'HER YÜZ KİŞİDEN 1'İ BENİM ADAMIM'

Kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman, yeni kitabı 'Limit Sizsiniz' ile yine rekora koşuyor.

Magazin - 23.03.2008 08:06
'HER YÜZ KİŞİDEN 1'İ BENİM ADAMIM'
Geçen cuma çıkan ve 7 günde 70 bin satan yeni kitabında Türk insanına başarılı olmayı anlatan Sekman çok iddialı: 'Türkiye'de caddede yürürken, karşınızdan gelen her yüz kişiden biri benim adamım!'





Kitapta Sezen Aksu'yu örnek gösteren Sekman, ünlülerin kariyerlerini değerlendirdi...

Mümin Sekman'ın yeni kitabı 'Limit Sizsiniz' 7 günde 70 bin sattı. Sekman iddialı: 8 kitabın toplam satış rakamı 800 bin. Seminerlere katılan 60 bin kişi var. Yani Türkiye'de her yüz kişiden biri benim adamım!..

Hatırlarsanız; 'Her Şey Seninle Başlar' isimli kitabı iki yılda 500 bin satmıştı. Hatta geçtiğimiz kasım ayında bu başarı üzerine, kitabı eline alan okur sokağa çıkıp diğerini selamlamak için sözleşmişti de... 16 Kasım'da Türkiye'de ilk kez bir kitabın okurları sokakta selamlaşacaktı ki, talihsizlik, o gün yağmur yağdı; ancak otobüslerde ya da kapalı alanlarda tesadüfler yaşanabildi... Neyse... Hülya Avşar ve Seda Sayan'ın programlarında tanıttığı, Tamer Karadağlı'nın çok şey öğrendiğini söylediği, Deniz Akkaya'nın modellik yaptığı 'Her Şey Seninle Başlar' kitabının yazarı kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman; yeni kitabı 'Limit Sizsiniz' ile yeniden gündemde... Sekman, 'Bu kitap 'Her Şey Seninle Başlar'ı geçemez! Artık o bir klasik oldu' dese de 'Limit Sizsiniz' ilk 7 günde 70 bini devirdi ve üçüncü sıradan 'çok satanlar'a girdi.

TOPLAMDA 800 BİN...

Türkiye'de 'kişisel gelişim uzmanı' titrini ilk kullanan kişi olduğunu belirten Sekman, dokuzuncu kitabında da 'başarılı olmak' konusunu irdeliyor. Kafayı başarılı olmaya taktığını, 'İnsanların başarılı olması için bilgiyi üreten bir aracım ben!' diyerek bu konuda kaba tabirle 'kullanılmak' istediğini belirten Sekman yeni kitabında da altını çiziyor: 'Bugün Türkiye'de herhangi bir caddede yürürken, karşınızdan gelen her yüz kişiden biri benim adamım!'

* Bu çok iddialı bir laf değil mi?

Şöyle bir mantık. Sekiz kitabın toplam satış sayısı 800 bin. Bir kişi alıp, iki kişi okuyabilir... Seminere katılan 60 bin insan var. Buradan hareketle, Türkiye'de, kafasının içerisinde Mümin Sekman'ın başarıya dair fikirleri bulunan en az 700 bin insan vardır, bundan eminim.

* Peki yeni kitabınızda, bu yüz kişiden birinin bilmediği yeni ne var?

Şimdiye kadar kitaplarımda sıfırdan zirveye nasıl çıkılır, nasıl başarılı olunurun bilgisi daha çoktu. Nasıl başarılı kalınır ya da başarıyla ilk karşılaşma anında neler yaşanır, başarı şoku, şaşkınlık, egoların yönetilme zorluğu gibi konulardan söz etmemiştim. Bu anlamda yenilik var... ikincisi insanın iç dünyasıyla ilgili kişisel gelişim tekniklerinin dışında, sosyal başarı için de gerekli olan bilgilere yer verdim.

* Tabii her insanın başarılı olmak gibi bir zorunluluğu yok!

Aslında o 99 arkadaştan bir konuda benim özür dilemem gerekiyor. Bizim kitapları okuyanlar başarıya çok değer veren, başarı merkezli kişiler. Dünyadaki diğer insanları da böyle düşünüyorlar; herkesi büyük işler başarmak zorundaymış gibi düşünüyorlar ve diğer insanlara bir tür başarılı olma baskısı yapıyorlar. Başkaları üzerinden başarılı olmaya çalışma durumu beni de açıkçası çok rahatsız eden bir şey. Bu, bir tür başarı terörü uygulamalarına neden oluyor. Bu kitapta da vurguladım: İnsanlar başarılı olur, başarılı yapılamaz! Ben her seminerimin başında sorarım; kimler başarılı olmak istiyor? Seminere katılan yüz kişinin 99'u elini kaldırır...

* Oradaki bir kişi zaten sizin adamınız tabii...

Evet evet... Yani bu kadar insan başarılı olmak istiyor. Ama biri yüzde 5, öbürü 95 istiyor. Başarıyı daha az isteyen ama yetenekli biri, başarıyı daha çok isteyen ama yeteneksiz birinden daha başarılı olur.

* Yani, sizin kitaptaki formülünüze gelelim...

Başarı kelimesini ikiye böldüğünüzde baş+arı kelimelerinden oluşuyor. Baş+arı=Tutku, teknik ve cesaret... Her şey tutkuyla başlar, tekniğini öğrenmekle devam eder ve cesaretle de sonuca ulaşılır.

TOPLUM İSTİYOR

* Bu alanda guru olma yolunda mı ilerliyorsunuz?

Ben ölçülebilir başarıya inanıyorum. Guru olmak, 'Bay Başarı' denmesi, 'Başarı Düşünürü' denmesi değil, benim işlevim önemli. Ben bu toplumun ihtiyacını giderdiğim sürece başarılıyım, güçlüyüm. Toplum benden başarılı olmanın yollarını göstermemi istiyor. Ben kimseye akıl vermiyorum, fikir veriyorum. Toplamda 15 yıl 'başarı' üzerine kafa yorar, düşünür, başarılı insanlarla konuşur, araştırırsanız, otomatikman başarıyla ilgili bilginiz diğer insanlardan daha çok olur.

* Bu konuda kendinizi başarılı buluyor musunuz?

Buluyorum! Skor tabelası her şeyi gösteriyor...

Son iki kitabın kapağını Emrah Yücel yaptı

* 'Limit Sizsiniz' çift çağrışımlı... Bir açıdan bakınca limitiniz yokmuş gibi görünüyor. Kitabın mesajı şu: Kendin kadar başarılı, kendin kadar başarısız olacaksın. İnsan da kitap gibidir; içindekiler kadar bir şey olur ya da olamaz. Kendine ekleme yaptığın kadar başarılı olacaksın. 'Limit Sizsiniz' aslında insanın iç gücüne ve iç potansiyeline dikkat çekmeyi amaçlıyor. İçinde olan neyse 5-10 sene sonra karşına çıkacak olan odur!

* Son iki kitabın kapağını Emrah Yücel yaptı. Emrah gerçekten çok başarılı bulduğum biridir; o başarılı işler yapmak kaygısıyla hareket ediyor... Ben kitabı yarısına kadar yazıyor ve konuyu tarif ediyorum. Emrah kapağı gönderiyor ve ben kitabı, kapağa göre yeniden dizayn ediyorum.


Sezen Aksu=Tutku cesaret ve teknik

* Kitapta Sezen Aksu'ya bir bölüm ayırmışsınız...

Sezen Aksu gibi isimler toplam bir karne üzerinden değerlendirilmeli... Zamana dayanıklı şarkılar yaptığı için, kendi alanında bir tür ekol ve okul olup bu alanda kendisinin dışında kişiler yetiştirdiği için, yaptığı eserlerin sayısı ve etki derinliği baz alındığı zaman evet başarılı isimlere güçlü bir örnektir Sezen Aksu...

* Yani Sezen Aksu'ya kimsenin başarısız deme hakkı yok mudur?

Vardır elbette... Bakın Türkler'in başarı ve başarısızlık tanımları kişisel sempatilerine çok bağlıdır. Sevdiğini başarılı bulur Türkler. Sezen Aksu'yu sevmeyen, onu başarısız bulur...

* Başarı formülüne uyuyor yani Sezen Aksu?

Evet! Sezen Aksu; tutku, cesaret ve teknik demektir. Daha 8 aylıkken annesinin yün yumaklarını göğsüne tutup dans etmeye başlayan bir çocuk... Doğuştan, fabrika ayarlarında büyük bir sanatçı olma tutkusu var. Ama bu tutkuyu teknikle de beslemesi gerekiyor; 'nasıl başarılı bir sanatçı olunur'un tekniğini öğrenmesi gerekiyor. Bunu da zamanla öğreniyor... Ve cesaret de gösteriyor! En basitinden, ilk albümünün 50 adet satmasına ve başına gelenlere karşın yılmıyor!

