Kanal D'nin ekranlarda fırtınalar estiren ve gençlik dinamizmini estetikle buluşturan popüler dizisi Daha 17'nin dikkat çeken yeteneklerinden Ata Yaşat modern oyunculuk sektörü ve şöhret yönetimi üzerine ezber bozan açıklamalarda bulundu.
Dizideki çabasız karizması ve başarılı performansıyla kısa sürede geniş bir hayran kitlesine ulaşan genç aktör dış görünüşün sektörel avantajlarından popülerliğin psikolojik etkilerine kadar pek çok konuda samimi ve duru bir duruş sergiledi.
"Sarışın Olmak Değil Aura Önemli"
Günümüz televizyon dünyasında fiziksel özelliklerin (özellikle sarışınlık veya belirli kalıpların) kapı açıp açmadığı yönündeki algıyı tamamen yıkan Ata Yaşat başarının sırrını dış görünüşte değil insanın yaydığı enerjide gördüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sarışın olmamın sektörde avantaj sağlayacağını düşünmüyorum çünkü bu tamamen aurayla alakalı."
Görselliğin tek başına yeterli olmadığını ekrandaki inandırıcılığın ve izleyiciye geçen o görünmez enerjinin (auranın) bir oyuncuyu kalıcı kıldığını vurgulayan Yaşat sektöre bakış açısındaki olgunluğuyla da takdir topladı.
İlgiye Küçüklüğümden Beri Alışkınım
Şöhretin getirdiği yoğun ilginin kendisini nasıl etkilediği sorusuna da oldukça soğukkanlı bir yanıt veren genç yıldız popülerliğin getirdiği ani değişimleri başka insanlarda nasıl gözlemlediğini şu sözlerle aktardı:
"Küçüklüğümden beri bir ilgi vardı, o yüzden alışkınım. Sonradan olsaydı beni daha farklı etkileyebilirdi. Bunu başka insanlarda gözlemledim."
Popülerlik kültürünün getirdiği spot ışıklarının altında kaybolmak yerine, çocukluğundan beri aşina olduğu bu ilgiyi çabasız bir profesyonellikle yöneten Ata Yaşat hem ekran performansı hem de entelektüel duruşuyla haftanın en çok konuşulan genç yeteneklerinden biri olmayı başardı.