

Tarkan da bir markadır.

O markaya da Megastar derler.

Onların haricinde marka olan bir başka ünlü de Hülya Avşar’dır.

Avşar Kızı hem isminden bir marka yaratmayı hem de yıllar boyunca markasının değerini korumayı başarmıştır.

Bunun için de kıvrak zekasını kullanmış ve canla başla çalışmıştır.

Bir de Bülent Ersoy, nam-ı diğer Bülent Abla ya da kısaca Babla diye bir önemli markamız vardır.

O sadece bir marka değil kendi posta kodu olan devlet gibi bir kadındır.

Babla aynı zamanda dünyadaki nev-i şahsına münhasır rakipsiz markalardandır.

Örneğin Coca Cola’ya benzeyen ve ona rakip olan bir Pepsi Cola vardır.

Babla’ya ise rakip olabilecek kapasitede bu gezegende bir başka ‘abla’ yoktur!

Babla kendi kulvarında kendisiyle yarışan farklı markalar kullanan bir markadır.

O markaların hepsi de Chanel, Gucci, Hermes gibi birbirinden ünlü ve pahalıdır.

Futbolda ise Fatih Terim bir markadır.

Çünkü teknik direktör olarak çalıştırdığı takımdan çok kendisini konuşturur.

Nerede olursa olsun dilediği zaman gündem yaratmayı ve gündemde kalmayı bilir.

Bunu hem zirvedeyken hem de zirvede değilken defalarca ispat etmiştir.

Arda Turan da bir marka olma yolunda ilerleyen futbolculardandı.

Sonra sahalardan uzak kaldı, yıldızı söndü ve marka değerini baltaladı.

Siyasette tek marka Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Gerisi o markanın etrafında, yanında veya karşısında toplananlardır.

Bizde ünlü olan herkes kendini bir marka sanmaktadır.

Bunun nedeni de ünlünün kendisi değil onu marka yerine koyanlardır.

Özellikle magazin sektöründeki ünlüler ve cemiyet hayatının tanınmış isimleri kendilerine sürekli bir marka havası verme çabasındadır.

Sonuç olarak memlekette marka değeri olduğuna inanmayan ünlü kalmamıştır.

Çoğu abartılı ve palavradır.

Çünkü marka olmak kişilere özgü değil ürün ve hizmet sunan kurumlara özeldir.

Örneğin gecce hayatımızı ve eğlence dünyamızı yönlendiren en önemli markanın ismi:
(davul sesi)

GECCE’dir!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.
Bağlantılar: Cem Ceminay

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz