Kanal D ekranlarında 8 Eylül akşamı ilk bölümüyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanan "Haysiyet" birbirine zıt iki ailenin çatışmasını ve bu fırtınanın tam ortasında filizlenen imkansız bir aşk hikayesini ekranlara taşıyor. Kapalı stüdyo platoları yerine tarihi Balat semtinin sokaklarını mesken tutan yapım izleyiciye nostaljik mahalle sıcaklığını sunmayı hedefliyor. Çekimlerin yoğun tempoda sürdüğü sette bir araya gelen projenin başrol oyuncuları canlandırdıkları karakterleri ve Balat'ın kendine özgü ruhunu anlattı.
Doğukan Güngör: "Plato Değil Gerçek Bir Mahalle"
Dizide Mehmet karakterine hayat veren Doğukan Güngör projenin gerçek bir kentsel dokuda çekilmesinin oyunculuk performansına doğrudan güç kattığını belirtti. Kişisel yaşamında sakin bir düzeni tercih ettiğini söyleyen başarılı aktör canlandırdığı Mehmet'in sınırları aşma ve yeni dünyalar keşfetme arzusunun altını çizdi. Setteki aralarda sokakta çocuklarla futbol oynadığını ve çevre sakinleriyle samimi bir bağ kurduğunu aktaran Güngör bazı sahnelerde mahalleliyle doğaçlama anlar yakaladıklarını dile getirdi. Ünlü oyuncu rezidans hayatının tekdüzeliğinden sıyrılıp haftanın dört gününü Balat'ın yaşayan sokaklarında geçirmenin mesleki açıdan tazeleyici bir his sağladığını kaydetti.
Merih Öztürk'ten "Simay" ve "Flanör" Vurgusu
Hikayenin kadın başrolü Simay'ı canlandıran Merih Öztürk ise karakterinin iç dünyasındaki çelişkilere dikkat çekti. Çocukluğundan itibaren yüksek bir konfor alanı içinde büyüyen Simay’ın, Mehmet ile tanışmasıyla beraber kendi kalıplarının dışına çıktığını belirten Öztürk rolün dönüştürücü yönünü vurguladı. Gerçek yaşantısında kentin sokaklarını plansızca adımlamayı sevdiğini ve yakın arkadaşlarının kendisine "flanör" dediğini aktaran genç yetenek Balat'ın renkli insan mozaiğinden ilham aldığını söyledi. Çekim aralarında bölge esnafıyla çay içip sohbet ettiğini dile getiren başarılı oyuncu semtin yaşayan zengin kültürünün sahnelere samimiyet kattığını ifade etti.
Balat'ın Tarihi Dokusu Oyuncuları Çocukluğuna Götürdü
Projenin kadrosunda yer alan diğer genç isimler de tarihi yarımadanın sahiciliğine dikkat çekti. Çocukluğunun Ankara'da bir gecekondu mahallesinde geçtiğini hatırlatan Gökberk Yıldırım sokakta top peşinde koşan çocuk seslerinin kendisine geçmişini anımsattığını ve bu atmosferin sahneye büyük bir doğallık kazandırdığını belirtti. Çekim ortamının büyüsüne değinen Asir Gündoğu semt sakinleriyle kurdukları sıcak diyalogların hikayeyi beslediğini vurgularken Orkuncan İzan ise Balat'ın sadece bir mekan değil, adeta projede rol alan bağımsız bir oyuncu gibi anlatıya eşlik ettiğini sözlerine ekledi.