Türk pop müziğinin duayen ismi, melodik yorumu ve efsanevi sesiyle kuşakların hafızasına kazınan usta sanatçı Alpay 14 Ekim 2026 Çarşamba günü 91 yaşında aramızdan ayrılarak tüm Türkiye'yi ve müzik dünyasını yasa boğdu. Eylül'de Gel, Fabrika Kızı, Kara Tren ve Ayrılık Rüzgarı gibi zamansız eserlere can veren dev sanatçının acı haberini gazeteci Nasuh Bektaş duyurdu. Müzik kariyerinden çok daha fazlasını barındıran yaşamı boyunca yeşil sahalardan hukuk fakültesi amfilerine konser salonlarından resim atölyelerine uzanan rüya gibi bir hayat süren usta sanatçının vefatı magazin ve sanat dünyasında derin bir üzüntü yarattı.
Futbol Sahalarından Müzik Sahnelerine
18 Temmuz 1935 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen tam adıyla Alpay Nazikioğlu gençlik yıllarında müziğin ötesinde büyük bir futbol sevdalısıydı. Ankara Demirspor'da başlayan futbol yolculuğunu Gençlerbirliği'nde sürdüren ve henüz 16 yaşındayken Genç Milli Futbol Takımı'na seçilen usta isim babasının isteği üzerine 18 yaşında yeşil sahalara veda etmek zorunda kaldı. Futbolu bırakmanın ukdesini yıllar sonra bile dile getiren sanatçı bir yandan da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitimini tamamladı.
Ancak cübbe giymek yerine mikrofonu seçen Alpay ilk profesyonel şarkısını 1962 yılında söyledi. 1964'te Ankara Büyük Sinema'da verdiği tarihi konser ise onun büyüleyici müzik serüveninin dönüm noktası oldu.
Fabrika Kızı ve Eylül'de Gel İle Türk Müziğinin Altın Sayfası
1960'lı yıllardan itibaren romantik folk, rock ve 7 dilde Fransızca ile İtalyanca uyarlamalar seslendirerek geniş bir müzik yelpazesi oluşturan Alpay 1970 yılında Bora Ayanoğlu imzalı Fabrika Kızı eseriyle toplumsal bir duyarlılığa ve kitlelerin gönlüne dokundu.
1977 yılında yayımlanan ve her sonbaharda adeta bir ritüel gibi dinlenen Eylül'de Gel ise usta sanatçının ismiyle tamamen bütünleşti. Üç Hürel ile gerçekleştirdiği ortak çalışmalar Attila İlhan şiirlerine getirdiği eşsiz yorumlar ve 20'den fazla albümle Türk pop müziğinde silinmez izler bıraktı.
Bodrum'da Sanatla Dolu Son Yıllar
Yaşamının son yıllarını Bodrum'daki evinde eşiyle birlikte huzur içinde geçiren Alpay sanattan ve üretmekten hiçbir zaman kopmadı. Müziğin yanı sıra resim yapmaya başlayan ve tuval üzerine eserler üreten usta sanatçı ticaret odaklı değil sadece sevdiği işleri yaparak sanatını icra ettiğini dile getirmişti.
Milli takımdan müzik sahnelerine, hukuk eğitiminden efsanevi plaklara uzanan bu 91 yıllık unutulmaz yaşam serüveni ardında Türk milletinin ortak hafızasına kazınmış onlarca ölümsüz eser bıraktı.