Ünlülerin başarı analizi

Tarkan:

Kitlesiyle elektriği güçlü olan isimlerden biri. Ama son iki yılda kariyeri sorgulanabilir hale geldi. Zirvede patinaj yapıyor! Çünkü belli bir yerde insanlarda tutku azalabilir, orada rölantiye alabilirler kariyerlerini. Tarkan'ın hırsında ya da tutkusunda da bir azalma olabilir...

Şahan Gökbakar:

İlk başta saygınlığı oynadı ama başarısız oldu. Onun üzerine 'böyle başa böyle tıraş' mantığı içinde saygınlık yerine yaygınlığa yönelen bir iş çıkardı. Kitlelerin beklenti yapısına uygun bir yaygınlığı getirince de saygın kanaldan eleştirildi... Bir tanıma göre kalite, o konudaki en uzman kişilerin beğendiği işi yapmaktır. Diğer ve asıl tanıma göre kalite; ürünün ihtiyacı giderme derecesidir. Bir ürünün kaliteliliği o ürünü alacak insanların beklentilerini karşılıyorsa o ürün kalitelidir...

Seda Sayan:

Çok başarılı olduğunu düşünüyorum. İnanılmaz derecede çalışkan. En büyük gücü ise samimiyeti! Kitlesiyle güçlü bir bağı var.

Mahsun Kırmızıgül:

Çok takdir ettiğim bir yönü var; magazin figürü olarak devam ederken egosunu sınırlandırdı. Kenara çekildi, bir hayal kurdu, planladı, gitti çalıştı ve bir iş çıkardı ortaya. Ve onun da samimiyeti var.

Okan Bayülgen:

Onun en büyük dezavantajı; iç dünyası çok güçlü değil, kırık! Dış dünyada güçlü ama iç istikrarını sağlamalı.

Hülya Avşar:

Üretmeden, çok konuşma gibi bir kestirme yol buldu. Ama o da bunun 'neye' yetmediğini şimdi gördü... Şirket kurup kendi filmlerini çekeceğini söylüyor.

Candan Erçetin:

Başarısıyla dikkat çekmeye başladı; Sezen Aksu kulvarına doğru yerleşmeye başladı. Kitlesiyle çok sıkı ve güçlü bir bağ kurdu.

Kendi kanatlarıyla uçmak isteyenlere

* Önce doğru zemini bulacaksınız. Bir uçak doğru pist üzerindeyse hareketini bulur.

* Unutmayın uçaktaki motor insanı ileri iten azimdir...

* Kanatlar akıldır. Bazı insanlar soruyor; 'Ben azimle çalışıyorum ama yine de yükselemiyorum niye?'

Çünkü azim uçağın motoru gibi insanı ileriye iter. Ama akıl uçağın kanatları gibidir, asıl insanı yükselten odur. Azminize akıl eklerseniz, yükselişe geçiyorsunuz!

Aklınızı başınıza getiriyoruz

Mümin Sekman'ın kurduğu internet sitesi, Kişisel Gelişim Merkezi, kigem.com 8 yıldır yayın yapıyor. Sekman anlatıyor: 'KİGEM'in yaklaşık 70 bin üyesi var. Üç yıldır beynimize yeterince önem vermediğimiz fikrinden yola çıkarak 13-19 Mart tarihlerini beyin haftası olarak kutluyoruz. Beyin haftasının sloganı olarak da; 'Aklınızı başınıza getiriyoruz' diyoruz.' (Günaydın)
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce.com’a link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

PAYLAŞ

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
  • Bunu Pinterest'te  paylaş!

YORUMLAR

Üye Girişi Yap

İsim

E-posta

Yorumunuz

EN ÇOK TIKLANANLAR

  • Burcu Biricik'e Çağatay Ulusoy sorulunca...
  • Adriana Lima: Artık soyunmayacağım!
  • Ölüm haberini sahnede aldı!
  • Özcan Deniz bebeğinin cinsiyetini açıkladı!
  • Eski dostlar düşman oldu!
  • Sinem Öztürk: Oscar’ın Ayla’ya ihtiyacı var
  • 'Aşk ve Mavi'ye 4 ödül birden!
  • İrem Derici'den şaşırtan yorum!
Burcu Biricik'e Çağatay Ulusoy sorulunca...