"Godot’u Beklerken’i Beklerken" güzel bir oyun!
Tiyatro iyidir, tiyatro iyileştirir derler ya gerçekten doğru insanın ufkunu açan, hayattan bir nebzede olsa uzaklara götüren, hem eğlendiren hem düşündüren aslında bilgilendiren bir sanat dalı tiyatro.
Kategorilenmemiş - 28-12-2018 18:23
Her fırsatta tiyatro tercihim bu aralar Pazar akşam üzerini sinemaya ayırdım ama son dönemde ağlama temalı filmler canımı acıtıyor. Bu nedenle devamlı tiyatroda yeni oyunlar izlemeye gayret ediyorum. Geçen akşam da evde o popüler dizileri bırakıp kendimi Kadıköy Koşuyolu'nda Apartman Sahne’ye yönlendirdim.
[resim=20181228resim-183225WP][/resim]
Apartman Sahne anlaşıldığı gibi bir apartmanın altında yaklaşık 50 kişinin oyun izleyebileceği çok sıcak bir yer. Yaklaşık bir yıl evvel açılmış, çoğunlukla genç ve amatör tiyatro gruplarının performans sergilediği keyifli bir salon. Bence Apartman Sahne’yi sosyal medya hesaplarından takip edin, güzel işler var burada. En güzeli de Açık Sahne geccelerinde gelen konuklar doğaçlama tadında becerilerini sergiliyorlar.
Bu arada devamlı "oyun izliyorum" diyorum ya aslında hep bilindik işleri izliyorum. O gecce oyunun başlama öncesinde tiyatronun fuayesinde bekleyen gençler birbirlerine gittikleri oyunları anlatıyorlardı. Meğersem ben hiçmişim, çok sevindim her şeye rağmen bilgili araştırmacı bir nesil ilerliyor.
O gecce izlediğim oyun Asmalı Sahne ve Tiyatrom’un ortaklaşa ortaya çıkardıkları tek perdelik "Godot’u Beklerken'i Beklerken" adlı oyundu. Yakın zamandır sahneledikleri oyun Ester ve Val adlı iki oyuncunun yedek oyuncu olarak sahne arkasında yaşadıkları hem güldürücü, hem düşündürücü bir anlatım ile sergileniyor. Dave Hanson’un yazdığı oyunu Ekin Tunçay Turan günümüze çevirmiş ve Muharrem Uğurlu yönetiyor. Oyunda Muzaffer Yöntem, Olcay Tanberken ve Metin Kurt rol alıyorlar. O kadar başarılılar ki oyunun bazı sahnelerinde kahkaha atmamanız elde değil. Özellikle Yöntem ve Tanberken’in göz mimikleri görülmeye değer.
NewYork ve Londra ‘da sahnelenmiş olan "Godot’u Beklerken’i Beklerken" Türkiye’de ilk defa sahneleniyor. Oyunun müzikleri çok güzel Tristan Lohengrin, Roand Rudzatis, David Flavin ve Ossi Müzik imzalı. Kanımca bu sezon izlediğim en kayda değer işlerden tiyatroseverlerin illaki izlemesi gereken oyunlardan.
"Godot’u Beklerken’i Beklerken" Ocak 2019 Beyoğlu Asmalı Sahne'de 9 Ocak ve 26 Ocak tarihlerinde keyif ile izlenebilir.
[b]Cenk Eren’den yeni şarkı "Göçtük Sevdadan’’[/b]
[resim=20181228resim-183244OT][/resim]
Yaklaşık iki yıldır albüm çalışması yapmayan sahnelerin gözdesi yorumladığı her şarkıyı Cenk Eren tadında seslendiren Cenk Eren yeni şarkısı Göçtük Sevdadan" ile dijital ortamda sevenlerine "Merhaba’’ dedi, bu gösteriyor ki Eren yeni yılın ilk yarısında yepyeni bir albüm ile bizlere sürpriz yapacak gibi.
Bestesi Eric Satie'ye ait Sibel Algan'ın sözlerini ile Türkçeye uyarlayan Cenk Eren, yeni şarkısı ile tam anlamıyla duygusal bir fırtına koparmaya başladı bile şimdiden.
Gülşen Aybaba yönetmenliğinde bir de klip çeken Cenk Eren, 19 Aralık'ta müzikseverlerle buluştu. Bambaşka bir kimliğe büründüğü klip setinde Görüntü Yönetmeni Veli Kuzlu'nun direktifleri ile sıra dışı bir performansa imza atan başarılı sanatçı, single'ının fotoğraf çekimlerinde de alışıla gelmişin dışına çıkarak yaşadığı başkalaşımı objektiflere yansıtmış.
Klip setini ziyaret eden gazetecilere kısa bir de açıklama yapan başarılı sanatçı Cenk Eren, ''Geçtiğimiz nisan ayında yurt dışından gelen misafirlerimle birlikte küçük bir İstanbul turu yapıp sonrasında da Cağaloğlu’nda bir hamama gittik. Hamam avlusunda tamamen tesadüfen iki Arap turistin bu şarkıyı dinlediğini fark ettim ve şarkının melodisi beni adeta esir aldı. Hiç vakit kaybetmeden şarkıyı bulup neler yapabileceğimize baktık. Sevgili Sibel Algan'ın yazdığı harika sözlerle muhteşem bir şarkı çıktı ortaya. Çok heyecanlıyım. Bu şarkının klipte dahil olmak üzere her aşamasında kendimi yeniden keşfettim. Özetle yeni single'ımızın temellerini hamamda attık diyebilirim.'' demişti
[b]Tuğba Yurt ve MASAL[/b]
Pop müziğin genç sanatçılarından Tuğba Yurt'un yeni şarkısı ''Masal'' ile radyolarda.
Sözü Gökhan Şahin, müziği Melda Gürbey ve düzenlemesi Serkan Ölçer'e ait olan şarkısıyla hayranlarına romantik bir sürpriz yapan Tuğba Yurt, berrak sesi ve benzersiz yorumu ile hayranlarını masalsı bir yolculuğa çıkardı. ''Güç Bende Artık'', ''İnceden İnceden'' ve ''Yine Sev Yine'' ile müzik haftalarca zirvede kalan ve 2018 yılının Top10 listelerinde uzun süre liste başı olmayı başaran genç sanatçı, romantik şarkısı ‘’Masal’’ ile kalplere dokunmayı başardı.
Yeni şarkısının müzikseverlerle buluşmasından önce geçen hafta ''Türkiye & Azerbaycan Kardeşlik Ödülleri''nde yeni şarkısı etkinlik alanını dolduran davetlilere de müjdeleyen Yurt'u ilk tebrik eden isimler Kemal Aslan , Serkan Kaya, Safiye Soyman,Ömür Gedik ve Emre Kaya oldu. Aynı zamanda ''Yılın En İyi Kadın Pop Sanatçısı'' ödülünü alarak bir çok dev ismi geride bırakan genç sanatçı, yeni şarkısını ilk kez bu özel gecede seslendirerek Azerbaycanlı ve Türk misafirlere unutamayacakları bir sürpriz yaptı.
[b]Mecidiyeköy’de sanat alanı var artık[/b]
PİLEVNELİ Mecidiyeköy 11 Aralık tarihinde Mecidiyeköy’de açıldı. Geçen gün öğle tatilinde şöyle bir tadımlık gezdim. İçeride muhteşem objeler, fotolar ve heykeller var, hem de ücretsiz geziliyor. 27 Ocak 2019 tarihine kadar devam edecek olan Fabrika’da: 10 Sanatçı / 10 Bireysel Pratik” – “At The Factory: 10 Artists / 10 Individual Practices” adlı sergiyi illaki gezin.
Murat Pilevneli’nin Dolapdere deki yerin açılışının üzerinden henüz sadece bir yıl kadar geçmiş olmasına rağmen, yepyeni bir mekanla sanatseverleri buluşturdu. Yaklaşık 4000 metrekarelik devasa bir sergileme alanına sahip olan PİLEVNELİ Mecidiyeköy Fabrika’da: 10 Sanatçı / 10 Bireysel Pratik” – “At The Factory: 10 Artists / 10 Individual Practices” adlı sergide, şimdiye kadar hiç yapılmamış boyut ve içerikte bir sergiyle açıldı.
“Fabrika’da: 10 Sanatçı / 10 Bireysel Pratik” – “At The Factory: 10 Artists / 10 Individual Practices” adlı sergi 10 sanatçının kişisel sanat pratiğini gözler önüne serdiği işlerin toplamından oluşuyor.
Ölçeği, çeşitliliği, seçkisi ve içerik zenginliği ile alışılagelmiş bir sanat galerisi sunumunun çok ötesinde bir yere konumlanan “Fabrika’da: 10 sanatçı / 10 Bireysel Pratik” adlı sergide yer alan sanatçılarsa Refik Anadol, Hans Op de Beeck, Daniel Firman, Arik Levy, Tony Matelli, Ida Tursic&Wilfried Mille, Youssef Nabil, Şener Özmen, Jean Pigozzi ve Erdoğan Zümrütoğlu. Vs.
Sergi, PİLEVNELİ’nin temsil ettiği uluslararası ve yerel sanatçıların işlerinden oluşan bir karma sergi olmasına rağmen her bir sanatçıya kendisini ifade etmesi için ayrılan alan, eser sayısı, eserlerin seçkisi ve sunumuyla aslında her bir sanatçının kişisel sergisi niteliğinde okunabiliyor.
“PİLEVNELİ Mecidiyeköy’ü sadece bir sanat galerisine tahsis edilmiş bir mekan olarak düşünmemek gerekiyor. Ben sen demeden “Biz” bilinciyle plastik sanatlardan modaya, tasarımdan performans sanatlarına, sanatın farklı alanlarını barındıran şehrin sürekli yaşayan sanat merkezini oluşturmayı hedefliyoruz.” diyen Murat Pilevneli projenin hedefini ve vizyonunu bu sözlerle özetliyor.
PİLEVNELİ Mecidiyeköy şimdiye kadar bir sanat galerisinin el atmadığı ölçek ve içerikte bir sergiye ev sahipliği yapacak. Bekliyoruz yeni sergileri Murat Pilevneli.
[b]Ayrılırken Tanışalım![/b]
[resim=20181228resim-183302NO][/resim]
Ayşegül Mermer başarılı bir avukat, hani o tuttuğunu koparanlardan bu hafta kitapçı raflarına "Ayrılırken Tanışalım" diye bir hediye bıraktı.
Tamamen gerçek olaylardan yola çıkmış, kitabında yer verdiklerinden izin alıp mesleki ve gerçek hayatında kendisine iz bırakan boşanma ve velayet davalarını kaleme almış.
Alfa Yayınlarından çıkan "Ayrılırken Tanışalım"da bir kadın avukatın kaleminden aile içi şiddetin gerçek yüzü okuyucuya yansıtılmış.
Türkiye’de son 10 yılda evlenen çiftlerin sayısı azalırken boşananların oranı ise % 29 artmış. 2017 yılında 128.411 çift boşanma kararı almış. ‘’ Ayrılırken Tanışalım ‘’ konunun sadece eşler üzerinde değil de asıl yaralı çocukların masumiyetini yaşadıklarını anlatan bir kitap olmuş,
Mermer yayınladığı bu kitabı ile aslında yüksek öğretim de ders niteliğinde bile olabilir ama kitabın en güzel yanı kitabının tüm geliri sokak hayvanlarına bağışlanacak olması diye düşünüyorum.